Herkese Baba Ocağı’ndan yeniden merhaba. Bir süreliğine ayrı kaldık; ne ben yazılarımı sizlere ulaştırabildim ne de editör arkadaşlarım haberlerini…
Baba Ocağı, kurulduğu günden bu yana türlü zorluklarla mücadele etti ama en ağırı da siteye uygulanan sansürdü. Hani basın özgürdü? Hani yurttaşların haber alma hakkı? Muz cumhuriyeti mi burası? Çarkınıza çomak sokan gazetecileri hapse atacaksınız, haber sitelerine erişim engeli uygulayacaksınız…
Bu ülkede onurlu, şerefli gazeteciler olduğu sürece; bin kere kapatsalar, bin kere yeniden açılır gazeteler, siteler ve daha niceleri. Bu millet belinde silahı, üstünde üniforması olmadan savaşa girdi; yine de doğrudan vazgeçmedi. Erişim engelleriyle, sansürlerle, mahkemelerle, Silivri zindanlarıyla mı korkacak?
Kurtuluş Savaşı yıllarında da tablo farklı değildi. Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat içinde yer aldığı ve Millî Mücadele’yi savunan Minber Gazetesi, işgal güçlerinin ve saray çevresinin baskısıyla susturulmak istendi. Gazeteler kapatıldı, gazeteciler hedef alındı. Ama tarih bir kez daha gösterdi ki; kapatılan gazeteler değil, hakikatten korkanlar kaybetti.
Baba Ocağı nezdinde, erişim engeli getirilen bütün gazetelerin, sitelerin ve tutsak edilen gazetecilerin her birini sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Her biri bu cennet vatan için, yurttaşların haber alma hakkı için mücadele eden isimler ve kurumlardır. Ama bazı arkadaşlara güzel bir atasözüyle hatırlatma yapmak istiyorum: Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar.
Bu söz benim için çok kıymetlidir; bazı arkadaşlarımız kısasa kısas olarak algılar, bazıları da benim gibi atasözünün gerçek anlamını analiz eder.
Erişim engeli getirdiklerinde yenik düşeceğimizi hayal ediyorlar ama bilmiyorlar; bizler yolumuzu Uğur Mumcu’nun, Ali Tatar’ın, Türkan Saylan’ın ve daha nicelerinin mücadelesiyle çiziyoruz.
Bizim mücadelemiz bu cumhuriyetin değerlerini koruma mücadelesidir. En ön safta da biz gazeteciler yer alacağız.
Baskılarla, sansürlerle korkmayacağız. Bu millet için yeniden, yeni baştan işe koyulacağız; Baba Ocağı’nın dumanını tüttüreceğiz.