Neredeyse her sabah aynı haberle uyanıyoruz.

Bir sanatçı, bir oyuncu, bir şarkıcı... Kapısına polis gidiyor, gözaltı haberi düşüyor, ardından savcılığa sevk ediliyor. Kan, saç ve idrar örnekleri alınıyor. Birkaç gün sonra test sonuçları açıklanıyor. Kimin negatif, kimin pozitif çıktığı saatlerce televizyonlarda, internet sitelerinde, sosyal medyada konuşuluyor. Ünlülere yönelik yasaklı madde ve fuhuş operasyonlarına bir yenisi daha eklendi. Gelen son dakika bilgilerine göre Enis Arıkan, Beren Saat ve Kenan Doğulu sabah saatlerinde gözaltına alındı.

Son aylarda bunun sayısız örneğini gördük.

Ama artık şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?

Peki sonra ne oluyor?

Uyuşturucu kullandığı iddia edilen ünlü isimleri öğreniyoruz da o uyuşturucuyu piyasaya sürenleri, satanları, gençlerin hayatını karartan baronları neden göremiyoruz?

Bu soruşturmalar derinleşiyor mu?

Türkiye'deki uyuşturucu trafiğinin merkezine ulaşılıyor mu?

Yoksa yalnızca vitrini mi izliyoruz?

Dikkat ederseniz operasyon haberleri geliyor ama sonrasına dair kamuoyuna yansıyan ciddi bir sonuç göremiyoruz. Oysa toplumun merak ettiği şey bir sanatçının saç telinde ne çıktığından çok, çocukların okul önlerinde bu maddelere nasıl ulaşabildiği.

Bir başka soru da şu:

Uyuşturucu kullandığı tespit edilen insanlar için ne yapılacak?

Dünyanın pek çok ülkesinde bağımlılık yalnızca bir adli vaka olarak görülmüyor. Tedavi merkezleri, rehabilitasyon programları, arınma süreçleri uygulanıyor. Bizde ise konu çoğu zaman gözaltı görüntüleri ve test sonuçlarıyla sınırlı kalıyor.

Yıllarca televizyon kanallarında çalıştım. RTÜK kuralları son derece katıdır. Haber metinlerinde çoğu zaman "uyuşturucu madde" bile denmez, "yasaklı madde" ifadesi tercih edilir. Gerekçe, özendirmemek ve toplumsal hassasiyeti korumaktır.

Şimdi bakıyorum; hangi maddenin kullanıldığı, testlerde ne çıktığı, soruşturma dosyalarındaki ayrıntılar günlerce manşetlerde yer alıyor. Bir dönem söylenmesinden kaçınılan ifadeler bugün çarşaf çarşaf yayınlanıyor.

Bu da işin başka bir çelişkisi.

Bir süredir bu operasyonların zamanlamasına ilişkin çeşitli yorumlar da yapılıyor. Özellikle fikirlerini açıkça ifade eden bazı sanatçıların hedef alındığını düşünenler var. Ekonominin konuşulmasının önüne geçmek için gündemin değiştirildiğini söyleyenler de.

Bu tartışmaların hepsi bir yana...

Benim gördüğüm başka bir gerçek var.

Kamuoyu artık bu haberlerle eskisi kadar ilgilenmiyor.

Çünkü insanlar sonuç görmek istiyor.

Kamuoyu bir sanatçının uyuşturucu testinin pozitif çıktığı bilgisiyle ne yapacak?

Kamuoyuna günlerdir test sonuçları servis ediliyor. Kimin kanında ne çıkmış, kimin saçında hangi maddeye rastlanmış... Peki vatandaş bu bilgiyle ne yapacak? Markete gittiğinde düşmeyen fiyatları mı unutacak, çocuğunu uyuşturucudan mı koruyacak, yoksa sokaklarda büyüyen uyuşturucu ağlarının nasıl çalıştığını mı öğrenecek? Toplumun ihtiyacı olan bilgi bir sanatçının test sonucu değil, bu zehrin ülkeye nasıl girdiği ve kimler tarafından dağıtıldığıdır.

Şarkıcı İrem Derici'nin bir açıklaması vardı. Çok samimi ve çok gerçekti: Bu cadı avı artık benim çok canımı sıkıyor. Bu memlekete bu pislik nereden giriyor? Burada mı yetiştiriliyor? Baronlar kim? Bir oraları bulsak ya..

Belki de toplumun önemli bir bölümü tam olarak bunu düşünüyor.

Ama aynı zamanda şu soruyu da soruyor:

Uyuşturucuyla gerçekten mücadele mi ediliyor, yoksa biz yalnızca mücadelenin magazin kısmını mı izliyoruz?

Yine de kamuoyuna yansıyan isimler toplandığında, son 6-7 aylık süreçte yaklaşık 50 ila 70 oyuncu, şarkıcı, fenomen ve eğlence sektörü çalışanının adının bu soruşturmalar kapsamında gündeme geldiği söylenebilir. Aylar içinde onlarca ünlü gözaltına alındı, yüzlerce haber yapıldı. Ancak ortaya çıkan tabloya bakıldığında tutuklananların sayısı bir elin parmaklarını bile geçmiyor.

Bu nedenle toplum artık kimin gözaltına alındığından çok, bu operasyonların nereye vardığını merak ediyor. Çünkü asıl soru şu: Uyuşturucu ülkeye nasıl giriyor, hangi ağlar üzerinden dağıtılıyor ve neden kamuoyunun karşısına daha çok kullanıcılar çıkarken, uyuşturucu ticaretini organize eden yapılar aynı görünürlükle gündeme gelmiyor? Uyuşturucu kullananlarla ilgili her yeni haber manşet olurken, toplum bu sorunun kaynağına yönelik mücadelenin sonuçlarını da görmek istiyor.