Biri tarihi 2. Dünya Savaşı'yla diğeri 250 yıl daha geriden başlatmaya çalışan, biri ABD başkanı diğeri İngiltere Kralı olan bu iki yaşlı adam ince ince birbirlerine giydirdi, güldü eğlendi ama...
İngiltere Kralı 3. Charles’ın ABD ziyareti neredeyse tüm dünyada “naklen” izlendi. Ziyareti boyunca Kral Charles’ın Amerika tarihiyle ince ince alay edişine tanıklık ettik.
Tarihin ve tarihsel hafızanın diplomatik yollarla nasıl manipüle edilerek işine geldiğince kullanılabileceğine örnek olması bakımından ilginç bir ziyaretti...
"DİL" MESELESİ
İngiltere Kralı, bu yıl Ocak ayında düzenlenen Davos Zirvesi'nde Donald Trump'ın Avrupalı delegelere hitaben sarf ettiği, “Eğer biz olmasaydık, hepiniz Almanca, biraz da Japonca konuşuyor olurdunuz” sözlerine yanıt verdi
2. Dünya Savaşı'na atıfla "Sizi Naziler'den kurtardık!" demeye getiren Alman asıllı Trump'a karşı Charles çıtayı iki yüzyıl geriye çekti ve 1756-1763 arasında yaşanan Yedi Yıl Savaşları üzerinden, "Asıl biz sizi Fransızlardan kurtardık!" demeye getirdi.
"250 yıl önce ya da Birleşik Krallık'ta dediğimiz gibi, daha dün gibi" ifadelerini de kullanan ve gerçekten de 250 yaşından az daha genç gösteren Kral Charles, Trump'a "Biz olmasaydık, siz de (ABD) Fransızca konuşuyor olurdunuz diyebilir miyim?" diye sordu.
"BALO SALONU" MESELESİ
Donald Trump'ın Beyaz Saray'ın Doğu Kanadı yerine 250 milyon dolarlık bir bütçeyle inşa ettirmeye çalıştığı ve uğruna mahkemelik olduğu "balo salonu" takıntısıyla da dalga geçen 3. Charles, salon inşaatını 1814 yılında İngilizlerin Beyaz Saray'ı yakmasına benzetti ve şunları söyledi:
"Sayın Başkan, Doğu Kanadı'nda yaptığınız değişiklikler gözümden kaçmadı. Üzülerek söylemeliyim ki, biz İngilizler de elbette 1814 yılında Beyaz Saray'ın yeniden geliştirilmesi konusunda kendi girişimimizi yaptık."
1814 yılında Washington'ı işgal eden İngiliz birlikleri, Beyaz Saray da dahil olmak üzere çok sayıda hükümet binasını ve askeri yapıyı ateşe vermişti.
3. Charles, tarihe "Washington Yangını" olarak geçen bu büyük olaydan sanki kentsel dönüşümden söz eder gibi söz ederek, Trump'ın Beyaz Saray'ı "tarumar" ettiğini ima ediyor olsa gerekti...
* * *
Mahkemenin engelleme kararına rağmen Trump'ın, “Beyaz Saray’a bugüne kadar hiçbir Başkan balo salonu yapamadı, ben yapacağım” diyerek projede ısrar ettiği biliniyor.
Öyle ki ABD'li gazeteci Seymour Hersh konuyla ilgili yaptığı haberde, Beyaz Saray’da yakın zamanda yapılan İran gündemli "üst düzey" bir toplantıda Donald Trump'ın toplantıya olan ilgisinin dağıldığını yazdı. Habere göre, 20 dakika sonra "Balo Salonu" hakkında heyecanla konuşmaya başlayan Trump, ulusal güvenlik liderlerine, "Balo Salonu" için müteahhit firma tarafından hazırlanan slaytı dahi göstermiş...
* * *
Biri tarihi 2. Dünya Savaşı'yla diğeri 250 yıl daha geriden başlatmaya çalışan, biri ABD başkanı diğeri İngiltere Kralı olan bu iki yaşlı adam ince ince birbirlerine giydirdi, güldü eğlendi...
Biri dünyayı Almanca'dan kurtarmış da diğeri de Fransızca'dan kurtarmış...
Birbirlerine dahi yediremedikleri bu “kurtarıcı” rollerini yıllardır tüm dünyaya yedirebilmelerine ise insan gerçekten de hayret ediyor.
Sinan Acıoğlu
babaocagi.com.tr