Dünya tiyatrosunun önde gelen isimlerinden, tiyatro antropolojisinin kurucusu Eugenio Barba, İBB Şehir Tiyatroları’nın konuğu olarak İstanbul’da sanat çevreleriyle bir araya geldi.
SANATSAL BAĞLAR YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Barba’nın Şehir Tiyatroları ile ilişkisi, Ayla Algan ve Beklan Algan öncülüğünde kurulan uluslararası sanat iş birliklerine kadar uzanıyor. Usta yönetmenin İstanbul’a ilk ziyareti, kurum bünyesinde düzenlenen atölye, konferans ve gösterilerle tiyatro dünyasında önemli bir etki yaratmıştı.
ODIN TİYATROSU GELENEĞİ SAHNEYE TAŞINMIŞTI
1995 yılında gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında, Barba’nın kurucusu olduğu Odin Tiyatrosu geleneği ele alınmıştı. “30. yılında Odin Tiyatrosu Geleneği” başlığıyla düzenlenen programda oyunculuk çalışmaları, gösterimler ve kültürlerarası etkileşimler yer aldı. Barba’nın yönettiği, Julia Varley’in sahne aldığı “Sessizliğin Yankısı” ile “Ölü Erkek Kardeş” adlı yapımlar izleyiciyle buluşmuştu.
TİYATRO ANTROPOLOJİSİ ÜZERİNE DERİNLEŞEN TARTIŞMALAR
Aynı dönemde Barba’nın konuşmacı olarak yer aldığı “Bölgesellik ve Evrensellik, Odin Tiyatrosu, Tiyatro Antropolojisi” başlıklı konferans da tiyatro çevrelerinde geniş yankı uyandırmıştı. Bu etkinlikler, farklı kültürlerin sahne üzerindeki etkileşimini tartışmaya açan önemli bir zemin oluşturdu.
ANLAMLI BULUŞMA
Gerçekleşen son buluşmaya, Barba ve eşinin yanı sıra Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, yardımcıları Emrah Özertem ve Berna Adıgüzel ile Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi yöneticisi Emre Koyuncuoğlu ve Sevi Algan katıldı. Buluşma, geçmişte kurulan sanatsal bağların yeniden hatırlanması ve günümüze taşınması açısından önem taşıdı.
ULUSLARARASI SANAT DİYALOĞU SÜRECEK
İBB Şehir Tiyatroları’nın, dünya tiyatrosunun öncü isimlerini ağırlamaya ve uluslararası sanat etkileşimini güçlendirmeye devam edeceği belirtildi.
TİYATROYA YÖN VEREN BİR İSİM
Eugenio Barba, kurucusu olduğu Odin Tiyatrosu aracılığıyla geliştirdiği özgün yaklaşımıyla tiyatro tarihine damga vurdu. Oyuncunun bedeni, enerjisi ve sahnedeki varlığına odaklanan çalışmalarıyla tanınan Barba, “Üçüncü Dünya Tiyatrosu” kavramıyla yerel ile evrensel arasında yeni bir sahne dili önerdi. Sanatçı, farklı kültürleri bir araya getiren üretimleriyle tiyatronun sınırlarını genişletmeye devam ediyor.