Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde erken tanı ve tedavi alanındaki gelişmeler, cerrahi yöntemlerde de değişikliklere yol açıyor. Hastanın durumuna göre daha koruyucu ve kişiye özel tedavi seçenekleri uygulanabiliyor.
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Gökbayır, meme kanseri tanısı konulan her hastada memenin tamamen alınmasının zorunlu olmadığını belirterek cerrahi yöntemin tümörün memedeki konumu, büyüklüğü, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak belirlendiğini ifade etti.

MEME KORUYUCU CERRAHİ SEÇENEĞİ
Gökbayır, uygun hastalarda meme koruyucu cerrahi uygulanabildiğini belirterek yalnızca tümörlü bölge ile çevresindeki güvenli cerrahi sınırın çıkarılmasıyla memenin büyük bölümünün korunabildiğini söyledi. Bazı hastalarda ise tüm memenin alınmasını içeren mastektominin tercih edilebildiğini kaydetti.
Cerrahinin önemli aşamalarından birinin de koltuk altındaki lenf bezlerinin değerlendirilmesi olduğunu belirten Gökbayır, özellikle erken evredeki uygun hastalarda sentinel lenf nodu biyopsisi uygulanabildiğini aktardı.
Bu yöntemle hastalığın yayılımını değerlendirmek için gerekli lenf nodlarının çıkarılabildiğini ifade eden Gökbayır, meme kanseri cerrahisinde yalnızca kanserli dokunun ortadan kaldırılmasının değil, tedavi sonrasında hastanın beden algısı ve yaşam kalitesinin de dikkate alındığını belirtti.
DOĞAL GÖRÜNÜM DE TEDAVİNİN BİR PARÇASI
Gökbayır, uygun hastalarda onkoplastik cerrahi tekniklerinden yararlanılabildiğini belirterek bu yöntemlerle hem onkolojik açıdan güvenli bir tedavi uygulanmasının hem de memenin doğal görünümünün mümkün olduğunca korunmasının hedeflendiğini söyledi.
Meme kanseri cerrahisinin her hasta için aynı şekilde uygulanamayacağını vurgulayan Gökbayır, tedavi planının hastalığın özellikleri ile hastanın ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesi ve multidisipliner bir yaklaşımla oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Gökbayır, meme kanserinde erken tanının tedavi seçeneklerini artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu belirterek düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi ve memede fark edilen değişikliklerde gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.




