Kan tahlili öncesinde 8 ila 12 saat boyunca aç kalmak, yıllardır birçok laboratuvar testinde standart uygulamalardan biri. Ancak JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu uygulamanın çok sayıda rutin test için gereksiz olabileceğini gösterdi.
Araştırmacılar, test öncesi açlığın özellikle bazı ölçümlerde önemli olduğunu ancak tüm kan testlerine aynı kuralın uygulanmasının hastalar açısından gereksiz bir yük oluşturabileceğini belirtti.
Çalışmanın yazarları, “Rutin kan testlerinin çoğunun kısa süreli açlıktan çok az etkilendiğini” belirterek, test öncesi hazırlığın her ölçüme özgü biçimde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
9,7 MİLYON TEST SONUCU İNCELENDİ
Güney Kore’deki Ulsan Üniversitesi Asan Tıp Merkezi’nden Sunghwan Shin liderliğindeki araştırma ekibi, 2021-2023 yılları arasında bir üniversite hastanesinde yapılan kan testlerini inceledi.
Çalışmaya açlık süreleri kayıt altına alınmış 101 binden fazla yetişkin dahil edildi. Araştırmacılar, 9,7 milyondan fazla test sonucunu analiz ederek hastaları üç gruba ayırdı: 8 saatten az aç kalanlar, 8-12 saat aç kalanlar ve 12 saatten uzun süre aç kalanlar.
İncelenen 121 farklı ölçümden yalnızca 10’unda açlık süresinin, laboratuvar açısından anlamlı kabul edilen sınırları aşan değişikliklerle bağlantılı olduğu görüldü.
BAZI TESTLERDE AÇLIK ÖNEMİNİ KORUYOR
Araştırmaya göre özellikle glikoz, trigliserit, gama-glutamil transferaz (GGT) ve lipaz ölçümlerinde açlık süresinin etkisi daha belirgindi.
Sekiz saatten daha az süre aç kalan kişilerde bu değerlerin daha yüksek ölçülebildiği saptandı.
Buna karşılık karaciğer ve pankreas enzimlerinden hormonlara, vitaminlerden kan hücrelerine ilişkin çok sayıda rutin ölçümde 8 saat veya daha uzun süre aç kalmanın sonuçlar üzerinde kayda değer bir etkisi görülmedi.
Araştırmacılar ayrıca 12 saatten uzun süren açlığın incelenen testlerin hiçbirinde anlamlı bir ek fayda sağlamadığını bildirdi.
“TEK TİP AÇLIK KURALI YERİNE TESTE ÖZGÜ YAKLAŞIM”
Kan testlerinden önce aç kalma uygulaması, başlangıçta özellikle kan şekeri ve yağ ölçümlerinin yemeklerden etkilenebileceği kaygısıyla yaygınlaştı. Zaman içinde ise bu uygulama birçok farklı test için standart hale geldi.
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların “her test için aynı açlık süresi” yaklaşımı yerine hangi ölçümün yapılacağına göre değişen kuralların uygulanmasını desteklediğini belirtti.
Çalışmaya eşlik eden değerlendirmede Kopenhag Üniversitesi Hastanesi’nden klinik biyokimyacı Liv Tybjærg Nordestgaard ve çalışma arkadaşları da bulguların, aç karnına kan alınmasının birçok durumda gerekli olmadığı yönündeki kanıtları güçlendirdiğini ifade etti.
Araştırmacılar bununla birlikte sonuçların, hastaların doktor veya laboratuvar tarafından verilen açlık talimatlarını kendi başlarına değiştirmeleri gerektiği anlamına gelmediğine dikkat çekti. Özellikle glikoz ve trigliserit gibi bazı testlerde açlık hâlâ sonuçların doğru değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.




