Sağlıklı bir kişide açlık kan şekeri 70-99 mg/dL aralığında bulunurken, prediyabette bu değer genellikle 100-125 mg/dL arasında oluyor. Kontrol altına alınmayan prediyabetin zaman içerisinde Tip 2 diyabete dönüşebileceği belirtiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, gizli şeker konusunda bilinmesi gerekenleri anlattı.

GİZLİ ŞEKER BELİRTİ VERMEYEBİLİR

Prediyabet çoğu zaman herhangi bir belirti göstermiyor. Bu nedenle kişilerin önemli bir bölümü durumun farkına varmıyor. Düzenli tarama ve kan testleri, prediyabetin belirlenmesinde önem taşıyor.

Tip 2 diyabete geçiş sürecinde ise geceleri sık idrara çıkma, yoğun susuzluk, düzenli beslenmeye rağmen aşırı açlık hissi ve tükenmişlik gibi belirtiler görülebiliyor.

TEŞHİS İÇİN İKİ ÖNEMLİ TEST

Prediyabetin tespit edilmesinde açlık kan şekeri ve HbA1c testlerinden yararlanılıyor.

En az 8 saat boyunca su dışında herhangi bir yiyecek veya içecek tüketilmeden yapılan açlık kan şekeri ölçümünde 100-125 mg/dL arasındaki değerler prediyabeti işaret ediyor. 126 mg/dL ve üzerindeki değerler ise diyabet açısından değerlendiriliyor.

Sağlık çalışanlarının yüzde 84,7’si iş yükünün ağırlaştığını bildirdi! Birlik ve Dayanışma Sendikası araştırması
Sağlık çalışanlarının yüzde 84,7’si iş yükünün ağırlaştığını bildirdi! Birlik ve Dayanışma Sendikası araştırması
İçeriği Görüntüle

HbA1c testinde yüzde 5,7-6,4 arasındaki sonuçlar prediyabet, yüzde 6,5 ve üzerindeki sonuçlar ise diyabet olarak değerlendiriliyor.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ ÖNEM TAŞIYOR

Prediyabetin kontrol altına alınması ve Tip 2 diyabetin önlenmesi ya da geciktirilmesinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemli olduğu belirtiliyor.

Uzmanlar, toplam vücut ağırlığının yüzde 7'sinin kaybedilmesinin Tip 2 diyabet gelişme riskini yarıdan fazla azaltabileceğini belirtiyor. Düzenli fiziksel aktivitenin de insülin duyarlılığını artırdığı ifade ediliyor.

Bu kapsamda haftada toplam 150 dakika, günde yaklaşık 30 dakika ve haftada 5 gün egzersiz yapılması öneriliyor.

Beslenmede ise ilave şekerlerin azaltılması, basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratların tercih edilmesi, hazır gıdaların mümkün olduğunca sınırlandırılması ve sebze tüketiminin artırılması öneriliyor.

İNSÜLİN DİRENCİ BAŞLICA NEDENLERDEN

Prediyabetin başlıca nedenleri arasında insülin direnci bulunuyor. İnsülin direnci, kas, yağ ve karaciğer hücrelerinin insüline gerektiği şekilde yanıt vermemesiyle ortaya çıkıyor.

Genetik yatkınlık, özellikle karın bölgesinde ve organların çevresinde biriken fazla yağ, hareketsizlik, kronik stres, yetersiz uyku ve yoğun şekilde işlenmiş gıda tüketimi insülin direnciyle ilişkilendiriliyor. Uzun süreli steroid kullanımı ile hipotiroidizm ve Cushing sendromu gibi bazı hormonal bozukluklar da risk faktörleri arasında sayılıyor.

KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?

Ailesinde Tip 2 diyabet bulunanlar, fazla kilolu veya obez kişiler, düzenli egzersiz yapmayanlar, 45 yaş ve üzerindekiler, sigara kullananlar, gebelik diyabeti öyküsü bulunanlar, uyku apnesi yaşayanlar ve polikistik over sendromu bulunan kişiler prediyabet açısından daha yüksek risk taşıyor.

Prediyabetin en önemli komplikasyonunun Tip 2 diyabete dönüşmesi olduğu belirtiliyor. Bu süreçte kalp krizi ve inme, sinir hasarı, göz ve böbrek sorunları gibi komplikasyonların görülme riski de artabiliyor.

Risk faktörlerini azaltmak için stresin yönetilmesi, sigaranın bırakılması, uyku bozukluklarının tedavi edilmesi ve yüksek kolesterol ile yüksek tansiyon gibi eşlik eden durumların kontrol altında tutulması öneriliyor. Ancak güçlü genetik risk faktörleri bulunan kişilerde yaşam tarzı değişikliklerinin tek başına yeterli olmayabileceği de belirtiliyor.