DEM Parti’nin 24 Ekim’de Siirt’in Kurtalan ilçesinde başlattığı “Ekmek, Barış ve Adalet” kampanyasının açılışında söz alan kadın, ailesinin yaşadığı ekonomik zorlukları anlattı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın da sosyal medya hesabından paylaştığı konuşmada kadın, artan üretim maliyetleri nedeniyle tarımsal faaliyetlerini sürdüremediklerini söyledi.

Tarsus doğumlu olduğunu ve çocuk gelişimi alanında eğitim aldığını belirten kadın, Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeline rağmen çiftçilerin geçim mücadelesi verdiğini ifade etti. Çukurova’nın verimli topraklarının yapılaşma ve rant baskısı altında kaldığını savunan kadın, tarım alanlarının yanında iş merkezleri ve plazaların yükseldiğine dikkat çekti.

Ailesinin daha önce kendi sütünü, yoğurdunu, peynirini ve sebzesini üretebildiğini anlatan kadın, artan maliyetler nedeniyle bu düzeni sürdüremediklerini belirterek şöyle konuştu:

“Çiftçilik yapmaya çalışıyoruz, yapamıyoruz. Buğday ekmeye çalışıyoruz. Buğday zamanı geldi. Mazot pahalı olduğu için buğdayımızı ekemiyoruz. Bir tane ineğim vardı, yem alamadığım için kesime gönderdim. Bir tane ineğe bakamıyoruz. Yem çok pahalı.”

Kadın, yaşadıkları sorunların çalışmamaktan değil, üretim yapabilmek için gerekli koşullara sahip olamamaktan kaynaklandığını belirterek, “Bu ülkenin halkı tembel değil. Ama elinden başka bir şey gelmiyor” dedi.

“ÇOCUKLAR EVE GİTMEK İSTEMİYOR, ÇÜNKÜ YİYECEK YOK”

Konuşmasında çocuk yoksulluğuna özel bir yer ayıran kadın, okul çıkışında duyduğu bir konuşmanın kendisini derinden etkilediğini anlattı.

İki çocuğun eve gitmek istemediklerini, çünkü evde yiyecek bulunmadığını söylediklerini aktaran kadın, yaşadığı üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi:

“Çocuklarımı okuldan alırken iki çocuğun konuşmasına şahit oldum. Dediler ki ‘Eve niye gidiyoruz? Evde bir şey yok ki yiyelim.’ İçim yandı bu çocuklara.”

Çocukların açlık ve yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olduğunu savunan kadın, ekonomik sıkıntıların eğitim hayatını da etkilediğini söyledi.

“Bu ülkenin çocukları aç, herkes duysun. Bazıları bu ülkenin kaymağını yerken bu ülkenin halkı aç” ifadelerini kullandı.

“MİDESİ BOŞ OLAN İNSANA BEYNİNİ ÇALIŞTIR DİYEMEZSİNİZ”

Çocukların yeterli beslenememesinin okul başarısı üzerindeki etkisine dikkat çeken kadın, gençlerin eğitimde yaşadığı güçlüklerin yalnızca bireysel çabayla açıklanamayacağını belirtti.

Üniversite sınavlarında öğrencilerin elde ettiği sonuçlar üzerinden yapılan değerlendirmelere de tepki gösteren kadın, ekonomik koşulların gençlerin eğitim hayatındaki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.

Kadın, “Gençlerimiz tembel değil. Midesi boş olan insana beynini çalıştır, doldur diyemezsiniz” sözleriyle çocukların ve gençlerin beslenme koşullarının önemini vurguladı.

“EŞİM KANSER HASTASI, YEVMİYEYE GİDİYOR”

Murat Emir'den CHP Genel Merkezi'nden yapılan iade çağrısına yanıt
Murat Emir'den CHP Genel Merkezi'nden yapılan iade çağrısına yanıt
İçeriği Görüntüle

Altı kişilik bir aile olduklarını anlatan kadın, eşinin kanser hastası olmasına rağmen ailesinin geçimini sağlayabilmek için gündelik işlerde çalıştığını söyledi.

Tarım yapmaya ve hayvan beslemeye çalıştıklarını ancak artan maliyetler nedeniyle bunu başaramadıklarını belirten kadın, yaşadıkları sıkıntıları şu sözlerle anlattı:

“Benim eşim kanser hastası, yevmiyeye gidiyor. Biz evde altı kişiyiz. Kendi buğdayımızı ekelim diyoruz, ekemiyoruz. İneğimize bakalım diyoruz, ona da bakamıyoruz.”

Düzenli gelirlerinin bulunmadığını belirten kadın, kısa süreli istihdam programlarının da ailelerinin geçim sorununu çözmediğini ifade etti.

ŞARTLI EĞİTİM YARDIMININ KESİLDİĞİNİ SÖYLEDİ

Ailesinin sosyal yardımlarla ayakta kalmaya çalıştığını anlatan kadın, kısa süreli sigortalı çalışma nedeniyle çocuklarından biri için verilen şartlı eğitim yardımının kesildiğini ileri sürdü.

Kadın, iki ayda bir yapılan yardımın, sekiz günlük sigortalı çalışma gerekçe gösterilerek çocuklarından biri için durdurulduğunu belirterek sosyal desteklerin ailelerin koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

“İKİ AYDIR DOKTORA RANDEVU BULAMIYORUM”

Sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı güçlükleri de anlatan kadın, çocuğu için iki aydır endokrinoloji bölümünden randevu alamadığını söyledi.

Çocuklarda tırnak kırılması ve saç dökülmesi gibi sorunlar gözlemlediğini belirten kadın, bu belirtilerin araştırılması gerektiğini ifade etti.

Kendi çocuğunun da benzer sorunlar yaşadığını dile getiren kadın, “Kendi çocuğum da aynı şekilde. İki aydır sıra bulamıyorum” dedi.

“İNSANLAR BİRBİRİNİ SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİ, GEÇİNEMİYOR”

Ekonomik sıkıntıların aile ilişkileri üzerindeki etkisine de değinen kadın, boşanmaların artmasını geçim sorunlarıyla ilişkilendirdi.

Farklı bölgelerde yaşanan ailevi sorunların temelinde ekonomik koşulların bulunabileceğini savunan kadın, “Boşanmalar arttı. Marmara'da da arttı, Güneydoğu'da da arttı, Doğu Anadolu'da da arttı. İnsanlar birbirini sevmekten vaz mı geçti? Öyle bir şey yok. İnsanlar geçinemiyor” ifadelerini kullandı.

Kadın yoksulluğunun ve çocuk yoksulluğunun yanı sıra erkeklerin de ailelerini geçindirme baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten kadın, geçim mücadelesinin bütün aileyi etkilediğini söyledi.

Yaşadıklarının yalnızca kendi ailesine özgü bir durum olmadığını savunan kadın, ekonomik sorunların toplumsal boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“İnsanlar geçinemiyor. Kişisel bir sorun yok. Topluca bir sorun var. Yönetimde bir sıkıntı var.”

“ÇOCUKLARIMIZ OKULA AÇ GİDİYOR”

Konuşmasının sonunda ekonomik eşitsizliğe ve çocukların yaşadığı yoksulluğa yeniden dikkat çeken kadın, ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.

Kadın, “Bu kadar insana yazık günah değil mi? Çocuklarımız okula aç gidiyor. Bazıları bu ülkenin kaymağını yerken bu ülkenin halkı aç” sözleriyle yaşadıkları geçim sıkıntısının duyulmasını istedi.