Söz konusu paranın grup giderlerini karşılamak amacıyla milletvekillerinin kendi aralarında topladığı bir kaynak olduğunu belirten Emir, paranın siyasi partinin kurumsal hesabına dahil olmadığını ve Sayıştay denetimine tabi tutulmadığını savundu.
Emir "Bizim grupta çay, kahve, ağırlama veya tazminat için topladığımız parayı neden arkadaşlara dağıtamayacağız? Faik Bey'in çay parasına ihtiyacı varsa açıkça söylesin. Butlan, YENİ Parti’ye ihtarname çekerek Milletvekillerinin kendi aralarında topladıkları paraları istemişti. Bence Faik Bey için çay hesabı açalım, üç beş kuruş sallayalım" dedi.
Milletvekillerinden toplanan paranın niteliğine ilişkin açıklama yapan Emir, söz konusu kaynağın grup genel kurulunda alınan karar doğrultusunda oluşturulduğunu söyledi. Paranın grup personelinin ek ödemeleri, araştırma ve yayın giderleri, yemek ve çay masrafları ile hukuki süreçlerden doğan tazminatların karşılanmasında kullanıldığını belirten Emir, şu ifadeleri kullandı;
“Bu para, milletvekillerinden grup genel kurulu kararıyla milletvekillerinin kararlaştırdığı bir miktarın ortak kesilmesiyle oluşturulan bir havuz. Dolayısıyla bu paranın siyasi partinin kurumsal kimliğiyle ve hesaplarıyla hiçbir ilgisi yok.”
Söz konusu paranın milletvekillerinin kendi aralarında topladığı bir kaynak olduğunu savunan Emir, siyasi partilerin resmi hesaplarıyla bu paranın birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Paranın kullanım alanlarına değinen Emir, grup giderlerinin bu kaynak üzerinden karşılandığını belirtti. Siyasi partinin kurumsal hesabına dahil olmayan söz konusu paranın Sayıştay denetimine tabi olmadığını savunan Emir, açıklamasında şu sözlere yer verdi;
“Bu hesaplar iddia edildiği gibi Hazine’nin parası olmadığı için, hiçbir zaman siyasi partinin kurumsal hesabına dahil olmadığı için iddia edildiği gibi Sayıştay denetiminden de geçmez. Kendi arasında milletvekilleri para toplar, grup başkanlığı ona uygun bir şekilde harcama yapar, milletvekilleri bunu takip ederler ve bu böyle olur, böyle gider.”
Emir, paranın siyasi partinin malı ve resmi geliri olarak değerlendirilmesine yönelik yorumlara da karşı çıktı. Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddelerinin söz konusu parayla ilişkilendirilmesini doğru bulmadığını ifade etti.
Partinin yönetimine ilişkin butlan kararının ardından söz konusu paraya erişimde sorun yaşandığını anlatan Emir, ilgili bankanın hesap üzerindeki tahdidi iki gün sonra kaldırdığını söyledi. Emir, süreci şu sözlerle aktardı;
“Butlan kararı geldikten sonra butlan yönetimi partinin paralarına tedbir koyuyorlar, tahdit koyuyorlar. İlgili banka da bu paraya tahdit koyuyor ve biz iki gün boyunca bu paraya dokunamadık grup yönetimi olarak. Banka dedi ki bize: ‘Bu hesabın üzerinde tahdit var.’ Biz dedik ki: Hayır, bu hesap siyasi partinin hesabı değil, bu milletvekillerinin kendi arasında topladığı bir para.”
Banka hukukçularından görüş alındıktan sonra tahdidin kaldırıldığını belirten Emir, söz konusu kaynağın partinin resmi hesaplarıyla ilişkilendirilmesine itiraz etti.
Milletvekillerinden toplanan paranın grup genel kurulu kararıyla iade edildiğini belirten Emir, bu işlemin grup yönetiminin aldığı karar doğrultusunda gerçekleştirildiğini söyledi. Paranın parti yönetimindeki değişikliklerin ardından iade edilmesini savunan Emir, bunun bir kasanın alınması olarak nitelendirilmesine tepki gösterdi. Emir, “Ya bizim grupta çay parası, kahve parası, ağırlama parası veya oluşursa tazminat parası toplansın, ödensin diye topladığımız parayı neden topladığımız arkadaşlarımıza dağıtamayacağız? Neden?” diye konuştu.
Söz konusu paranın milletvekillerinin kendi iradeleriyle yaptığı katkılardan oluştuğunu ifade eden Emir, grup giderleri için kullanılmayacak hale gelen bu kaynağın hak sahiplerine geri gönderildiğini savundu.
Kendilerine tebligat ve noter bildirimi gönderilmesine de tepki gösteren Emir, Meclis Başkanlığına konuyla ilgili itirazlarını ilettiklerini belirtti. Bir siyasi parti grubunun milletvekillerine bu şekilde yazı gönderme yetkisini sorgulayan Emir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
“Meclis Başkanlığı’na da söyledik: Bir partinin grubu, grup başkanlığı milletvekillerine yazı gönderebilir mi? Gördünüz mü böyle bir şeyi Mecliste, hiç tanık oldunuz mu? Böyle bir hakkı, böyle bir haddi olur mu bir siyasi partinin?”
Tartışmanın gereksiz yere büyütüldüğünü savunan Emir, kendilerinin grup genel kurulu kararı doğrultusunda hareket ettiğini ve işlemin hukuka uygun olduğunu düşündüklerini söyledi.
Açıklamasında fon soruşturmasına da değinen Emir, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündeminde önemli başlıklar bulunmasına rağmen milletvekillerinin kendi aralarında topladığı paranın gündemde tutulduğunu öne sürdü. Emir, fonlar üzerinden gerçekleştiğini iddia ettiği para hareketleri ve mağduriyetlerin yeterince konuşulmadığını savunarak şöyle konuştu;
“Biz onların asıl hedefinin vurgun konuşulmasın, bunlar konuşulmasın, 450 milyon mağdur konuşulmasın; 2 milyar lira götürenler, 20 milyar lira götürüp kaçanlar, milyarlarca lirayı vurgun vuranlar konuşulmasın ama bir şekilde Yeni Parti kadrolarıyla tartışalım ve yandaş medyaya da bir sermaye çıkaralım derdinde olduklarını çok iyi biliyoruz.”




