Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Oktay Saral'ın Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasını eleştirmesinin ardından başlayan gerilim, Saral'ın görevinden ayrılmasıyla yeni bir boyut kazandı. Azerbaycan yönetiminin Ankara'dan Saral'ın görevden alınmasını istediği iddiaları gündemdeki yerini korurken gelişme, Azerbaycan medyasında farklı başlıklarla geniş şekilde haberleştirildi.

Saral, 25 Ekim'de gazeteci Talat Atilla'ya yaptığı açıklamada Erdoğan'ın talimatıyla görevinden ayrıldığını doğruladı. Azerbaycan'a yönelik açıklamalarının bu kararda etkili olup olmadığı sorusuna ise "Evet, öyle görünüyor" yanıtını verdi. Saral, 26 Ekim'de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da 2016'dan bu yana yürüttüğü görevinden istifasını sunduğunu duyurdu.

APA: DİPLOMATİK ANLAŞMAZLIĞI SONA ERDİRME ADIMI

Bakü yönetimine yakın yayın çizgisiyle bilinen APA haber ajansının İngilizce servisi, 25 Ekim'de yayımladığı haberde Saral'ın görevden ayrılmasını Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşanan diplomatik gerilim üzerinden değerlendirdi.

"Türkiye Cumhurbaşkanı başdanışmanını görevden aldı" başlıklı haberde, Erdoğan'ın Saral'ı Azerbaycan'daki okullarda başörtüsü yasağı nedeniyle ortaya çıkan diplomatik anlaşmazlığı sona erdirmek amacıyla görevden aldığı belirtildi.

APA'nın Azerbaycanca servisi de Saral'ın gazeteci Talat Atilla'ya yaptığı açıklamayı aktardı. Haberde, Saral'ın Erdoğan'ın talimatıyla görevinden ayrıldığını doğruladığı ve Azerbaycan'la ilgili sözlerinin ayrılık kararında etkili olduğu yönündeki değerlendirmesine yer verildi.

TREND: KARALAMA KAMPANYASININ ÖNÜNDEYDİ

Azerbaycan iktidarına yakınlığıyla bilinen Trend haber ajansının yayınlarında ise Saral'a yönelik daha sert değerlendirmeler dikkat çekti.

Ajansın 21 Ekim'de yayımladığı "Kardeşlik kazandı ama izler kaldı" başlıklı analizde, Türkiye'de Azerbaycan'a karşı yürütüldüğü öne sürülen kampanya ele alındı.

Yazıda, Türkiye'deki bazı siyasi çevrelerin ve AKP'ye yakın grupların Azerbaycan'ı hedef aldığı savunuldu. Saral da bu süreçte öne çıkan isimlerden biri olarak gösterildi.

Analizde, Saral gibi kampanyanın önünde yer aldığı öne sürülen kişilerin tutumlarının kamuoyunda tartışıldığı belirtilirken faaliyetlerin arkasında eşgüdümlü bir çalışma, siyasi talimat veya örgütlü bir ağ bulunabileceği iddia edildi.

Trend, Türkiye'deki yetkili kurumların söz konusu açıklama ve protestolara neden daha erken müdahale etmediğini de sorguladı.

Saral'ın görevinden ayrılmasının ardından yayımlanan haberde ise gazeteci Talat Atilla'nın aktardığı açıklamalara yer verildi. Aynı metin, Trend'in Türkiye'deki Albayrak Medya Grubu'yla ortaklaşa oluşturduğu TurkicWorld platformunda da yayımlandı.

AZNEWS: AZERBAYCAN'A KARŞI KAMPANYANIN ÖNDE GELEN İSMİ

AzNews haber sitesi de Saral'ın görevinden ayrılacağı yönündeki ilk haberlerinde sert ifadeler kullandı.

25 Ekim'de "Oktay Saral yarın istifa edecek" başlığıyla yayımlanan haberde, Saral hakkında Türkiye'de Azerbaycan'a karşı yürütülen "karalama kampanyasının önde gelen isimlerinden biri" ifadesi kullanıldı.

Haberde, Azerbaycan'da iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi'nin (YAP) 13 Ekim tarihli açıklamasına da yer verildi.

YAP'ın açıklamasında Saral ve bazı AKP milletvekillerinin Azerbaycan'ın anayasal düzenini ve din özgürlüğüne ilişkin hukuki esaslarını dikkate almadan "popülist ve sorumsuz" açıklamalar yaptığı savunulmuştu.

Açıklamada, söz konusu değerlendirmelerin iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerine zarar verebileceği ileri sürülerek AKP yöneticilerinden Azerbaycan'ın iç işlerine saygı göstermeleri istenmişti.

GLOBALINFO: AZERBAYCAN'I TEHDİT EDEN SARAL İSTİFA ETTİ

Azerbaycan merkezli Globalinfo'nun haberlerinde de Saral'a yönelik sert bir dil kullanıldı.

Site, 25 Ekim'de yayımladığı haberini "Azerbaycan'ı tehdit eden Oktay Saral istifa etti" başlığıyla okurlarına duyurdu.

Saral'ın başörtüsü uygulamasına ilişkin açıklamaları haberde "tehditkâr" olarak nitelendirilirken Azerbaycan kamuoyunda tepki yarattığı belirtildi.

Globalinfo, Saral'ın ayrılığını yaklaşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvesiyle ilişkilendiren bir başka haber de yayımladı.

"Saral'ın istifasının ardından eski bakandan dikkat çekici yorum" başlıklı haberde, Azerbaycan'ın eski Dışişleri Bakanı Tofik Zülfikarov'un sosyal medya paylaşımına yer verildi.

Zülfikarov, Saral'ın görevinden ayrılmasının ardından yaptığı paylaşımda, "Türk Devletleri Teşkilatı'nın 29-30 Ekim tarihlerinde yapılacak zirvesi başarılı olacak!" ifadelerini kullandı.

Globalinfo, söz konusu değerlendirmeyi Saral'ın ayrılığının hemen ardından aktardı. Haberde ayrıca Erdoğan'ın 21 Ekim'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i telefonla arayarak Ankara'daki zirveye davet ettiği hatırlatıldı.

Zülfikarov'un paylaşımının zamanlaması dikkat çekti.

BAKÜ'NÜN TALEBİ İDDİASI

Saral'ın görevinden ayrılması öncesinde İngiltere merkezli Middle East Eye (MEE), Azerbaycan yönetiminin Ankara'dan Saral'ın görevden alınmasını istediğini öne sürmüştü.

20 Ekim'de Ragıp Soylu imzasıyla yayımlanan haberde, Bakü yönetiminin başörtüsü tartışmalarının ardından Saral'ın görevden uzaklaştırılmasını talep ettiği ileri sürülmüştü.

Haberde ayrıca Azerbaycan yönetiminin, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hakaret ettiği öne sürülen bazı sosyal medya kullanıcıları hakkında hukuki işlem yapılmasını ve hesapların engellenmesini de istediği iddia edilmişti.

MEE'nin 25 Ekim'deki haberinde ise Saral'ın görevinden ayrılmasının Ankara ile Bakü arasındaki gerilimi yatıştırma çabalarının bir parçası olduğu aktarıldı. Habere konuşan Azerbaycanlı bir kaynak, söz konusu kararın Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılımını teşvik edeceğini savundu.

Suat Özçağdaş’tan tutuklu öğrenciler için çağrı: Nevin ve Nehir’i serbest bırakın!
Suat Özçağdaş’tan tutuklu öğrenciler için çağrı: Nevin ve Nehir’i serbest bırakın!
İçeriği Görüntüle

Ancak Azerbaycan'ın Saral'ın görevden alınmasını resmen talep ettiğine ilişkin Türkiye veya Azerbaycan makamlarından bir doğrulama gelmedi.

Ancak 25 Ekim'de Oktay Saral'ın görevden alındığını duyuran Talat Atilla paylaşımında şunları yazmıştı: “(Saral'a) Azerbaycan’la ilgili açıklamalarınız nedeniyle mi?” diye sordum. “Evet, öyle görünüyor.” karşılığını verdi."

GERİLİM NASIL BAŞLADI?

İki ülke arasında tartışma yaratan süreç, Azerbaycan'da okullardaki kıyafet kurallarının değiştirilmesiyle başladı.

Azerbaycan hükümeti, 21 Eylül'de kabul ettiği düzenlemeyle okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilen ek kıyafetlerin kullanımını yasakladı. Düzenlemede doğrudan "başörtüsü" ifadesi yer almasa da uygulamada başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin haberler tartışma yarattı.

Türkiye'deki bazı muhafazakâr çevrelerin ve AKP'li siyasetçilerin tepkilerinin ardından Saral da sosyal medya hesabından Azerbaycan yönetimini eleştirdi.

Saral, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek Bakü yönetimine uygulamadan vazgeçme çağrısında bulundu.

Azerbaycan'da iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi ise 13 Ekim'de yaptığı açıklamayla Saral ve bazı AKP milletvekillerini hedef aldı. Türkiye'deki açıklamaları ülkenin iç işlerine müdahale olarak değerlendiren parti, AKP'ye bu tutumdan vazgeçme çağrısı yaptı.

Tartışmanın diplomatik ilişkilere yansıdığı bir dönemde Erdoğan, 21 Ekim'de Aliyev'le telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Aliyev, Ankara'da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine davet edildi.

Saral'ın ayrılığına ilişkin Azerbaycan basınındaki haberler de bu diplomatik gelişmelerin hemen ardından geldi. Özellikle iktidara yakın yayınlarda kararın yalnızca bir görev değişikliği olarak değil, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki gerilimin giderilmesiyle bağlantılı bir gelişme olarak ele alınması dikkat çekti.