DİSK, “Gelirde, vergide, ülkede adalet” buluşmalarının dokuzuncusunu Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda gerçekleştirdi. Buluşmada, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Sefalete teslim olmayacağız”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ve “İnadına sendika, inadına DİSK” sloganları atıldı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, ülkedeki tüm kesimlerin geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek, işçiler, emekçiler, kadınlar ve emeklilerin ülkenin değerlerini üreten kesimler olduğunu söyledi.
Çerkezoğlu, yüksek enflasyon karşısında ücretlerin her gün gerilediğini ve alım gücünün düştüğünü ifade ederek, adaletsiz vergi sistemi nedeniyle çalışanların ağır bir vergi yükü altında olduğunu kaydetti. Çalışanların ücretlerini almadan vergi ödediğini, ardından yaptıkları harcamalarda da vergiyle karşılaştığını belirten Çerkezoğlu, dolaylı vergilerin devletin toplam vergi gelirlerinin yüzde 65’ine ulaştığını söyledi.
“İLK 9 AYDA 2 TRİLYON 254 MİLYAR LİRALIK KAYIP YAŞANDI”
DİSK-AR’ın her ay ücret kayıplarına ilişkin rapor hazırladığını belirten Çerkezoğlu, çalışanların vergi, enflasyon ve kesintiler nedeniyle yaşadığı toplam kaybın yılın ilk dokuz ayında 2 trilyon 254 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Çerkezoğlu, “9 aylık kaybımız, bütün çalışanların bütün işçilerin vergi, enflasyon ve kesinti nedeniyle kaybı 2 trilyon 254 milyar lirayı buldu. Yani yılın ilk 9 ayında 2 trilyon 254 milyar liramız bizim cebimizden uçtu gitti. Sermayeye ve hükümete aktarıldı. Eylül ayının yarısını vergi ve kesintiye ve enflasyona çalıştık” dedi.
Asgari ücretteki kayba da dikkati çeken Çerkezoğlu, 28 bin lira olan asgari ücretin dokuz aylık kaybının 6 bin 828 liraya ulaştığını belirterek, “Yani aslında şu anda asgari ücret gerçek anlamda 21 bin liralara gerilemiş durumda” diye konuştu.
“YOKSULDAN ALIP ZENGİNE VEREN BİR DÜZEN VAR”
Yaşanan geçim sıkıntısının ve yoksulluğun tesadüf olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu, tablonun iktidarın sınıfsal ve siyasal tercihlerinin sonucu olduğunu söyledi.
Çerkezoğlu, şöyle konuştu:
“Bu yaşadığımız tablonun, bu geçinememe probleminin, bu açlığın, yoksulluğun ve işsizliğin tesadüf olmadığını, ülkeyi yöneten iktidarın bakanlarının, bürokratlarının beceriksizliğinin olmadığını bilmemiz lazım. Bu yaşadığımız olumsuz tablo, bu kara tablo ülkeyi yöneten iktidarın sınıfsal ve siyasal tercihlerinin sonucudur. Yani altını kalın kalın çizelim ki ülke fakir olduğu için değil adaletsiz olduğu için biz geçinemiyoruz. Ülkemiz fakir olduğu için değil adaletin terazisi bozulduğu için geçinemiyoruz. Ülkede üretim olmadığı için değil ürettiğimiz değeri hakça paylaşmadığımız için, bu düzenin bütün çarkları yoksuldan alıp zengine, işçiden alıp patrona vermek üzerine döndüğü için geçinemiyoruz.”
Gelirde ve vergide adalet mücadelesinin yanı sıra ülkedeki politikaların ve düzenin değişmesi gerektiğini belirten Çerkezoğlu, “Gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet mücadelesi o nedenle bu ülkenin geleceğinin mücadelesidir” ifadelerini kullandı.
“BİR ASGARİ ÜCRETLİNİN 6 BİN YILDA KAZANACAĞI GELİRİ BİR AVUÇ İNSAN 4 AYDA ELDE EDEBİLİYOR”
Ülkedeki adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin iktidarın politikaları nedeniyle her geçen gün büyüdüğünü söyleyen Çerkezoğlu, gelir dağılımındaki eşitsizliğe ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Düşünün ki bir asgari ücretlinin 6 bin yıl hiç durmadan çalışarak elde edebileceği bir geliri bir avuç insan oturduğu yerde 4 ayda fonlanarak elde edebiliyor. Birbirlerine fonluyorlar, birbirlerini denetliyorlar ve bu adaletsiz düzeni devam ettiriyorlar. Tekrar tekrar söylüyoruz; bu ülkede üretim var, bu ülkede kaynak var, bu ülkede birikim var. Bunu adaletsiz bölüştüğümüz için milyonlar olarak her gün yoksullaşıyoruz ve bu adaletsiz düzeni değiştirmek için mücadelemizi hep birlikte büyütüyoruz.”
“2027 BÜTÇESİNDE İŞÇİLER, EMEKÇİLER YOK”
2027 yılı bütçesinin Meclis’e sunulduğunu hatırlatan Çerkezoğlu, bütçenin ülkede çalışan herkesin ürettiği toplam değeri ve alın terini temsil ettiğini belirtti. Bütçenin nasıl ve nerelerde kullanıldığının önemli olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, 2027 bütçesinde faiz ödemelerine ve sermayeye önemli kaynaklar ayrıldığını ifade etti.
Çerkezoğlu, “2027 yılı bütçesinde faize ödeme var, bir de sermayenin talepleri var, sermayenin istekleri var ama 2027 bütçesinde işçiler yok, emekçiler yok, emekliler yok, kadınlar, gençler, çocuklarımız yok. İşte bunu değiştirmek için mücadele veriyoruz” dedi.
“BÜTÜN ÜCRETLER YÜKSELTİLMELİDİR”
Türkiye’de üretilen toplam değerin 86 milyon insanın insanca yaşaması için yeterli olduğunu savunan Çerkezoğlu, bunun için kaynakların adaletli paylaşılması gerektiğini söyledi.
Gelirde adalet taleplerini sıralayan Çerkezoğlu, asgari ücret başta olmak üzere bütün ücretlerin derhal artırılması gerektiğini belirtti.
Çerkezoğlu, “Bir ortalama ücret haline gelen asgari ücret bugün artık 21 bin liralara düşmüş ise ortalama ücret artık Türkiye’de açlık sınırının bile çok çok altındaysa, bırakalım yoksulluk sınırını; evet bütün ücretler yükseltilmelidir ve evet gelirde adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“DÜNYANIN EN ADALETSİZ VERGİ SİSTEMİ TÜRKİYE’DE”
Vergi sisteminde adalet istediklerini vurgulayan Çerkezoğlu, işçi ve emekçilerin ücretlerini almadan vergi ödediğini, sermayenin ise istediği zaman ve istediği miktarda vergi ödediğini söyledi.
Çerkezoğlu, “Biz vergide adalet istiyoruz çünkü dünyanın en adaletsiz vergi sistemi Türkiye’de. Biz işçiler, emekçiler daha ücretimizi almadan peşin peşin vergi öderken bu ülkede sermaye canı istediği zaman, canı istediği kadar vergi ödüyor. O nedenle anayasamızda yazdığı gibi az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan acil bir vergi sistemi istiyoruz” diye konuştu.
“EMEKLİLİKTE ADALET BİR ONUR MÜCADELESİDİR”
Emeklilerin yaşadığı sorunlara da değinen Çerkezoğlu, mevcut politikaların ve tercihlerin en ağır bedelini emeklilerin ödediğini belirtti. Milyonlarca emeklinin asgari ücretin bile altında gelirle yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Çerkezoğlu, her üç emekliden ikisinin çalıştığını ya da iş aradığını söyledi.
Çerkezoğlu, şöyle konuştu:
“Düşünün ki bir ülkede milyonlarca emekli 23 bin liraya mahkum edilmişse, bir ülkede her üç emekliden ikisi ya çalışıyor ya da iş arıyorsa, 70 ile 80’li yaşlarını süren insanlar inşaat iskelelerinde çalışmak zorunda olduğu için can veriyorsa emeklilikte adalet ve insanca yaşam mücadelesi bir onur mücadelesidir aynı zamanda. Kademeli emeklilik bekleyenlerin, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının taleplerinin karşılanmasını ve emeklilikte insanca yaşayacak bir ücret istiyoruz.”
“DEMOKRASİ İŞÇİNİN EKMEĞİDİR”
DİSK olarak demokrasi talebini gelir ve vergide adalet mücadelesinin bir parçası olarak gördüklerini belirten Çerkezoğlu, demokrasinin işçilerin hakları ve yaşam koşulları açısından önem taşıdığını söyledi.
Çerkezoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Demokrasi işçinin ekmeğidir, demokrasi yoksa ekmek de yoktur. 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde emekçiler olarak, işçiler olarak, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak yüzyıllık Cumhuriyet tarihinde milli gelirden aldığımız pay sadece iki dönemde düşük düzeyde: Birincisi 12 Eylül askeri darbesi koşullarıdır. İkincisi ise 2018 yılı sonrası Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında kurulan yeni düzendir. O nedenle demokrasi yoksa ekmek de yoktur.
“Demokrasi derken de 5 yılda bir gidip de sandıkta oy kullanmayı anlamıyoruz sadece. Demokrasi hayatın her anında ve her alanında, başta işçiler olmak üzere söz ve karar sahibi olmak demektir. Biz işçilerin söz ve karar sahibi olmasının biricik yolu da sendikalı olmak ve örgütlü olmaktır.”
“SEÇTİĞİMİZ BELEDİYE BAŞKANLARININ YERİNE KAYYUM ATANMAMALI”
Demokrasinin temel kurum ve kurallarının işlemesi gerektiğini dile getiren Çerkezoğlu, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkılması çağrısında bulundu.
Çerkezoğlu, “Seçme ve seçilme hakkımıza sahip çıkıyoruz. Seçtiğimiz belediye başkanlarının yerine kayyum atanmaması gerektiğini söylüyoruz. İfade özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, seçme ve seçilme hakkımıza sahip çıkıyoruz. Demokrasinin işlemediği bir düzende işçiler olarak bizim de hiçbir hakkımızın, başta kıdem tazminatı olmak üzere hiçbir hakkımızın güvencesi yoktur. O nedenle demokrasi işçinin ekmeğidir ve biz demokrasi istiyoruz” diye konuştu.
“BİZ VARSAK UMUT VAR”
Gelirde, vergide ve ülkede adalet için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Çerkezoğlu, birlikte ve kardeşçe yaşama, barış, adalet, özgürlük ve eşitlik taleplerini dile getirdi.
Çerkezoğlu, “Gelirde, vergide, ülkede adalet için; bu ülkede, bu topraklarda hep birlikte yan yana kardeşçe yaşamak için, barış için, kardeşlik için, adalet için, özgürlük için, eşitlik için bu mücadeleyi, bu yürüyüşü hep birlikte büyütüyoruz” dedi.
İçinden geçilen sürecin zorluklarına rağmen DİSK’in mücadeleye devam edeceğini vurgulayan Çerkezoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu mücadelede asla mutsuzluğa kapılmak yok. Yan yana, omuz omuza bu mücadeleyi büyütüyoruz. Her zaman dediğimiz gibi; biz varsak umut var, biz yan yana isek umut var, DİSK varsa umut var. Umudu hep birlikte büyütüyoruz.”





