Yargıtay'dan işçiler için emsal niteliğinde bir karar geldi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten çıkarıldığı gün alelacele arabulucu masasına oturtulup imza alınan işçiler için emsal niteliğinde hukuki bir bariyere hükmetti.

İşçinin içinde bulunduğu baskı ve mağduriyet durumunun "irade sakatlığı" yaratacağına karar veren yüksek mahkeme, tazminat ve alacakları sıfırlamak için kullanılan jet yöntemlerin önünü resmen kapattı.

SGK Uzmanı İsa Karakaş'ın yazısına göre Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, son dönemde bazı işverenlerin bir "kalkan" gibi sıkça başvurduğu "işten çıkarmayla aynı gün ara bulucuya gitme" usulüne çok sert bir fren yaptırdı.

TUTANAK YARGITAY'A TAKILDI

Karakaş şunları yazdı

"Kamuoyunda "jet ara buluculuk" olarak tabir edilen, işçinin kapının önüne konulduğu an eline alelacele tutanak tutuşturulması yöntemi, yüksek mahkeme barajına takıldı.

Yargıtay, tarafların uyuşmazlığı hür iradeleriyle ve müzakere ederek çözmesini öngörüp vazedilen ara buluculuk müessesesinin, salt işçinin ileride dava açmasına mâni olmak amacıyla bir hile-i şeriyye gibi kullanılamayacağına hükmetti.

Bu emsal nitelikteki karar, "Kendi düşen ağlamaz" mantığının iş hukukunda sökmeyeceğini, işçinin zor durumda iken istifa ettirilerek alınan imzaların hukuken hükümsüz sayılacağını net bir şekilde ortaya koydu.

"Her şey bir fabrikada, 6 yılı aşkın bir kıdemle üretim elemanı olarak çalışan bir işçinin, sağlık sorunları bahane edilerek iş akdinin feshedilmesiyle başladı. İşçi, ağır anksiyete ve depresif bozukluk tahtında tedavi görmekte, zihnini uyuşturan ağır ilaçlar kullanmaktaydı. Bilinci ve algıları zayıflamış, âdeta maruz kaldığı işlemleri idrak edemeyecek bir vaziyete düşmüştü.

İşveren yetkilileri, "denize düşen yılana sarılır" misali, işçinin bu ruhi rahatsızlığını ve paraya olan acil ihtiyacını fırsat bildi. İş sözleşmesinin feshedildiği gün, işçi apar topar şirketin sürekli teşrikimesai içinde olduğu kadrolu bir ara bulucunun ofisine götürüldü. Kendisine tüm alacaklarının ödeneceği vaat edilerek önüne konulan kâğıtlar alelacele imzalatıldı.

Peki, karşılığında ne verildi? Koca bir hiç! 6 yıllık emeğin karşılığı olarak işçiye, aylık ücretinin çok altında, komik bir rakam olan net 156.058,70 TL reva görüldü. Üstelik aynı fabrikada sadece 3 yıllık kıdemi olan başka bir işçiye dahi 162.000 TL ödenmişken!

İBB'ye büyük operasyon! Üst düzey isimler dahil 10'larca gözaltı
İBB'ye büyük operasyon! Üst düzey isimler dahil 10'larca gözaltı
İçeriği Görüntüle

İşte tam bu noktada hukuk literatüründeki "gabin", yani haksız yararlanma olgusu tüm çıplaklığıyla tecelli etti. İşçi, durumu idrak edince bu adaletsizliğe boyun eğmedi ve hukuk mücadelesi başlattı.

İŞ MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU

"İş Mahkemesi’nin önüne gelen bu ihtilafta, adaletin terazisi hemen işçiden yana tarttı. Mahkeme, şu tarihi tespitlerle hüküm kurdu:

Düşünme Süresi Verilmedi: İşçinin işten çıkarıldığı tarih ile ara buluculuk masasına oturtulup imza alındığı tarih aynı gündür. İşçiye tefekkür edebilmesi için kâfi bir süre tanınmamıştır.

Talep İşverenden Çıktı: Arabuluculuk sürecinin işçinin kendi rızası ve talebiyle başladığına dair dosyada hiçbir delil yoktur.

Makul Yarar Kriteri Çiğnendi: İş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma (ikale) mahiyetinde sonlandırılması için işçiye yasal haklarının ötesinde "makul bir yarar" (ek menfaat) sağlanması şarttır. Aynı iş yerinde daha az kıdemi olan başka işçiye daha fazla ödeme yapılması, davacının iradesinin fesada uğratıldığının en bariz delilidir.

Bu amir gerekçelerle ilk derece mahkemesi, dayatmayla imzalatılan ihtiyarî ara buluculuk tutanaklarının geçersizliğine hükmetti.

İşveren vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, bu başvuruyu esastan reddederek yerel mahkemenin kararını onadı.

SON NOKTAYI YARGITAY KOYDU

"İşveren şansını bu kez temyiz yolunda denedi ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını usul, kanun ve ispat kurallarına tamamen olumlu bularak onayladı. Böylece "jet ara buluculuk" formülü hukuken külliyen çökmüş oldu.

Böylece yangından mal kaçırır gibi ara bulucuda işçiden imza alıp “Mahkemeyi kapattım, işçinin elini kolunu bağladım” diye sevinmek, aslında işverenin kendi ayağına sıkmasından başka bir şey değildir. Keza çalışanların tazminat ve işçilik alacakları hiçbir usulsüz tutanakla gasp edilemez!"