Emekli ikramiyesi daha cebe girmeden erirken Bilal Erdoğan’ın emeklileri ‘tembellikle’ suçlamasına sokaktan tepki geldi. Emekli Mehmet Can Karaca ‘‘80 yaşındayım, karnımı doyurmak için hâlâ iş arıyorum’’ ifadesini kullandı.
Milyonlarca emeklinin bayram ikramiyeleri, "en az asgari ücret düzeyine çıkarılsın" taleplerine kulak tıkanarak yine 4 bin TL olarak hesaplara yatırılmaya başladı.
Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, fahiş kira ve gıda fiyatları altında ezilen emekliler, bu bayramı da açlık sınırının altında, derin bir yoksullukla karşılayacak. Geçen yıla göre artış yapılmayan ve ayın 22’sine kadar kademeli olarak yatırılacak olan ikramiyeler, daha cebe girmeden borçlara ve faturalara gidecek.
Emeklinin tek gündemi hayatta kalma ve geçim savaşıyken iktidardan sokaktaki gerçeklere aykırı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, EYT’liler ve erken emekli olanlar için "Başka yerde adam 60-65 yaşında çalışıyor, Amerika’nın gavuru 70 yaşında masalara servis yapıyor" sözleriyle milyonları ‘tembellik’le suçladı. Ancak gerçek çok daha farklı. 80 yaşında iş arayanlar, 70 yaşında günde 14 saat çalışanlar, 55 yaşında kapı kapı gezip yaş engeline takılanlar...

BİSKÜVİYLE DOYUYORUZ
BirGün'den Meral Danyıldız; emeklilerin yaşadıkları krizin nabzını tutmak için İstanbul Çekmeköy’deki emekli kahvelerini gezdi. Danyıldız'ın konuya ilişkin şunları söyledi: Pek çoğu, sosyalleşebilecek bir bütçesi ya da evde yakacak doğalgaz parası olmadığı için günün çoğunluğunu buralarda geçiriyor. En büyük lüksleri, veresiye yazdırdıkları bir bardak çay eşliğinde iki satır sohbet etmek.
İlk olarak konuştuğumuz 80 yaşındaki emekli Mehmet Can Karaca, elindeki bisküvi paketini göstererek başlıyor anlatmaya: "Aç adam karnını neyle doyurur? Yemekle. Biz karnımızı bisküviyle doyuruyoruz. Emekliler artık ölü, ayakta gezen birer hayalet gibi. Bizi diri diri gömdüler. Bir ev kirası 35-40 bin lira olmuş. Çadır kursak çadırımızı da söküp atıyorlar."
Bilal Erdoğan’ın sözlerine tepki gösteren Karaca, "Kendilerini bir an olsun bizim yerimize koysunlar. 80 yaşındayım ben, bu yaşta hâlâ çalışmak için iş arıyorum, bulamıyorum. Niye arıyorum? Çünkü karnım doymuyor” şeklinde konuşuyor.
HAYALİM DİNLENMEKTİ
Dursun Yıldız ise 70 yaşına gelmesine rağmen durup dinlenmeden çalışmak zorunda bırakılan yüz binlerce emekliden sadece biri. Turizm sektöründe mesaiye devam eden Yıldız, "Hayalim emekli olduktan sonra köyüme gitmek, torunlarımla gezmek, insanca yiyip içmekti. Ama hâlâ çalışıyorum. 70 yaşındayım, haftanın beş günü sabahın altısında yollara düşüyorum, akşam sekizde servisle eve dönüyorum. Bu bize yapılan bir zulümdür, işkencedir” ifadelerini kullanıyor. "Çalışmak zorundayım çünkü 20 bin lira maaşla ne yapacağım? İnsanca bir ücret alsam bu yaşta çalışır mıyım" diyen Yıldız, bayram ikramiyesine de değiniyor: “Maaş zaten cebime bile girmiyor. Bankaya yattığı an faturalara, otomatik ödemelere kesiliyor, parayı görmüyorum bile. Bayram ikramiyesi dedikleri 4 bin TL yatacak. O da benim elime geçmez, torunlara harçlık verir bayramı atlatmaya çalışırım. İki kilo meyve olmuş bin lira, bu para neye yetsin?"
KÖŞE BUCAK SAKLANIYORUZ
Sefalet ücreti, emeklileri en yakınlarına karşı bile mahcup ediyor. 55 yaşındaki Tekin Aras, 4 bin liralık ikramiyeyle bugün dört kişilik bir ailenin dışarıda bir öğün yemek bile yiyemeyeceğini vurguluyor. Yaştan dolayı işe alınmadığını belirten Aras, "Bayramda çocuklar, torunlar el öpmeye geldiğinde köşe bucak saklanıyoruz. 4 bin lira dedikleri para, bir arabanın tek depo mazotunu bile doldurmuyor" diyerek tepkisini dile getiriyor.
Bir diğer emekli Mehmet Gökdemir de aynı mahcubiyeti ve çaresizliği yaşıyor: "Ölmüş bir insan ne kadar yaşayabilirse öyle yaşıyoruz. Aldığımız parayla toruna bile harçlık veremezken biz nasıl yaşayalım? 22 bin lira maaş alıyorum; çocuğum okula gidiyor, torunlarım var. Bayram geldiği zaman torunuma bir bayramlık alamadığım, eline üç kuruş harçlık koyamadığım için yerin dibine geçiyorum, mahcup oluyorum."
İŞE DÖNMEK MECBURİ
Ülkede emekli aylığı ile geçinen neredeyse 17 milyon yurttaş bulunuyor. En düşük emekli aylığı 20 bin liralık sefalet düzeyinde kalırken AKP iktidarından yazboz tahtasına dönen sosyal güvenlik sistemi de milyonları mağdur etmeye devam ediyor. Aylık bağlama oranlarındaki değişiklikler ile çalışma çağında en düşük ücretler mahkûm edilenler de kök aylıklarının düşüklüğü nedeniyle dipte eşitlenen emeklilerin sayısı 5,5 milyona ulaştı. SGK istatistiklerine göre Şubat 2026 itibarıyla ülkede 2 milyon 130 bin 20 emekli, kayıtlı istihdamda. Bu sayı, 2020’de 747 bin civarındaydı. 6 yılda kayıtlı çalışan emekli sayısındaki artış yüzde 185’i aştı. Forum Enstitüsü’nün Emekli Yoksulluğu raporu da dinlenme çağında çalışanların yüzde 89,4’ünün geçim yüzünden işe döndüğünü ortaya koymuştu. Rapora göre çalışma çağında kayıtdışılığa mecbur bırakılan emeklilerin yüzde 96’sı, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz halde.





