Hilal Solmaz / Baba Ocağı
Türk tiyatrosunun en prestijli ve uzun soluklu ödüllerinden Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, 7 Mayıs akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle 28. kez sahiplerini buldu. Sanat ve iş dünyasını bir araya getiren gecede, tiyatro sezonunun öne çıkan yapımları ve sanatçıları 17 dalda ödüllendirildi. Törenin sunuculuğunu Demet Evgar ile Atılgan Gümüş üstlenirken, gece boyunca ocak ayında yaşamını yitiren tiyatro duayeni Haldun Dormen anıldı.
Bu yılın töreni, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin fikir babası olan Haldun Dormen’in yokluğunda ilk kez gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Demet Evgar, Dormen’in 12 yaşındayken Afife Jale’nin ölüm haberini okuduğunu ve o gün “Bir gün bu kadın için bir şey yapacağım” dediğini anlattı. Evgar, “Bu ülkede bizler Afife’den bu kadar haberdarsak zannediyorum en çok da 12 yaşındaki Haldun sayesinde” ifadelerini kullandı.
Atılgan Gümüş ise Haldun Dormen’in yurtdışında çalışma fırsatlarını geri çevirerek Türkiye’ye dönmesini hatırlatarak, “Birlikte bir şey yapmanın gücünü Haldun Dormen’den öğrendik” dedi.
Gece boyunca Dormen Tiyatrosu oyuncuları ve emektarları sahnedeydi. Haldun Dormen’in hafızalara kazınan müzikallerinden parçalar canlı orkestrayla seslendirilirken, Dormen’in öğrencileri ve yol arkadaşları duygu dolu konuşmalar yaptı. Sunucular ayrıca bu yıl ödüllerin Dormen Tiyatrosu oyuncuları ve emektarları tarafından takdim edilmesinin özel bir tercih olduğunu belirtti. Demet Evgar, “Haldun Hoca bize sadece hocalık yapmadı, yol arkadaşlığı yaptı” dedi.
Törende Afife Ödülleri sistemine ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Yalnızca İstanbul’da en az 10 kez sahnelenen ve sisteme eksiksiz başvurusu yapılan yapımların değerlendirmeye alınabildiği belirtilirken, bu sezon 268 oyunun izlendiği ancak teknik kriterler nedeniyle 183 yapımın değerlendirmeye dahil edildiği açıklandı.
“KOLEKTİF ÜRETİMİN ÖNE ÇIKTIĞI BİR SEZONDU”
Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Jüri Başkanı Prof. Dr. Aslı Yılmaz da gecede yaptığı konuşmada bu sezonun üretim çeşitliliği açısından dikkat çekici olduğunu belirtti. Yılmaz, farklı anlatım biçimlerinin ve kolektif yaratım süreçlerinin öne çıktığını söyledi.
“Bu sezon sahneye taşınan her yapımın, aday olsun ya da olmasın, tiyatromuz adına önemli bir değer yarattığına inanıyoruz” diyen Yılmaz, Haldun Dormen’in tiyatroya duyduğu tutkuyu yaşatmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.
ÖZEL ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü Şahika Tekand’a verildi. Oyun yazarlarına verilen Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nü “Lucy” adlı oyunuyla Aslı Ceren Bozatlı aldı. Haldun Dormen Özel Ödülü “Konken Partisi” ile Tiyatrokare’ye verilirken, Yapı Kredi Özel Ödülü Prof. Dr. Merih Tangün’e takdim edildi. Bu yıl ilk kez verilen Afife Onur Ödülü ise Yakup Çartık’ın oldu.
Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nü alan Aslı Ceren Bozatlı, konuşmasında tiyatro üretiminin kolektif doğasına dikkat çekti. “Lucy’nin değerli ekibiyle araştırmalar, doğaçlamalar ve birlikte kurduğumuz süreç bu ödülün gerçek sahibi” diyen Bozatlı, oyunun merkezindeki şiddet temasına da değinerek şöyle konuştu:
“Lucy’de başka bir canlının tahakküm altına alınmasını anlatıyoruz. Hayvanlara yönelik şiddetle diğer tüm şiddet biçimleri arasında güçlü bir bağ olduğuna inanıyorum. Bu mücadeleyi birlikte büyütmek çok önemli.”
Demet Evgar ise Bozatlı’nın konuşmasının ardından “Kuralları çok iyi bilenler bozabilir. Şu anda yaşadığımız birçok sıkıntı, kuralları hiç bilmeyenlerin bozmaya çalışmasıyla oluyor” diyerek genç yazarı kutladı.
“INSTAGRAM TAKİPÇİLERİMİZİN DEĞİL EMEĞİMİZİN KONUŞULDUĞU BİR TİYATRO”
Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı ödülünü “Vanya Dayı” oyunundaki performansıyla Doğa Yiğit aldı. Uzun süre alkışlanan konuşmasında genç oyuncuların görünmez emeklerine dikkat çeken Yiğit, “Hepimiz birer nokta oluşturuyoruz. O yüzden aday arkadaşlarımı da aday olmayan bütün genç meslektaşlarımı da tebrik ediyorum” dedi.
Yiğit konuşmasının sonunda ise salondan büyük alkış alan şu sözleri söyledi:
“Gerçekten yürekten seviyorum bu işi. Yapmaya devam edebilmek istiyorum bütün koşullara rağmen. Tek istediğim, Instagram’daki takipçi sayılarımızın değil, bu işe verdiğimiz emeğin konuşulduğu bir tiyatro ortamı.”
“TİYATROLAR ASLA KAPANMAYACAK”
Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen de gecenin en duygusal konuşmalarından birine imza attı. Babasının tiyatroya olan inancını anlatan Dormen, “Tiyatrolar kapanacak diyenlere hep ‘Siz öyle zannedin, tiyatrolar asla kapanmayacak’ derdi. Bugün bu salon, dolup taşan sahneler ve tiyatroya koşan gençler onun ne kadar haklı olduğunu gösteriyor” dedi.
Ömer Dormen ayrıca Haldun Dormen Tiyatro Bursu’nun büyütülerek devam edeceğini ve başarılı tiyatro öğrencilerine yeni burs destekleri sağlanacağını açıkladı.
Haldun Dormen Özel Ödülü’nü “Konken Partisi” ile alan Nedim Saban ise konuşmasında Haldun Dormen’in kendisine yıllar önce söylediği “Yaparsın şekerim” sözünü hatırlattı. Saban, “Kendimle alay edemediğim zamanlarda onun cümlelerine sığındım” diyerek ustasını andı.
Gecede verilen ödüller kadar tiyatro emekçilerinin dayanışması, genç sanatçılara yapılan vurgu ve Haldun Dormen’e duyulan vefa duygusu da geceye damgasını vurdu.
“PRİMA FACİE” VE KADINLARIN SESİ”
Bursa Bursa Nilüfer Kent Tiyatrosu yapımı Prima Facie oyunundaki performansıyla Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödülünü alan Rabia Zehra Şafak, konuşmasında tiyatronun yalnızca sahnede değil, hayatın içinde de bir mücadele alanı olduğunu vurguladı. Şafak, “Bu ödül yalnızca bireysel bir başarı değil, birlikte üretmenin sonucu” diyerek ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Ayrıca kadın hikâyelerinin sahnede daha görünür olmasının önemine dikkat çekti.
AFİFE GECESİNDE ALKIŞ KADAR İTİRAZ DA VARDI
Gecenin öne çıkan anlarından biri de ödül alan sanatçıların sahnedeki konuşmaları oldu. Yardımcı rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu ödülünü “Gonzago’nun Öldürülüşü” oyunundaki performansıyla alan Hakan Kargidanoğlu, özel tiyatroların içinde bulunduğu ekonomik koşullara dikkat çekerek, “Türkiye’de özel tiyatrolarla tiyatro yapabilmek artık bir mucize. Afişten kostüme, ışık tasarımından stajyerlere kadar herkes bu mucizenin bir parçası” dedi. Kargidanoğlu ayrıca yönetmen Kemal Aydoğan’a teşekkür ederek, “Bugün burada oyunculuk yapıyorsam Kemal Aydoğan sayesindedir” ifadelerini kullandı.
ÖDÜLÜ CAN ATALAY'A ADADI
Yardımcı rolde yılın en başarılı kadın oyuncusu ödülünü “Pavyon” oyunundaki rolüyle alan Pınar Yıldırım ise konuşmasında tiyatro emekçilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlattı. Yapı Kredi’den telefon geldiğinde önce kredi borcu nedeniyle arandığını düşündüğünü söyleyen Yıldırım, “Türkiye tiyatrosu gerçekten böyle bir durumda. Pek çok tiyatro oyuncusu başka işlerde çalışmak zorunda kalıyor” dedi. Konuşmasının devamında dayanışma vurgusu yapan Yıldırım, “Bazen ne kadar kalabalık olduğumuzu unutuyoruz. Soma’yı, Gezi’yi, Çorlu’yu, adalet arayanları unutmamak gerekiyor” diyerek Can Atalay’ı da andı.
“BENİM ADIM BARIŞ, ARTIK ÖDÜLLÜ BARIŞ”
Moda Sahnesi yapımı “Gonzago’nun Öldürülüşü” oyunundaki performansıyla Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu ödülünü alan Barış, konuşmasına “Benim adım Barış. Artık ödüllü Barış. Umudum da barış” sözleriyle başladı. Tiyatronun daha adil ve özgür bir dünya kurabileceğine inandığını söyleyen oyuncu, “Bütün renklerimizle bir arada var olabildiğimiz zaman bu dünyanın yaşanabilir olduğunu düşünüyorum” dedi. Konuşmasının sonunda ise tiyatro üretimindeki kadın emeğine dikkat çekerek annesine teşekkür etti: “Ben onun gülüşünde saklıyım. Artık aramızda değil ama anneme çok teşekkür etmek istiyorum.”
AFİFE SAHNESİNDE YAŞAR KEMAL'E SELAM, TİYATRO EMEKÇİLERİNE DAYANIŞMA
CAS Tiyatro’dan Arzu Gamze Kılınç da “Filler ve Karıncalar” ile Yılın En Başarılı Yönetmeni ödülünü aldı. Sahneye çıktığında bunun kariyerindeki ilk ödül olduğunu söyleyen Kılınç, uzun yıllardır tiyatro yapmasına rağmen ilk kez böyle bir ödüle layık görülmenin kendisi için büyük anlam taşıdığını anlattı.
Tiyatronun kolektif ruhuna vurgu yapan Arzu Gamze Kılınç, sahnedeki üretimin yalnızca yönetmene ait olmadığını belirterek dekor ekibinden ışık tasarımcılarına kadar herkesin aynı emeğin parçası olduğunu söyledi. Özellikle bağımsız tiyatroların ayakta kalma mücadelesinin öne çıktığı gecede, tiyatro emekçileri arasındaki dayanışma sık sık alkışlarla karşılandı.
Konuşmasının devamında “Filler ve Karıncalar”ın çıkış noktasına değinen Kılınç, Yaşar Kemal’e özel bir teşekkür etti:
“Asıl teşekkür etmek istediğim çok büyük bir yazar. Yaşar Kemal’e bu eseri bize kazandırdığı için çok teşekkür ediyorum. Yaşar Kemal’in bütün ailesine de ayrıca teşekkür ediyorum. Bu romanı sahneye uyarlamamıza izin verdikleri için minnettarız.”
Kılınç ayrıca oyun ekibine ve sahne arkadaşlarına da teşekkür ederek, “Oyuncu arkadaşlarım harika performanslar gösterdiler, çok eğlendik. İyi ki yönetmen olarak sahnedeyim”
Ödül töreni, Nazım Hikmet’in yazdığı, Cemal Reşit Rey’in bestelediği ve Haldun Dormen’in sahnelediği Lüküs Hayatşarkısının tüm ödül sahipleri tarafından birlikte söylenmesiyle sona erdi.