Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri” bültenini bu ay başında yayımladı. Verilere göre, sinema seyircisi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 azalışla 27 milyon 657 bin 591 kişi olarak kayıtlara geçti. Yerli film seyirci sayısı yüzde 18.3 gerileyerek 15 milyon 96 bin 336, yabancı film seyirci sayısı yüzde 10.7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 olarak hesaplandı. Bu verilerin açıklanmasından iki hafta sonra AKP iktidarı yeni bir adım attı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile sinema sektöründe yeni bir “indirim uygulaması” başlatıldığı duyuruldu.

‘FİLM ÖZEL BİLETİ’

Tuba Ayşe Özgür: Kırık Yansımalar bir cevap değil, soru kitabı
Tuba Ayşe Özgür: Kırık Yansımalar bir cevap değil, soru kitabı
İçeriği Görüntüle

Yayımlanan yönetmeliğe göre, öğrenciler, halk günü uygulamalarından yararlanan izleyiciler, belirli yaş gruplarındaki kişiler ve kamu meslek gruplarına yönelik biletlerde tam bilet ücreti üzerinden “en fazla yüzde 40 indirim” yapılabilecek. Engelliler, şehit yakınları ve gaziler için sunulan biletlerde ise “indirim yüzde 50’ye kadar” uygulanabilecek. Aynı oran sabah seansları ile kurum ve izleyici özel biletleri için de geçerli olacak. İnternet üzerinden satın alınan sinema biletlerinde mevcut indirimlerin yanı sıra yüzde 10’a kadar ek indirim uygulanabilecek.

Yönetmelikte en yeni uygulama “film özel bileti”. Buna göre film yapımcıları ile gerçek veya tüzel kişiler arasında yapılacak sözleşmeler çerçevesinde belirli yapımlar için “film özel bileti” satışı yapılabilecek. Uygulama özelinde tam bilet fiyatı üzerinden yüzde 70’i geçmeyecek şekilde indirim yapılabilecek.

‘TİCARİ ARABULUCULUK’

-Kültür ve Turizm Bakanlığı her ne kadar sosyal medya hesaplarından “Sinemada yüzde 70 indirim!” başlığıyla duyursa da yönetmeliğin ucu açık, indirim oranı sabitlemesi yok, bilet fiyatı sabitlemesi yok. Görüşlerini aldığımız sinema eleştirmenleri Banu Bozdemir ve Ümit Güçlü, maddelerin kapalı olduğunu dile getiriyor.

“Satır araları dikkatle okunduğunda, indirimin sıradan sinemaseverin cebine doğrudan yansımayacağı, aksine teknik bir illüzyondan ibaret olduğu açıkça görülüyor” diyen Güçlü, şöyle devam ediyor: “‘Yüzde 70 indirim’ hakkı, gişeye giden her vatandaşa sunulan genel bir tarife değil; yeni tanımlanan ‘film özel bileti’ kategorisine sağlanan bir üst sınır. İndirim, tamamen sinema salonu ile yapımcı veya dağıtımcı arasında yapılacak ticari sözleşmelere bağlı. Yarın en yakın sinemaya gittiğinizde, vizyondaki popüler bir filme otomatik olarak yüzde 70 indirimli bilet almanız hukuken ve fiilen mümkün değil. Burada sormamız gereken asıl soru şu: Düzenleme gerçekten seyirciyi korumaya yönelik sosyal bir hamle mi, yoksa sektör içindeki kurumsal promosyonları ve toplu bilet satışlarını yasallaştıran teknik bir ticaret formülü mü?”

Halkın doğrudan yararlandığı öğrenci ve “halk günü” indirimlerine yüzde 40 gibi katı bir üst sınır getirilmesini de seyircinin fiilen yararlandığı hakları artırmaktan öte mevcut indirim alanlarını daralttığını belirten Güçlü, “Karşımızda seyirciye ucuz sinema vaat eden bir reform değil, tıkanan sinema endüstrisini kurumsal şirketlerin toplu bilet alımlarıyla fonlamayı amaçlayan ticari bir arabuluculuk metni duruyor” ifadelerini kullanıyor.

‘HERKES YARARLANAMAZ’

Bozdemir, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kültür politikalarının sonucu gibi geliyor” diyor ve ekliyor: “Kültür politikaları bugüne kadar ellerinde tutabildikleri bir alan değildi, şimdilerde ‘halk için sanat’ anlayışına sahip çıktıkları bir Kültür Yolu Festivali ağı yaratıyorlar. Bu düzenleme, sinema seyircisini revize etme durumu. İndirimli günlerde nispeten seyirci gidiyor, bunu genele yayma amacı var ama maddeler çok açık değil. Özel indirimli bilet ne demek, buna ulaşabilmek için ne yapmalı, maddeler kapalı. Bu indirimler hangi filmlere, devlet destekli yapımlar mı, bağımsız yapımlar mı? Pratikte görmek gerek, herkesin yararlanabileceği bir uygulama değil."