Üniversite mezunu olmalarına rağmen iş bulamayan gençler aile evine dönmek zorunda kalıyor. 6,5 milyonu aşan “ev gençleri”, ekonomik sıkıntıların sosyal hayatlarını ve gelecek hayallerini de ellerinden aldığını söylüyor.
"GELECEĞE DAİR HAYALLERİM YOK"
T24'ten Berfin Özcan'ın haberine göre; ne eğitimde ne istihdamda yer alan ve literatürde "NEET" (Not in Education, Employment or Training) olarak tanımlanan "ev gençleri"nin sayısı Türkiye'de 6,5 milyonu aştı. En basit ihtiyaçlarını karşılamak için bile ailesinden destek almak zorunda kaldıklarını ifade eden gençler, “Şu an aile evinde yediğim yemek bile bana çokmuş gibi geliyor” dedi. Geleceğe dair umutlarının kalmadığını dile getiren gençler, “Sosyal yaşantım ve geleceğe dair hayallerim yok sadece yaşamaya çalışıyorum” diye konuştu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15-24 yaş grubundaki gençlerde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı yüzde 23,3 oldu. Bu oran, Türkiye'de her dört gençten birinin ne eğitim hayatında ne iş hayatında yer almadığını ortaya koyuyor.
Yaş aralığı 15-29'a çıkarıldığında bu oran daha da artıyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 15-29 yaş grubunda ev genci oranı ortalama yüzde 11 seviyelerindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 35,6'ya ulaşıyor.
Dört duvar arasına sıkışan gençler; yalnızca işsizlikle değil, ruhsal bir tükenmişlikle de baş başa kalıyor. Gençler, derin bir ümitsizlik ve ağır maddi sıkıntılarla mücadele ediyor. Kimi, yaşanan çaresizlik yüzünden özgüvenini yitirip kendini başarısız hissediyor, kimi kısıtlı imkanlarla dahi olsa sosyalleştiği anlarda bile suçluluk ve vicdan azabı duyuyor.
"YEDİĞİM YEMEK BİLE BANA ÇOKMUŞ GİBİ GELİYOR"
Duygu Yetim Ankara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2025 yılında mezun oldu. Staj yaparken başladığı çalışma hayatına iş yerinde karşılaştığı sorunlar ve ağır iş gücüne karşı emeklerinin karşılıksız kalması sonucunda son vermek zorunda kaldı. Yetim ‘ev genci’ olmayı şu sözlerle anlattı:
"Yeni mezun olmuş, genç insanlara joker eleman gözüyle bakılıyor. Tüm işleri senin yapmanı bekliyorlar. Tüm bunlara rağmen emeğinin karşılığını alamıyorsun. Bu sebeplerle işimden ayrıldım. Şu an aile evindeyim. Bu süreçte ekonomik sebeplerle hiç sosyalleşemiyorum. En son ne zaman kahve içmeye çıktım hatırlamıyorum. Kendim için alışveriş bile yapmıyorum. Maddi kaygılardan dolayı dışarı çağrıldığımda üzülüyorum. Şu an aile evinde yediğim yemek bile bana çokmuş gibi geliyor."
"BU SÜREÇ BENİ ÇOK KÖTÜ ETKİLEDİ"
Aslı Coşkun 24 yaşında, Ankara Üniversitesi Tarih bölümünden bölüm üçüncüsü olarak mezun oldu ve kendi alanında iş bulamadı. Coşkun, mezun olduktan sonraki iş arama sürecine yönelik, "Birçok yere iş görüşmesine gittim. Gittiğim bir kurumda her konuda anlaştık fakat konu maaşa gelince süreç beklediğim gibi ilerlemedi. İlk sene ücretsiz çalışırsın, ikinci sene asgari ücret veririz, üçüncü sene ise bakarız denildi. Sigortanın bahsi bile açılmadı. Çok uzun bir süre iş aradım ve bulamadım. Bu süreç beni çok kötü etkiledi. Kendimi bir yere gelebilecek biri olarak görüyordum ama sistem bana kendimi başarısız hissettirdi” diye konuştu.
Aile evinde yaşamaya başladıktan sonra ev işlerinin büyük çoğunluğunu kendisinin yapmak zorunda olduğunu dile getiren Coşkun, “Bu süreçte ailemle beraber yaşadığım için bazı sorumluluklarım oluyor. Kadınsan ve çalışmıyorsan ev genci ile ev hanımı arasında bir yere konumlanıyorsun. Arkadaşlarımla parkta veya daha düşük bütçeli aktiviteler yapabilecek şekilde buluşabiliyoruz" dedi.
Pervin Özcan, 28 yaşında. Batman Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun ve sekiz yıldır ev genci olarak yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Ev genci olmanın birçok psikolojik zorluk barındırdığını ifade eden Özcan, psikolojik yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. Özcan yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
"BU DURUM PSİKOLOJİMİ BOZUYOR"
“2020'de Batman Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun oldum. Ardından açık öğretim Tıbbi Sekreterlik ve Yaşlı Bakımı okudum. Çocuk Gelişimi bölümünü bitirdiğim zaman iş aramaya başladım. Teklif edilen maaşlar o zamanki asgari ücretin bile altındaydı. Çok fazla çalışmaya asgari ücret bile vermiyorlardı. Bu yerlere girebilmek için torpil lazımdı. Kendi alanımda hak ettiğim maaşı veren bir iş bulamadım. Zincir marketlere başvuru yaptım fakat burada bile tanıdık gerekiyordu. Şu an ailemden destek alıyorum. Bu durum çok psikolojimi bozuyor, belli bir yaştan sora ailene bağlı kalmak istemiyorsun. İnsan bu süreçte psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyor. Geleceğe dair umudum kalmadı. Sosyal yaşantım yok yaşamaya çalışıyorum sadece.”
"AİLE EVİNDE KALMAK ÇOK ZOR"
Arda Ergin Trakya Üniversitesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümünü bitirdi. Ancak iş bulamadığı için şu an aile evinde yaşıyor. En basit ihtiyaçlarını karşılamak için bile ailesinden destek almak zorunda kaldığını ifade eden Ergin, "Şu an vaktimin çoğu evde geçiyor. Ailemden maddi destek almak çok zorluyor. Hiç para harcamamaya çalışsam bile sigara masrafım oluyor. Bunu bile ailemden istemek zorunda kalıyorum. Arada kız arkadaşım veya arkadaşlarımla görüşüyorum ama bu beni maddi olarak zorluyor. Ailemle sürekli maddiyat konusunda tartışma yaşıyoruz. Dışarı çıktığımda arkadaşlarımın yanında iyi hissediyorum ancak gün sonunda eve geri dönmek istemiyorum. İleride iş bulamadığım senaryoyu düşünmek istemiyorum. Aile evinde kalmak çok zor” ifadelerini kullandı.





