TBMM Genel Kurulu, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ'ın sağlık sorunları dolayısıyla başkanvekilliği görevinden istifa etmesinin ardından AK Parti Grubu tarafından başkanvekili seçilen Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Genel Kurul’daki ilk oturumunu yöneten Başkanvekili Beyazıt, oturumun açılışında 28'inci Dönem Beşinci Yasama Yılı'nın ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Sağlık sorunları nedeniyle görevini devraldığı Bekir Bozdağ’a geçmiş olsun dileklerini ileten Beyazıt, Bozdağ’ın başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ülkeye yaptığı hizmetler için teşekkür etti. Genel Kurul'un gündemine geçilmeden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TEMELLİ: "VURGUNLARLA, TALANLARLA ÖZDEŞLEŞMİŞ BİR SİYASET ANLAYIŞI VAR KARŞIMIZDA"
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "fon meselesi" üzerinden daha çok konuşulacağını belirterek, büyük bir vurgun ve soygundan bahsedildiğini, konunun üstünün örtülemeyeceğini ve geçiştirilemeyeceğini söyledi. Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öyle çuvala sığdırılacak, üstü örtülecek, geçiştirilecek bir şey olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu kadar kurum var, bu kadar kuruma rağmen böyle bir kriz ortaya çıkmışsa, böyle bir talan ortaya çıkmışsa gerçekten vahim bir durumla da karşı karşıyayız demektir. O yüzden, bu araştırma önergeleri ciddiye alınmalıdır, birçok parti bu konuda veriyor, ortaklaşılmalıdır, iktidar da bu meseleye sıcak bakmalıdır ki ne yapılması gerektiği konusunda, evet, gerçekten sağlıklı bir adım atılabilsin fakat böyle bir niyeti iktidarda görmüyoruz.
Neden görmüyoruz? Çünkü neredeyse -bu ilk değil, biliyorsunuz, bu fon vurgunu, son da olmayacak- böyle vurgunlarla, talanlarla özdeşleşmiş bir siyaset anlayışı var karşımızda, eğer olmasaydı bugüne kadar buna önlem alınırdı. Bu kadar kurum kurup da böyle bir kriz karşınıza çıkıyorsa o zaman dönüp kendinize bakmak zorundasınız. Öyle bir büyük vurgundan bahsediyoruz ki, bu rakamlara dönüp baktığımızda bu meseleyle ilgili aslında bir ciddiyetsizlik de karşımıza çıkıyor. Şimdi, adamın birisi kalkmış diyor ki: 'Adalet ve Kalkınma Partisi kimsesizlerin kimsesidir.' Bizim bildiğimiz Adalet ve Kalkınma Partisi olsa olsa sermayenin kimsesidir. Onun dışında kimseye sahip çıkmışlığını biz bugüne kadar görmedik"





