CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

13 Ekim Salı CHP Grup Toplantısı...

Kılıçdaroğlu toplantıda CHP'li belediye başkanlarına verdiği 7 maddeden oluşan ilkeleri hatırlattı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından satır başları...

Ankara'nın başkent oluşunun 103. yılı. Rahmetli Malatya milletvekili İsmet İnönü 10 Ekim 1923'te bir mazbata, o dönemin ifadeyi deyimiyle TBMM'ye veriyor. Meclis'in 2. oturumunda Ankara'nın başkent oluşu kabul ediyor. Hepimize kutlu olsun.

"Ankara burada dimdik ayakta" sloganına 'biliyorum' yanıtını verdi.

Geçen hafta Şırnak'taydım, İdil ve Cizre'ye gittik. Halkın Çözüm Süreci ile ilgili duyarlılığı var. Ama endişeleri de var. 'İnşallah bozulmaz, başarıya' diyorlar.

Bu olayın bitmesi için CHP olarak ta öteden beri katkı verdik, mücadele ettik, adres gösterdik.

Bir an önce bu sorun çözülsün, Türkiye huzura kavuşsun. Biz huzur içinde, birlikte, özgürce yaşamalıyız.

Biz bugün de gelecekte de bu ülkenin hayrı için, barışı için ne gerekiyorsa onu yapacağız. CHP'nin kalbi Doğu'da Güneydoğu'da atıyor. Bunu bilmenizi isteriz.

Medyada en ağır eleştirilerin hedefi olan biriyim. Ama ne olursa olsun hiçbir gazetecinin tutuklanmasını istemedim. Bugüne kadar ağzımdan 'gazeteci tutuklansın' diye bir cümle de çıkmadı.

Medyanın büyük ölçüde saygınlığını kaybettiğinin de farkındayım. Medyanın doğru haber vermediği, halkı yanılttığı için... Ben bunun da farkındayım. Güven kaybediyor böylece... Ama ne olursa olsun, hiçbir gazeteci tutuklanmamalı, ev hapsi bunlar için geçerli olmamalı. Eğer gazeteci tutuklanıyorsa orada demokrasi yara alıyor demektir.

Artık Tayfun Kahraman'ı serbest bırakın ya... Vicdan, akıl, hukuk, adalet, insanlık var. Çıkması lazım.

Narenciye, zeytin ve çeltik üreticisi büyük sıkıntılarla karşı karşıyadır. Geçen yıl kilosu 50 liraya alıcı bulan zeytin, şimdi 18 liradan alıcı bulamıyor.

Üreticiler toplamamaya karar verdi, protesto ettiler.

Tarıma destek vermeyen hiçbir ülke yoktur.

Kanuna göre çiftçilere bir yılda 630 milyar lira destek vermek gerekiyor. Verdiğimiz destek 138 milyar. Neredeyse 6'da biri. Yasa uygulanmıyor.

Ben çiftçi olmadığım halde razı değilim, siz çiftçisiniz, siz de razı olmayın kardeşim. Niye razı oluyorsunuz, niye boynunuzu uzatıyorsunuz? Yürekli olun biraz, cesur olun biraz, hakkınızı isteyin biraz. Diyorlar ya; ağlamayan bebeğe mama verilmez.

Size destek verecek olan partinin adı CHP'dir, çiftçi kardeşim. Çiftçinin, alın terinin partisidir CHP. Sen hakkını iste en önde ben yürüyeceğim.

Türkiye'yi ve siyaseti kirlilikte arındıracağız. Hiç endişeniz olmasın. Kirli adamın, şaibeli adamın CHP'de yeri yoktur.

Amasya Şeker Fabrikası kapanmak üzere. Burası bir kooperatif. Faik bey size sesleniyorum bir grup arkadaşımızı derhal görevlendirin; Amasya'ya gitsinler, fabrikayı gezsinler, oradaki olayları yerinde incelesinler. Bir de bu işin sorumlusu ilgili bakan kimse uzun yıllardır bölgeye hizmet veren bir fabrika kapanamaz. Biz görevimizi yapalım, olayı yerinde tespit edelim. İyi niyetle götürelim, çözerlerse kendilerine teşekkür edelim. Çözmezlerse ne gerekiyorsa hepsini yapalım.

Adaleti savunmak zorundayız. Hakimlerin bağımsız olması lazım. Hakim siyasallaşmışsa onda vicdani kanaat yoktur artık. Kanun da yoktur artık.

2 No'lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, bir TV kanalında, "Biz baro olarak meslektaşlarımıza isteği ne yönde ise yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz. 2 senelik çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşlarımızı hakim-savcı yaptık. Bakanlıklar görüştük sağ olsunlar, bize ayrıcalık tanıdı." dedi.

Bir hakim, birisinin torpili ile giriyorsa ve hakim oluyorsa o halim vicdani kanaatini mi dinleyecek yoksa kendisine torpil yapan adamın talebini mi yerine getirecek? En büyük sorunumuz adalet.

Adalete olan güven yüzde 20-30 civarında. Dünya Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde Türkiye 143 ülke arasında 118. sırada. Bu iktidarın, devletin, sarayın ayıbıdır.

AK Parti'ye transfer olan belediye başkanları... Bu belediye başkanlarının nasıl belirlendiğini bilmiyorum. Ama yapay zekaya da bir hakaret etmek istemiyorum. Yapay zekaya iftira etme gibi hakkımız da yok zaten. CHP'den seçiliyor, CHP'lilerin oyunu alıyor. Nasıl oluyor da birden bire öbür tarafa transfer oluyor?

2 şey oluyor; bir ya malı götürmüş sığınacak bir yer arıyor, derhal buraya gel diyorlar. Gayet açık, gayet net söylüyorum.

İki; henüz malı götürmemiş ama götürmek istiyor. Çalmak istiyor. Eee ben CHP'nin markası ile durursam gene bana hesap soracaklar. En iyisi ben oraya gideyim; hırsızlıkta, malı götürmede sınır yok. İstediğin kadar çalarsın, çırparsın bir de iktidar senin sırtını sıvazlar. Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Cemil Tugay için özel talimat! AKP'li vekil açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Cemil Tugay için özel talimat! AKP'li vekil açıkladı
İçeriği Görüntüle

Namuslu bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez.

Yolsuzluk, hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezi'dir.

Bu gidenlerin rozet törenleri oluyor. O törenlere baktığınızda esir alınmış bir yüz görüyorsunuz. Veya büyük bir günah işlemiş de onun mahcubiyetini taşıyormuş gibi bir hava var.

Bu süreci siyasi hesaplara kurban etmeden, muhalefeti dışlamadan, Meclisi devre dışı bırakmadan sorunun akıcı politikalarla çözülmesi lazım. Yeni acılara değil, yeni sevinçlere ihtiyacımız var, kucaklaşmaya ihtiyacımız var.

Azerbaycanlı kardeşlerime seslenmek isterim. Siz bizim özümüzsünüz. Sizin sevinciniz bizim sevincimiz. Sizin acınız bizim de acımız. Başörtüsü olayları oluyor, izliyoruz. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim, bu acıyı biz yaşadık. Bu acının bitmesi lazım. Kadınların başı açık, kapalı diye ayrılması doğru değil. Türkiye burada çok ağrı bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum. Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafeti seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, öğrenmeli. Belki bir sanatçı, yazar, mühendis olacak. Artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu; bu acıları yaşamış, bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum. Lütfen ayrışma yapmayın.

Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi güvencesi demokrasidir, insan haklarıdır. Herkesin düşüncesine, inancına saygı duymaktır.

Kimin inançlı olup olmadığını sadece yüce yaradan bilir. Hiç kimsenin, birinin inancını ölçme hakkı ve yetkisi yoktur. Peygambere verilmeyen bir yetki kimse kullanmamalıdır. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir, dedik. CHP üretenlerin partisidir dedik. CHP kul hakkını savunanların partisidir dedik. CHP, batıya gittiği zaman emperyal güçlere 'neden bizi yalnız bıraktınız?' diyenlerin partisi değildir. CHP emperyal güçlere karşı mücadele edenlerin partisidir.