MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
13 Ekim Salı MHP Grup Toplantısı...
PKK'nın fesih sürecine değinen Bahçeli, "Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle devam edecek ve nihayete erdirilecekir" dedi.
Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'da gerçekleştirdiği saldırılara değinen Bahçeli, "Ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasında her türlü askeri desteği vermesi için imkan sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecinden Orta Doğu’daki gelişmelere, İsrail’in politikalarından Yunanistan ile yaşanan gerilimlere ve Türkiye’deki yolsuzluk soruşturmalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar üzerinden “Mekke İttifakı” çağrısı yapan Bahçeli, Türkiye’nin müttefikine mümkün olan her türlü askerî desteği vermesi gerektiğini söyledi.
“TÜRK MİLLETİ KARARINDAN GERİ DÖNMEYECEKTİR”
“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” girişimlerinin Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının parçası olduğunu savunan Bahçeli, bu süreçten rahatsızlık duyan çevrelerin Türkiye’yi zayıflatmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu ileri sürdü.
Türkiye’nin geçmişte ekonomik, siyasi ve toplumsal yöntemlerle istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığını belirten Bahçeli, mevcut huzur ortamının da sabote edilmek istendiğini ifade etti.
Bahçeli, “Peşinen söylemeliyim, Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geri dönmeyecektir. Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek, en kısa zamanda nihayete erdirilecektir” dedi.
BAHÇELİ’DEN “MEKKE İTTİFAKI” ÇAĞRISI
Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Bahçeli, İsrail’in bölgedeki saldırgan politikalarını ve Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonları eleştirdi. Kutsal mekânlara yönelik saldırılar karşısında sessiz kalınamayacağını belirten MHP lideri, diplomatik girişimlerin sonuç vermemesi durumunda caydırıcı gücün kullanılmasını savundu.
Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları da gündeme getiren Bahçeli, Türkiye’nin bu ülkeye askerî destek sağlaması gerektiğini dile getirdi.
Bahçeli, “Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
SUUDİ ARABİSTAN’A YÖNELİK SALDIRILARI KINADI
Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditlerin kabul edilemeyeceğini belirten Bahçeli, Yemen’deki çatışmaların bölgesel güvenliği tehlikeye attığını söyledi.
Konuşmasında Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na 10 Ekim’de düzenlenen saldırıda 13 kişinin hayatını kaybettiğini, 309 kişinin yaralandığını; ertesi gün gerçekleşen saldırıda ise bir kişinin öldüğünü ve 11 kişinin yaralandığını öne sürdü.
Sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıların uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından suç teşkil ettiğini belirten Bahçeli, Yemen’deki çatışmaların Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nın güvenliği, uluslararası ticaret ve enerji arzı açısından da risk oluşturduğunu ifade etti.
“HUSİLER SALDIRILARA DERHAL SON VERMELİ”
Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Husilere saldırıları durdurma çağrısında bulundu.
Bölge ülkelerinin itidalli hareket etmesi gerektiğini söyleyen MHP lideri, mezhep farklılıklarının çatışma gerekçesi hâline getirilmesine karşı çıktı.
Bahçeli, İslam dünyasının ortak bir tutum sergilemesi gerektiğini belirterek bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısı yaptı. Orta Doğu’da barış ve istikrarın sağlanmasının önündeki en büyük engellerden birinin İsrail’in politikaları olduğunu savundu.
YUNANİSTAN’A TÜRKİYE VE KIBRIS MESAJI
Bahçeli, Yunanistan’ın İsrail ile yakınlaşmasını ve Türkiye’nin deniz yetki alanlarıyla ilgili gelişmeleri de değerlendirdi.
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında geliştirilmek istenen elektrik bağlantısı projesinin deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıkları yeniden gündeme taşıdığını belirten Bahçeli, ABD’nin projeye verdiği desteğin ve Atina’nın deniz tabanı araştırmalarını yeniden başlatma girişiminin meselenin uluslararası boyutunu ortaya koyduğunu söyledi.
Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin göz ardı edilemeyeceğini savunan Bahçeli, Yunanistan’ın kalıcı barış için komşularıyla dostane ilişkiler geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs Türklerinin egemenlik haklarına da dikkat çeken Bahçeli, Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı silahlanmasının kendisini güvende hissetmesini sağlamayacağını ileri sürdü.
MHP lideri, “Atina'daki acemi siyasetçiler, Türkiye'nin besleyeceği saygı ve dostluğun İsrail'in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir” dedi.
“TÜRKİYE KAMUDA ARINMA DÖNEMİNDEDİR”
Konuşmasının iç politikaya ilişkin bölümünde Türkiye’nin kamu yönetimi, siyaset ve farklı alanlarda arınma sürecinden geçtiğini savunan Bahçeli, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına yönelik iddiaların üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi.
Yürütülen operasyonların kamu menfaatlerini korumaya yönelik adımlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu süreçlerin Türkiye’yi istikrarsızlaştırma girişimlerine dönüştürülmek istendiğini öne sürdü.
Bahçeli, Türkiye’deki gelişmelerin siyasi ve medya çevreleri tarafından farklı biçimlerde sunulmasının toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğini savunarak devlet kurumlarının kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatması gerektiğini dile getirdi.
FON SORUŞTURMASI VE BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUK İDDİALARI
Belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ve sermaye piyasalarındaki gelişmelere değinen Bahçeli, kamu kaynaklarına zarar veren eylemlerin üzerinin örtülmemesi gerektiğini söyledi.
Fon soruşturması kapsamında ilgili kurumların gerekli adımları attığını ve yargı sürecinin devam ettiğini belirten MHP lideri, küçük yatırımcıların korunmasına yönelik yasal süreçlerin de başlatıldığını ifade etti.
Bahçeli, “Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru, aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz” dedi.
Belediyelere yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının siyasi tartışmalar üzerinden farklı bir çerçeveye oturtulmasını eleştiren Bahçeli, somutlaşmış mahkeme kararları ve hukuken netleşmiş konuların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
“HİÇBİR YOLSUZLUK HUKUK ÖNÜNDE KORUMA GÖRMEMELİ”
Siyasette ahlaki standartların oluşturulması gerektiğini savunan Bahçeli, yolsuzluk iddialarının siyasi kimlik gözetilmeksizin soruşturulması gerektiğini vurguladı.
Devlet kurumlarının yürütülen soruşturmalar hakkında doğru ve somut bilgiler vermesinin önemine dikkat çeken Bahçeli, kamuoyundaki bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerine odaklanması gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal güveni zayıflatmaya yönelik girişimlere izin verilmemesi çağrısında bulundu.
Bahçeli, konuşmasında Türkiye’nin millî birlik ve kardeşlik temelinde ilerlemesi gerektiğini vurgulayarak hem iç politikadaki sorunların çözülmesini hem de bölgesel barışın güçlendirilmesini istedi.





