Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu. Kabaiş’in cansız bedeni, 18 gün sonra Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulundu.

Dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtildi. Bunun üzerine cenazenin taşınması sırasında temas etmiş olabilecek kişilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişiden DNA örneği alınmaya başlandı.

Kabaiş ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç ile baba Nizamettin Kabaiş, soruşturmayla ilgili savcıyla görüşmek üzere Van Adliyesi’ne gitti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Karabulut, dosyayı yaklaşık iki ay önce devraldıklarını ve 10 Temmuz’dan bu yana yaklaşık 30 ayrı konuda başvuru yaptıklarını söyledi.

AVUKATLARIN TALEPLERİNİN ÇOĞU KABUL EDİLDİ

Karabulut, yaptıkları başvuruların 2-3’ü dışında savcılık tarafından kabul edildiğini belirterek bazı incelemelerin tamamlandığını, bazılarının ise sürdüğünü ifade etti.

Soruşturmanın ilk dönemine ilişkin eleştirilerde bulunan Karabulut, dosyanın yeterince araştırılmadığını ve olayın intihar olduğu yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu.

ROJİN’İN SON GÖRÜNTÜSÜ İNCELENİYOR

Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün Bardakçı köyünde saat 19.04’te kameralara yansıyan görüntülerine de dikkat çeken Karabulut, genç kadının bu ana kadar telefonla iletişim halinde olduğunu söyledi.

Karabulut, Rojin’in telefon görüşmesinin ardından nereye gittiğinin ve olay yerine kendi isteğiyle mi yoksa başka bir şekilde mi götürüldüğünün araştırıldığını belirtti. Görüşmenin WhatsApp veya başka bir sosyal medya uygulaması üzerinden gerçekleşmiş olabileceği ihtimalinin de incelendiğini aktardı.

“İNTİHAR ETTİĞİNE DAİR SOMUT VERİ YOK”

Rojin’in intihar ettiğine ilişkin dosyada somut bir veri bulunmadığını savunan Karabulut, Adli Tıp raporlarında tespit edilen iki farklı erkeğe ait DNA bulgusunun da ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.

Karabulut, DNA örneklerinin kimlere ait olduğunun belirlenmesi için kapsamlı incelemelerin sürdüğünü ifade etti.

7 BİN 353 ARAÇ İNCELENDİ

Soruşturma kapsamında Plaka Tanıma Sistemi ve kamera kayıtları üzerinden Van genelinde 7 bin 353 aracın incelendiğini belirten Karabulut, ilk aşamada araçların tespit edilmesiyle yetinildiğini savundu.

Olay günü Bardakçı köyüne 214 aracın giriş ve çıkış yaptığının belirlendiğini söyleyen Karabulut, özellikle sahile giden araçların sürücülerinin tespit edilmesi, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi ile DNA örneklerinin alınmasını talep ettiklerini ve bu taleplerin kabul edildiğini aktardı.

Karabulut ayrıca, Rojin’in kaybolduğu gün saat 19.45 sıralarında Bardakçı köyünde beyaz bir aracın kamera kayıtlarına yansıdığını söyledi. Aracın sahile ve Rojin’in bulunduğu bölgeye gittiğinin değerlendirildiğini belirten Karabulut, aynı zaman diliminde bölgede 11 aracın daha tespit edildiğini ifade etti.

Bu araçların sürücülerinin belirlenmesi ve HTS, baz ile DNA incelemelerinin yapılması yönündeki başvurularının da kabul edildiğini kaydetti.

BARDAKÇI-MOLLAKASIM GÜZERGAHI YENİDEN İNCELENECEK

Aile avukatları, Rojin’in kaybolduğu Bardakçı köyü ile cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım arasındaki güzergahın yeniden incelenmesini de talep etti.

Çarpanak Adası ve güzergah üzerindeki köylerde olay yeri incelemesi yapılmasını isteyen avukatlar, Rojin’e ait olduğu belirtilen ve henüz bulunamayan sarı terliğin de araştırılmasını istedi.

10 Ekim firarileri de listede! Irak’taki IŞİD’liler Türkiye’ye gönderiliyor
10 Ekim firarileri de listede! Irak’taki IŞİD’liler Türkiye’ye gönderiliyor
İçeriği Görüntüle

Bölgede daha önce bulunan materyaller üzerinde yeniden inceleme yapılması talebinin de dosyaya sunulduğu belirtildi.

İHA VE HELİKOPTER KAYITLARI İSTENDİ

Rojin’in kaybolmasından iki gün sonra, 29 Eylül 2024’te Van Gölü çevresinde İHA ve Skorsky helikopterlerle gerçekleştirilen aramalara ilişkin kayıtların da soruşturma dosyasına alınması istendi.

Karabulut, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yazı yazılarak aramalarda kullanılan İHA ve helikopterlere ait kayıtların talep edildiğini, başvurunun kabul edildiğini ancak henüz yanıt gelmediğini söyledi.

META’DAN YANIT BEKLENİYOR

Rojin’in kaybolduğu döneme ait WhatsApp, Instagram ve Facebook yazışmalarının araştırılması amacıyla Meta’ya da yazı gönderildi.

Karabulut, Meta’nın daha ayrıntılı bilgi talep etmesi üzerine savcılığın şirkete yeniden yazı gönderdiğini ve gelecek cevabın beklendiğini aktardı.

Aile avukatları ayrıca Bardakçı ve Mollakasım çevresinde geçmişte cinsel suçlarla bağlantılı kişilerin belirlenmesini, bu kişilerin olay tarihinde bölgede bulunup bulunmadıklarının HTS ve baz kayıtları üzerinden araştırılmasını talep etti. Bu başvurunun da kabul edildiği bildirildi.

“ROKÜRONYUM” İDDİASI ARAŞTIRILIYOR

Karabulut, Adli Tıp raporunda Rojin Kabaiş’in midesinde 5 nanogram düzeyinde “roküronyum” tespit edildiğini söyledi. İlacın normal koşullarda ameliyathanelerde kullanılan bir kas gevşetici olduğunu belirten Karabulut, midedeki bulgunun nasıl oluştuğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.

Karabulut, maddenin ağız yoluyla alınmış olabileceği ihtimalinin de araştırılması için Adli Tıp Kurumu’ndan ek inceleme talep ettiklerini belirtti.

Soruşturmanın Van Cinayet Büro Amirliği’nden alınarak Ankara JASAT’a devredilmesi yönündeki taleplerinin ise savcılık tarafından kabul edilmediğini söyledi.

415 KİŞİNİN DNA İNCELEMESİ YAPILDI

Aile avukatı Şahin Cangüleç de soruşturma kapsamında şu ana kadar 415 kişiye ait DNA örneğinin incelendiğini açıkladı. Cangüleç, yapılan çalışmalarda şu aşamada herhangi bir sonuca ulaşılamadığını belirtti.

Savcılık tarafından oluşturulan 50 kişilik ayrı bir listenin bulunduğunu aktaran Cangüleç, bu kişilerin kimliklerinin belirlendiğini ve DNA incelemelerinin yapılacağını söyledi.

Cangüleç ayrıca Rojin’in suda kaldığı sürenin belirlenmesine yönelik yeni bir çalışma talep ettiklerini ve bu talebin de kabul edildiğini ifade etti.