Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube’daki yayın ve paylaşımları nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.

Tutuklama kararının ardından Arslan’ın avukatı Çağlar Çağlayan, basın ve ifade özgürlüğü üzerinden sert değerlendirmelerde bulundu. Çağlayan, müvekkilinin gazetecilik faaliyetleri kapsamında yaptığı yayınların suçlamalara dayanak gösterildiğini belirtti.

“GAZETECİLERİN HABER VERME FAALİYETİ CEZALANDIRILAMAZ”

Çağlayan, TCK 217/A maddesinin yürürlüğe girmesinden bu yana belirsiz ve geniş yorumlanabilen ceza hükümlerinin gazetecilik faaliyetlerinin denetlenmesi ve cezalandırılması için kullanılamayacağını savundu.

Erdoğan Bayraktar’dan 'senden olmaz' mesajı
Erdoğan Bayraktar’dan 'senden olmaz' mesajı
İçeriği Görüntüle

Gazetecinin yalnızca iktidarın, yargının veya herhangi bir kamu kurumunun doğru kabul ettiği bilgileri aktarmakla yükümlü olmadığını belirten Çağlayan, gazetecilerin soru sorma, iddiaları gündeme getirme ve farklı görüşleri kamuoyuna taşıma işlevine dikkat çekti.

Bu faaliyetlerin ceza soruşturmasına, özellikle de tutuklamaya gerekçe yapılmasının toplumun haber alma hakkını da etkilediğini savundu.

“GAZETECİLİK FAALİYETİ İLE TERÖR PROPAGANDASI AYNI ŞEY DEĞİL”

Çağlayan, bir gazetecinin bir kişiyi yayına konuk etmesinin veya kamuoyunda tartışılan görüşleri aktarmasının tek başına örgütsel propaganda anlamına gelmeyeceğini belirtti.

Bu ayrımın ifade ve basın özgürlüğü aleyhine ortadan kaldırılmaması gerektiğini söyleyen Çağlayan, “Gazetecilik faaliyeti ile terör propagandası arasındaki sınır, ifade ve basın özgürlüğü aleyhine ortadan kaldırılamaz” dedi.

“TUTUKLAMA BASKI VE CAYDIRMA ARACINA DÖNÜŞÜYOR”

Ceza hukukunun kapsamının genişlemesinin basın özgürlüğünün alanını daralttığını savunan Çağlayan, tutuklama tedbirinin gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğunu ileri sürdü.

Çağlayan, “Tutuklama tedbiri de gazeteciler üzerinde bir baskı ve caydırma aracına dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

Basın özgürlüğünün yalnızca kamu otoritesini rahatsız etmeyen haber ve yorumları korumadığını belirten Çağlayan, özellikle eleştirel ve tartışmalı içeriklerin de bu özgürlük kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çağlayan açıklamasını, “Gazetecilik suç değildir. Haber vermek suç değildir. Toplumun haber alma hakkını kullanan gazetecilerin yeri cezaevi değildir” sözleriyle tamamladı ve Oya Lale Arslan’ın serbest bırakılmasını talep etti.