Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 'Nüfus Politikaları Kurulu'na başkanlık etti. Yılmaz, "2025 sonu itibarıyla 86 milyon 92 bine ulaşan nüfusumuzun yıllık artış hızı binde 5 seviyesinde gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızımız 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indi. Doğurganlık hızı 1,50'nin altında kalan il sayısı 2017'de 4 iken 2025'te 59'a çıktı" dedi.
Yarım asırdır dünyanın gündemini meşgul eden nüfus patlaması kaygısının yerini, bugün nüfusun kendini yenileyememesinin aldığını belirten Yılmaz, "Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelindeki ülke ve bölgelerin yarısından fazlasında doğurganlık, nüfusun yenilenme düzeyinin altında seyrediyor. 2025 sonu itibarıyla 86 milyon 92 bine ulaşan nüfusumuzun yıllık artış hızı binde 5 seviyesinde gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızımız 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indi. Doğurganlık hızı 1,50'nin altında kalan il sayısı 2017'de 4 iken 2025'te 59'a çıktı. 3 çocuk ve üzerinde doğurganlığa sahip tek ilimizin Şanlıurfa olması, 76 ilimizde ise doğurganlık hızının 2,1'in altında seyretmesi düşüşün ülke genelinde ulaştığı boyutu ortaya koyuyor. Bu değişim hane yapımıza da yansıyor, tek çocuklu hane sayısı artıyor, 2 veya daha fazla çocuk bulunan hanelerin sayısı ise azalıyor. TÜİK çalışmalarında mevcut düşüş eğiliminin devam etmesi halinde yüzde 24,8 olan çocuk nüfus oranımızın, 2100 yılında yüzde 9,9’a kadar gerileyeceği öngörülüyor" ifadelerini kullandı.
Yılmaz, ortanca yaşın 34,9'a yükseldiğini, yaşlı nüfus oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısının da 62'ye ulaştığını ifade ederek, şöyle konuştu:
"7 alandan oluşan Nüfus Eylem Planımız kapsamında oldukça kısa bir sürede 13 önemli faaliyeti uygulamaya koyduk. Analık iznini doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkardık. Çoğul gebeliklerde ise bu süreyi 26 haftaya yükselttik. Babalarımıza verilen mazeret iznini ise tüm sektörlerde 10 güne yükselttik. Ebeveynlerin çalışma hayatından kopmadan çocuklarının bakım sorumluluklarını yerine getirebilmelerine imkan sağlayan kısmi süreli çalışma uygulamalarını hayata geçirdik. Doğum veya evlat edinme sonrasında anne ve babalarımıza, çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı getirdik. Aynı şekilde, çalışma hayatının değişen ihtiyaçlarına cevap veren yeni ve uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızla da aile ve iş yaşamının daha uyumlu hale getirilmesini destekliyoruz."
Kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısını 50'den 30'a indirdiklerini belirten Yılmaz, "Personelin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek çocuk bakımevlerinin açılmasının önünü açtık. Bakımevlerimizin fiziki mekan standartlarını deprem güvenliği ölçütleriyle uyumlu hale getirdik, çocukların yaş gruplandırması ve personel görevlendirmeleri de çocukların psikolojik ve gelişimsel ihtiyaçlarını gözeterek yeniden düzenledik. 150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklarımız için gündüz bakımevi alanı ayrılmasını zorunlu kıldık. 10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerimizin yüzde 83,6'sının hane dışından bakım hizmeti almadığı ülkemizde, erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından biri olacak. 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejimizde, kadınların iş gücü piyasasına katılım ve istihdam oranlarının artırılması ve çalışma hayatında kadın-erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi temel politika alanlarımızdan biri olarak belirledik. Bu doğrultuda 2028 yılı için kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40,1’e yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu hedefi yalnızca kadınları iş gücü piyasasına kazandırmak şeklinde değerlendirmiyoruz. Kadınların çalışma hayatına katılımını sürdürülebilir hale getirecek koşulları da birlikte oluşturuyoruz." açıklamasında bulundu.




