MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan için "umut hakkı" tartışmalarını başlattığı ve yeni yasa tekliflerine imza attığı bir dönemde, MHP Buldan İlçe Başkanlığı'nın sanatçı Suavi'nin konserini "terör hassasiyeti" gerekçesiyle iptal ettirmeye çalışması parti içindeki derin tezatlığı gözler önüne serdi.
Buldan Dokuma Kültür ve El Sanatları Festivali kapsamında sahne alması planlanan Suavi’nin konseri, MHP Buldan İlçe Başkanlığı'nın hedefinde. İlçe Başkanı Hamdi Taşdelen, sanatçının geçmişte terör örgütü PKK üyesine destek verdiği iddialarını gerekçe göstererek konserin kamuoyunda tepkiye neden olduğunu savundu.
'TOPLUMSAL HASSASİYET' SÖZLERİ!
Konserin iptali için resmi makamlara başvurduklarını duyuran Taşdelen, sürece dair yaptığı açıklamada, “Kamuoyunda tepki çeken Suavi konserinin toplumsal hassasiyet oluşturduğu değerlendirilip konserinin iptali ile ilgili olarak gerekli girişimler tarafımızca başlatılmış, konu resmî makamların değerlendirmesine sunulmuştur” ifadelerini kullandı. Sürecin mevzuat çerçevesinde değerlendirileceğine inandıklarını belirten Taşdelen, kurumlara şu sözlerle seslendi:
“Toplumumuzun birlik ve beraberliğini korumak, ortak değerlerimize saygıyı savunmak ve hukukun üstünlüğüne bağlı kalmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Sürecin ilgili kurumlarımız tarafından mevzuat çerçevesinde titizlikle değerlendirileceğine olan inancımız tamdır. Kamu vicdanını ilgilendiren bu tür konularda sağduyulu, sorumlu ve hukuk zemininde hareket etmeye devam edeceğiz.”
'KONSER HASSASİYETİ' VE 'ÖCALAN'A MECLİS ÇAĞRISI'
İlçe teşkilatının bir konser üzerinden yürüttüğü bu "hassasiyet", MHP Genel Merkezi'nin son aylarda izlediği politikayla büyük bir çelişki oluşturuyor. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin DEM Parti ve PKK'ye yönelik söylemleri, son bir yıl içinde keskin bir dönüşüm geçirdi.
Sürecin başlangıcı olan 22 Nisan 2024'te DEM Parti hakkında kapatma davası açılmasını ve bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep eden Bahçeli, 15 Ekim 2024'te PKK lideri Abdullah Öcalan'a seslenerek örgütü tasfiye etmesi yönünde bir çağrı yapmıştı. Bu hamlenin hemen ardından 22 Ekim 2024'te siyaset sahnesinde tartışma yaratan o çıkışı gerçekleştirerek, "Şayet teröristbaşının tecridi kaldırılırsa gelsin DEM Parti grup toplantısında konuşsun, terörün bittiğini, örgütün lağvedildiğini ilan etsin" dedi ve kamuoyunda "umut hakkı" tartışmalarının fitilini ateşledi.
Bahçeli'nin bu yaklaşımı ağustos ayı itibarıyla yasa tasarılarına da yansıdı. 4 Ağustos 2026 tarihinde çerçeve yasa teklifine imza veren Bahçeli, hemen ertesi gün 5 Ağustos'ta ise yasaya ilişkin değerlendirmelerinde daha önce 3 Şubat 2026'da dile getirdiği, "Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmeli" sözlerini tekrarladı.
Bahçeli’nin doğrudan Abdullah Öcalan'a Meclis kürsüsünü işaret edip "umut hakkı" formülünü yasal bir çerçeveye taşıdığı günlerde, MHP'nin ilçe teşkilatının bir müzisyenin konserini "terör iddiaları" gerekçesiyle resmi makamlara şikâyet etmesi, parti tabanı ile üst yönetim arasındaki siyasi söylem uçurumunu ve stratejik kafa karışıklığını net bir şekilde ortaya koydu.





