Sağlık

Kanser neden bu kadar arttı? Uzman anlattı: Asıl neden düşündüğünüzden farklı

Çevresinde kanser tanısı alanların sayısının arttığını gören birçok kişi “Kanser vakalarında patlama mı yaşanıyor?” sorusunu soruyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, artış algısının arkasındaki nedenleri anlatırken, kanserle mücadelede en güçlü iki avantajın erken tanı ve tedavideki gelişmeler olduğunu belirtti.

Son yıllarda ailede, iş çevresinde ya da yakın arkadaşlar arasında kanser tanısı alan kişilerin sayısının arttığı düşünülüyor. Bu durum da toplumda kanserin adeta görünmeyen bir salgına dönüştüğü algısını güçlendiriyor. Ancak uzmanlara göre teşhis edilen vaka sayısındaki artış, tek başına kanserin aynı oranda yaygınlaştığı anlamına gelmiyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, bu tablonun ortaya çıkmasında insan ömrünün uzamasının ve tıbbın kanserleri daha erken ve daha hassas biçimde tespit edebilmesinin önemli rol oynadığını belirtti.

KANSERİN TEMELİNDE DNA KOPYALAMA HATALARI VAR

Kanserin oluşumunda hücrelerin yaşlanması ve bölünme sırasında ortaya çıkabilen DNA kopyalama hataları önemli rol oynuyor.

İnsan ömrü uzadıkça hücrelerin bölünme sayısı da artıyor. Buna bağlı olarak DNA’nın kopyalanması sırasında hata meydana gelme ihtimali de yükseliyor. Bu nedenle kanserin daha sık görülmesinin nedenlerinden birinin, insanların geçmişe kıyasla daha uzun yaşaması olduğu belirtiliyor.

Geçmişte enfeksiyonlar ve kalp-damar hastalıkları gibi nedenlerle daha erken yaşlarda hayatını kaybeden insanların bugün daha uzun yaşayabilmesi de kanserle daha fazla karşılaşılmasına zemin hazırlıyor.

TIP GELİŞTİKÇE DAHA FAZLA KANSER TESPİT EDİLİYOR

Günümüzde MR, tomografi ve gelişmiş kan testleri sayesinde çok küçük lezyonlar bile daha erken aşamada fark edilebiliyor.

Mamografi, kolonoskopi ve düşük doz akciğer BT gibi tarama yöntemleri de henüz belirti vermeyen bazı vakaların erken dönemde yakalanmasını sağlıyor. Bu nedenle bugün “yeni vaka” olarak kayıtlara giren bazı kanserler, geçmişte teşhis edilemeden kalabiliyordu.

Tıp dünyasında kanserlerin sınıflandırılması ve tanı yöntemleri geliştikçe, istatistiklerdeki vaka sayılarının da yükselmesi mümkün hale geliyor.

GENÇLERDE ARTIŞ VAR AMA ÖLÜMLERDE TABLO FARKLI

Yaşam tarzı ve çevresel etkenlerle bağlantılı olarak son yıllarda 50 yaş altındaki kişilerde bazı kanser türlerine ait yeni tanı oranlarında artış görüldüğü belirtiliyor.

Ancak uzmanlara göre dikkat çeken nokta, vaka sayısındaki artışa rağmen kanserden ölüm oranlarında düşüş yaşanması. Erken tanı ve gelişen tedavi yöntemleri, hastaların daha uzun süre yaşamalarını mümkün kılıyor.

ERKEN TANI EN GÜÇLÜ SİLAHLARDAN BİRİ

Tarama programları ve gelişmiş görüntüleme yöntemleri sayesinde kanser birçok kişide henüz belirti ortaya çıkmadan tespit edilebiliyor.

Hastalığın erken evrede yakalanması, tedavi seçeneklerini artırırken başarı şansını da yükseltiyor. Bu nedenle uzmanlar, yaş ve risk grubuna uygun taramaların ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

AKILLI İLAÇLAR VE İMMÜNOTERAPİ UMUTLARI ARTIRDI

Kanser tedavisinde de son yıllarda önemli değişimler yaşandı. Geleneksel kemoterapinin yanı sıra kanser hücrelerindeki belirli genetik değişiklikleri hedefleyen akıllı ilaçlar ve bağışıklık sistemini kanserle mücadelede daha etkili hale getirmeyi amaçlayan immünoterapiler kullanılmaya başlandı.

Bu gelişmeler, bazı kanser türlerinde hastaların daha uzun süre yaşamalarına ve hastalığın uzun yıllar kontrol altında tutulmasına imkan sağlıyor.

“KANSER ARTIK HER ZAMAN ÖLÜM FERMANI DEĞİL”

Uzman değerlendirmelerine göre kanserle mücadelede bugün geçmişe kıyasla çok daha güçlü imkanlar bulunuyor. Erken tanı, kişiye özel tedaviler ve yeni nesil ilaçlar sayesinde birçok kanser türü tedavi edilebiliyor veya uzun süre kontrol altında tutulabiliyor.

Bu nedenle çevrede daha fazla kanser vakası görülmesi, tek başına “gizli bir kanser salgını” yaşandığı anlamına gelmiyor. Tıbbın hastalığı daha erken ve daha fazla sayıda tespit edebilmesi de bu tablonun önemli parçalarından biri.