Obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 ve GIP reseptör agonistleri, son dönemde “mucizevi zayıflama iğneleri” olarak tanıtılarak geniş kitlelere yayıldı. Siyasilerden ünlülere ve sosyal medya fenomenlerine kadar birçok kişinin bu ilaçlarla kilo verdiğini paylaşması, özellikle birkaç kilo vermek isteyen kişilerin de bu tedavilere yönelmesine neden oldu.

Dr. Ayça Kaya, bu ilaçların obezite tedavisinde önemli bir gelişme olduğunu ancak bir diyet ürünü ya da estetik amaçlı kullanılacak “mucize” olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

İŞTAHI AZALTIYOR, MİDE BOŞALMASINI YAVAŞLATIYOR

Kaya, söz konusu ilaçların kişinin tokluk mekanizmasında etkili olan hormonların benzeri şekilde çalıştığını belirtti. İlaçların beyindeki hazza dayalı yeme isteğini azaltabildiğini ve mide boşalmasını yavaşlattığını aktaran Kaya, tedavi sırasında beslenme alışkanlıklarının da mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Uzman, ilaçların özellikle obezitesi bulunan kişilerde ve doktor kontrolünde kullanılmasının önemine dikkat çekti.

“GEREKSİZ KULLANIM VÜCUTTA YIKIMA YOL AÇABİLİR”

Zayıflama iğnelerinin özellikle normal kiloda ya da hafif kilolu olduğu halde kendisini fazla kilolu gören kişiler tarafından kontrolsüz şekilde kullanılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi.

Kaya, iştahın aşırı baskılanması nedeniyle kişinin yeterli besin alamayabileceğini, bunun da kas ve kemik kaybı gibi sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Ayrıca tedavi bırakıldığında eski beslenme alışkanlıklarına dönülmesi halinde verilen kiloların yeniden alınabileceği ve ilaca bağımlı hale gelme riskinin ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

“3-5 KİLO İÇİN KULLANILMAMALI”

Dr. Kaya, bu ilaçların birkaç kilo vermek isteyen herkes için uygun olmadığını belirterek, vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan kişilerde ve belirli metabolik sorunlar bulunan hastalarda doktor değerlendirmesiyle kullanılabileceğini söyledi.

Tedaviye başlanmasının ardından kilo kaybının takip edilmesi gerektiğini belirten Kaya, ilaca yanıt alınmayan durumlarda doktor tarafından tedavinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

BULANTI, KUSMA, KABIZLIK VE BAŞ DÖNMESİ YAPABİLİYOR

Zayıflama iğnelerinin çeşitli yan etkileri de bulunuyor. En sık bildirilen sorunlar arasında karın ağrısı, bulantı, kusma, kabızlık ve şişkinlik yer alıyor. Yorgunluk, baş dönmesi ve baş ağrısının da görülebileceği belirtildi.

Kaya ayrıca bazı yayınlarda medüller tiroid kanseriyle ilişki ihtimalinin tartışıldığını ve kanser hastalarında bu ilaçların önerilmediğini ifade etti.

DOZU KAFAYA GÖRE ARTIRMAK TEHLİKELİ

Uzman, bazı kişilerin daha hızlı sonuç almak amacıyla doktorun önerdiği kullanım aralığını değiştirebildiğine dikkat çekti. Haftada bir kullanılması gereken ilacı birkaç günde bir uygulamanın ciddi tehlikelere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Aşırı hızlı kilo kaybının da ciltte sarkma, kuruluk, saç dökülmesi ve tırnaklarda kırılma gibi sorunlara neden olabileceği belirtildi.

“ZAYIFLIK GÜZELLİK DEMEK DEĞİL”

Zayıflama iğnelerinin ünlüler arasında yaygınlaşmasının güzellik algısını da etkilediğine dikkat çeken Dr. Kaya, aşırı zayıflığın yeni bir güzellik standardına dönüşmesinin özellikle gençler açısından tehlikeli olabileceğini söyledi.

Okul çantasında kritik sınır: Çocuğun kilosunun yüzde 10’unu geçmemeli!
Okul çantasında kritik sınır: Çocuğun kilosunun yüzde 10’unu geçmemeli!
İçeriği Görüntüle

Kaya, normal kilodaki kişilerin yalnızca daha zayıf görünmek amacıyla ilaç kullanmasının yeme bozukluklarına kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Zayıflık eşittir güzellik değildir” mesajı verdi.