2027 yılı bütçe teklifi, emek örgütlerinin tepkisini çekti. Vergi politikalarındaki eşitsizliğe dikkat çeken sendikalar, çalışanların ve dar gelirli yurttaşların üzerindeki yükün hafifletilmesi için mücadeleyi büyüteceklerini açıkladı. Bütçede şirketlere yönelik vergi avantajları öne çıkarken ücretlilerin gelir vergisi muafiyetinin yalnızca asgari ücretle sınırlı kalması, sendikaların eleştirilerinin odağında yer aldı.

Bütçe teklifine göre, gelecek yıl vergi harcamaları kapsamında 1,1 trilyon liralık kurumlar vergisinden vazgeçilmesi öngörülüyor. Buna karşılık kurumlar vergisinden 2 trilyon 223 milyar lira, Özel Tüketim Vergisi'nden (ÖTV) 3 trilyon 284 milyar lira gelir hedefleniyor. Petrol ve doğal gaz ürünlerinden elde edilecek ÖTV gelirinde ise yüzde 171'lik artış bekleniyor. Katma Değer Vergisi (KDV) gelirinin de 5 trilyon 681 milyar liraya ulaşması planlanıyor.

Sendikaların, yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerin vergiden muaf tutulması ve vergi dilimlerinin çalışanların lehine düzenlenmesi yönündeki taleplerine ise bütçe teklifinde karşılık verilmedi.

KESK: KAMU KAYNAKLARI SERMAYEYE AKTARILIYOR

Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, bütçedeki tercihlerin emekçiler ile sermaye arasındaki eşitsizliği derinleştirdiğini savundu.

Halkın vergi ve cezalarla karşı karşıya bırakıldığını, şirketlerin ise teşvikler, kamu ihaleleri ve vergi muafiyetlerinden yararlandığını belirten Karagöz, kamu kaynaklarının kullanım amacının sermayeye ayrıcalık sağlamak haline geldiğini ifade etti.

Karagöz, geçim sıkıntısı yaşayan emekçilerden, emeklilerden, işsizlerden ve öğrencilerden toplanan kaynakların bütçe aracılığıyla patronlara aktarılacağı eleştirisinde bulunarak iktidara kamusal sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.

METAL İŞÇİSİNİN ÜCRETİ VERGİ KESİNTİLERİYLE ERİYOR

DİSK Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Başkanı Özkan Atar da vergi ve sosyal güvenlik kesintilerinin çalışanların ücretleri üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Atar'ın verdiği bilgilere göre metal işçilerinin 2026 yılında ortalama brüt ücretlerinin yüzde 29,9'u vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kesintilerine gidiyor. Yıl içinde toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan zamlarla brüt ücretler yüzde 30,2 artarken net ücretlerdeki artış yüzde 13,1'de kaldı.

İşçilerin yıl ortasında yüzde 27'lik vergi dilimine girdiğini belirten Atar, bu durumun net ücretlerde yüzde 11,5'lik düşüşe yol açtığını söyledi. Vergi dilimleri nedeniyle çalışanların gelir kaybına uğradığını vurgulayan Atar, bu tabloya karşı mücadele edeceklerini kaydetti.

ŞİRKETLERE SAĞLANAN VERGİ AVANTAJLARINA TEPKİ

Atar, 2025 yılında uygulanan indirimler nedeniyle tahsil edilmeyen 752,9 milyar liralık kurumlar vergisinin, 4,5 milyon metal işçisinin bir yıl boyunca ücretlerinden kesilen vergiye denk geldiğini belirtti.

Vergi yükünün ücretler ve tüketim üzerinden yurttaşlara aktarıldığını ifade eden Atar, vergi gelirlerinin yaklaşık üçte ikisinin tüketimden elde edildiğini söyledi. Doğrudan vergilerdeki artışın da büyük ölçüde şirket kârlarından alınan vergilerden değil, bireysel gelirlerden ve özellikle ücretlerden yapılan stopaj kesintilerinden kaynaklandığını dile getirdi.

Atar ayrıca İşsizlik Sigortası Fonu'ndan işverenlerin çalışanlara kıyasla daha fazla yararlandığını savunarak vergi sistemindeki dengesizliğe dikkat çekti.

KATAŞ-SEN: BÜTÇE SİYASİ BİR TERCİHTİR

Karayolları Taşıma İşçi Sendikası (KATAŞ-SEN) Başkanı Şahin Başraner ise bütçenin yalnızca gelir ve giderlerin hesaplandığı teknik bir metin olmadığını, aynı zamanda siyasi tercihleri ortaya koyduğunu belirtti.

Asgari ücretlilerin açlık sınırının altında yaşamaya, emeklilerin ise 23 bin lirayla geçinmeye mahkûm edildiğini söyleyen Başraner, bu yaklaşımın emekçilerin çıkarlarını gözeten bir bütçe beklentisini karşılamadığını ifade etti.

Adil bir vergi sistemi ve insanca yaşam koşullarının kendiliğinden sağlanamayacağını vurgulayan Başraner, bu hakların ancak emekçilerin örgütlü mücadelesiyle kazanılabileceğini söyledi. Başraner, sokak eylemlerinin yaygınlaştırılması ve emek örgütlerini bir araya getirecek ortak bir mücadele odağının oluşturulması gerektiğini kaydetti.

PROF. DR. EMEK: ŞİRKETLERE TEŞVİK, TÜKETİCİYE VERGİ

2027 bütçesinde emekli aylıklarına ek zam ihtimali: SGK transferlerinde yüzde 66 artış!
2027 bütçesinde emekli aylıklarına ek zam ihtimali: SGK transferlerinde yüzde 66 artış!
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Uğur Emek de yatırım teşvikleri, krediler ve çeşitli vergi muafiyetlerinin şirketlere sağladığı avantajları değerlendirdi. Emek, KDV, ÖTV, damga vergisi, gümrük vergisi ve kurumlar vergisi alanlarındaki destekler sayesinde bir fabrikanın yatırımcı açısından neredeyse bedelsiz hale gelebildiğini savundu.

Buna karşılık üretilen ürünlerin tüketiciye ulaşmasıyla vergi yükünün yeniden devreye girdiğini belirten Emek, otomobil örneği üzerinden sistemdeki çelişkiye dikkat çekti. Bir otomobilin satış aşamasında araç fiyatı üzerinden ÖTV ve bu vergi üzerinden KDV alındığını belirten Emek, TRT bandrolü, akaryakıttaki ÖTV ve KDV ile Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin de tüketicinin yükünü artırdığını ifade etti.

VERGİ AVANTAJLARI VE GELİR DAĞILIMI TARTIŞMASI

2027 yılı için öngörülen vergi harcamalarının, 2026 yılı enflasyon oranının 8 puan üzerinde artırıldığına dikkat çeken Emek, Türkiye'nin OECD ülkelerine kıyasla gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranla daha düşük vergi topladığını söyledi. Emek'e göre Türkiye'nin vergi gelirleri, tüketim üzerinden alınan vergilere ve sosyal güvenlik kesintilerine önemli ölçüde bağımlı.

Kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5 düzeyinde tutulmasının yükselen piyasalar arasında rekabetçi bir avantaj sağladığını belirten Emek, bu yaklaşımın şirketlerin yatırım maliyetlerini azaltırken üretilen mallar üzerinden tüketicilerden vergi alınmasına dayandığını savundu.

Emek, rekabetçi vergi politikaları nedeniyle şirketlerin OECD ortalamasına kıyasla 198 milyar 400 milyon dolar daha az vergi ödediğini, Türkiye'de yerleşiklerden alınan servet vergisinin ise OECD'ye kıyasla 33 milyar 600 milyon dolar daha düşük olduğunu ifade etti.

2027 bütçesine yönelik eleştirilerde ortak nokta, vergi yükünün çalışanlar ve tüketiciler üzerinde yoğunlaşması, şirketlere sağlanan vergi avantajlarının ise devam etmesi oldu. Sendika temsilcileri, ücretlilerin vergi yükünün azaltılması ve kamu kaynaklarının toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda kullanılması için mücadeleyi büyütme mesajı verdi.