Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 26 Mart 2025'te kaybolan 48 yaşındaki Sedat Karagöz'den haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmaları, altı gün sonra Dicle Nehri'nde acı bir sonla noktalandı. AFAD ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarda Karagöz'ün cansız bedenine ulaşıldı.
Otopsi için Adli Tıp Kurumu'na gönderilen cenazeye ilişkin hazırlanan raporda, Karagöz'ün silahla vurulduğu, ölümün ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları, beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana geldiği tespit edildi.
SON GÖRÜNTÜLER VE TANIK İFADELERİ DOSYAYA GİRDİ
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, olay günü Sedat Karagöz ile sanık Necati Çetin'in saat 18.00'den itibaren birlikte güvenlik kameralarına yansıdığı, saat 21.03'te birlikte kameranın görüş alanından çıktıktan sonra Karagöz'ün bir daha görülmediği belirtildi.
Dosyada yer alan tanık ifadelerinde, sanığın olay günü silah taşıdığı, daha sonra telefonunu almak için gittiği kahvehaneye dizlerine kadar çamur içinde geldiği, ardından piknik alanında çamurlu kıyafet ve ayakkabılarını yıkayıp astığının görüldüğü aktarıldı.
İddianamede ayrıca sanığın, Karagöz kaybolduktan sonra kendisini aramaması ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek maktulü ateşli silahla öldürdüğü öne sürüldü.
"SANIK MADDE BAĞIMLISIDIR"
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Necati Çetin, tanıklar ve taraf avukatları katıldı.
Duruşmada söz alan Sedat Karagöz'ün annesi Remziye Karagöz, "Huzurdaki sanık madde bağımlısıdır ve Sedat'ı o öldürmüş" ifadelerini kullandı.
Sanık Necati Çetin ise suçlamaları reddederek, "Ben Sedat'ı vurmadım. Sedat'ı öldürmem için bir neden yoktu. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ayda 1-2 sefer madde kullanırım. Bağımlı değilim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK
Cumhuriyet savcısı, mevcut delil durumu ve suçun niteliğini gerekçe göstererek sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.
Mahkeme heyeti, bazı tanıkların zorla getirilmesine ve sanık Necati Çetin'in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 5 Ekim tarihine erteledi.