İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ve tutuklanması nedeniyle İçişleri Bakanlığı'nca tedbiren görevden uzaklaştırılan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in sosyal medya hesabından açıklama yapıldı.
Cezaevinde bulunan Günel, "Bu bir hukuk soruşturması değil, iftira üretme operasyonudur" başlıklı açıklamasında, aylardır hakkında yürütülen süreçte, artık herkesin gördüğü bir gerçek bulunduğunu, delil bulamayanların iftiracı üretmeye çalıştıklarını savundu.
Günel, şunları kaydetti:
"Bugün Aydın'daki kötünün ve onun aparatlarının kurduğu düzenin ayakta kalabilmesi için insanlar; özgürlükleriyle, aileleriyle ve gelecekleriyle tehdit edilerek benim aleyhime yalan söylemeye zorlanıyor. Hakkımda belgeyle ve somut delillerle ortaya koyamadıkları iddiaları, baskıyla, korkuyla ve yönlendirmeyle oluşturacakları sözde itirafçıların beyanları üzerinden inşa etmeye çalışıyorlar.
Bir insanı cezaeviyle korkutup, ailesi üzerinden baskı kurup, 'İstediğimiz ifadeyi ver, özgürlüğüne kavuş' anlayışıyla hareket ediliyorsa, bunun adı etkin pişmanlık değil; iftiraya zorlama düzenidir. Masum insanları korkutarak, yıldırarak ve çaresizliklerinden yararlanarak ifade üretmeye çalışmak; hukukun değil, siyasi kumpas odaklı operasyonların yöntemidir.
"BENİ YALANLARLA MAHKUM EDEMEYECEKSİNİZ"
Hakkımda tek bir somut delil ortaya koyamayanlar, şimdi masa başında senaryolar yazıyor. Belge bulamayanlar beyan üretmeye, gerçek bulamayanlar ise sahte itirafçılar ile iftira dosyaları hazırlatıyorlar. Çünkü biliyorlar ki gerçeklerle bana diz çöktüremeyecekler. Bu nedenle insanları baskıyla, tehditle ve korkuyla benim aleyhime konuşturmaya çalışıyorlar. İftiralar hiçbir zaman delil olmaz. Çok yakında tüm kamuoyu, beni iftiralar ve kumpaslarla mahkum edebileceklerini sananların ve onların yalanlarına ortak olanların, kurdukları kumpasın altında nasıl kaldıklarına hep birlikte tanık olacaktır.
"KORKMAYACAĞIM, BOYUN EĞMEYECEĞİM"
Ama herkes şunu bilsin, baskıyla alınan ifadeler gerçeği değiştirmez. Tehditle kurulan senaryolar hakikatin yerini tutmaz.
Adalet çarkı kırılmış yargı sistemiyle şafak operasyonları yapılarak evlerinden alınan, hukuka aykırı tutuklanan, aylarca iddianamesi hazırlanmayarak içerde tutulan insanların, nasıl önce şaşkına, sonra fırsatçıya, sonra şantajcıya ve sonunda iftiracıya dönüştürüldüğünü kamuoyunun gözü önüne yazılı belgelerle sunacağım. Yazıktır, bunu yapmayın bu insanlara! İftira metinleri üzerinden, magazin kupürüyle, itibar cellatlığı yapanların, maddi gerekçe ile işi yok bunu biliyorum. Ama buna fırsat veren yargılama, soruşturma süreçlerini kabul etmiyorum, etmeyeceğim. Ben mücadelemden vazgeçmeyeceğim. Çünkü biliyorum ki kötülüğün ömrü kısadır, hakikatin ömrü ise sonsuzdur."




