Marmara’da beklenen depreme ilişkin tartışmalar sürerken Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara’daki yapısını anlatan Bektaş, İzmit ve Şarköy çevresindeki fay kesimleriyle Marmara Denizi’nin orta bölümünün aynı özelliklere sahip olmadığını belirtti.
İZMİT VE ŞARKÖY ÇEVRESİNE DİKKAT ÇEKTİ!
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bektaş’ın açıklamasına göre Anadolu Levhası batıya doğru ilerlerken İzmit ve Şarköy çevresindeki dar ve sürtünmeli fay kesimleriyle karşılaşıyor. Bu alanlarda hareketin zorlaşması, daha fazla enerji birikmesine neden olabiliyor. Biriken enerjinin boşalması için de 7 ve üzerinde büyük bir kırılma gerekebiliyor.
MARMARA’NIN ORTASINDA DURUM FARKLI!
Marmara Denizi’nin orta kesiminde ise fayın daha geniş, zayıf ve kaygan bir alandan geçtiğini belirten Bektaş, burada farklı bir senaryonun yaşanabileceğini ifade etti. Bektaş’a göre bölgedeki enerji, tek bir büyük kırılma yerine 6’nın üzerindeki birden fazla depremle boşalabilir. Enerjinin bir bölümü de “creep” adı verilen yavaş fay hareketiyle açığa çıkabilir.
Bektaş, daha önceki paylaşımında ise dünyadaki büyük depremlerin zaman içindeki dağılımına da dikkat çekti. 1952’de Kamçatka, 1960’ta Şili ve 1964’te Alaska’da 9’un üzerinde depremler yaşandığını hatırlatan Bektaş, daha sonra yaklaşık 30 yıl boyunca bu büyüklükte bir deprem görülmediğini belirtti. 2004 Sumatra, 2010 Şili ve 2011 Japonya depremleriyle yeni bir yoğunlaşma yaşandığını ifade eden Bektaş, deprem etkinliğinde hareketli dönemlerin yanı sıra sakinleşme dönemlerinin de bulunabileceğini söyledi.




