CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında çarpıcı mesajlar verdi.
CHP Grup Toplantısı...
CHP'nin bugünkü grup toplantısına ödenmeyen maaşları için günlerdir eylem yapan Doruk Madencilik işçileri de katıldı.
Özel, "80 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca AK Parti gelene kadarki Cumhuriyet hükümetleri toplam 1186 maden ruhsatı vermiş. AKP Parti, sadece ve sadece Doruk Madenciliğin sahibine 2364 ruhsat vermiş." dedi.
Özel, dün 11 saat süren PM ve MYK toplantılarının ardından yaptığı değerlendirmede, "Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, mücadeleden taviz vermeden, haklılık zeminin koruyarak, sendelesek bile birbirimize omuz vererek bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik" ifadelerini kullandı.
Özel, yine Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yüklendi.
Özel'in şu sözleri dikkat çekti:
İktidar olduğumuzda devri sabık yaratmayacağız, AK Parti'ye oy atanı, üye olanı, o dönemde iş bulanı asla suçlamayacağız. İşin buraya geleceğini kim bilebilirdi?
Ama bu aşamada hala haysiyet cellatlığı yapanları, halen kanunsuz emir verenleri, kanunsuz emre uyanları, cübbesinin olmayan düğmesini elinle ilikleyenleri, aferin bekleyenleri, verdiği makamlarla makam kapanları asla unutmayacağız.
Özel, "Türkiye'de hangi dokunulmazlık zırhının altına girerseniz girin 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmak suretiyle darbe yapma' suçunun asla ve asla dokunulmazlık olarak yorumlanamayacağını şimdiden bildiririm." dedi.
Özel konuşmasını, "Türkiye'nin bütün demokratlarıyla kazanacağız. Yolun sonu iktidardır, yolun sonu selamettir." diyerek bitirdi.
Özel'in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
Cumartesi günü, genel merkezimizde 7 ayrı toplantıyla içinde bulunduğumuz süreci, seçilmiş belediye başkanlarımız ve yöneticilerimizle birlikte değerlendirdik.
Dün yaklaşık 11 saatlik PM ve MYK toplantısında önümüzdeki süreci değerlendirdik. Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, mücadeleden taviz vermeden, haklılık zeminini koruyarak, sendelesek bile birbirimize omuz vererek bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik...
MADENCİLER GRUP TOPLANTISINDA
AK Parti döneminde madenlerde Soma felaketi gibi 7 Soma oldu, son 23 yılda 35 bin işçi iş kazalarında, cinayetlerde hayatını kaybettiği, 35 binin bir sayı-rakam olmadığını, gözü yaşlı anne-baba, dul kalmış eş, babasız kalmış çocuk olduğunu hatırlayalım.
Soma üzerinden 12 yıl geçti, madencilerin çilesi bitmedi. Doruk Madencilik işçileri 9 gündür Ankara'da açlık grevindeler. Ücret ve tazminatlarını istiyorlar.
İşçilere hakkını vermeyen Yıldızlar SSS Holding, 2364 maden ruhsatı almış AK Parti döneminde. Çantasında duruyor bu ruhsatlar, kimini işletiyor, kimini burada işletiyor, kimine ortak alıyor ama bu emekçilerin hakkını ödemiyor.
"TERCİHİ HEP EMEĞİ SÖMÜRENLER OLDU"
AK Parti 386 bin maden ruhsatı dağıtmış, kendinden önceki 80 yıllık cumhuriyet döneminde verilen ruhsat sayısı 1186...
Tercihini her zaman emeği sömürenden yana kullandılar..
Bu iktidar 23 işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Yasa söylüyor, milli güvenlik tehdit altındaysa grev yasaklanır, 200 bin işçinin işlerinin elinden alınmasına sessiz kalıp arka çıktılar.
Bugün 100 işçiden sadece 9'u sendikalı.
And olsun ki CHP iktidara gelecek, tüm işçiler haklarına kavuşacak.
"DEVLETİ SATIP FAİZE ÖDÜYORLAR"
Cumhuriyetin fabrikaları, şirketleri haraç mezat satıldı, Sümerbank, Seka, Tekel, Türk Telekom, Petkim, Tüpraş, şeker fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, termik santraller teker teker yok pahasına, şeffaf olmayan şekilde ve hep yandaşları bularak sattılar. Tüm Cumhuriyet döneminde yapılan tüm özelleştirmelerin yüzde 89'u AK Parti döneminde yapıldı.
24 yılda devleti sattılar 60 milyar dolar elde ettiler, bugünkü kurla 2,7 trilyon lira.. Ama 2026'da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Cumhuriyetin bütün kurumlarını sattılar, hepsinin parasını bu senenin faizine ödüyorlar.
Memleketi batıran AK Parti'nin, anasının-babasının parasını kumarda batıran hayırsız evlattan hiçbir farkı yok.
Ülkede para var ama herkese yok, bu iktidar millete değil faizcilere çalışıyor. 2026'da toplanan her 100 liranın 26 lirası faize gitti. Yıl bittiğinde 2,7 trilyon liraya ulaşacak.
"ÇİFTÇİYE VERDİĞİNİN 15 KATINI FAİZCİYE VERİYOR"
Dünyada gıda enflasyonunda sondan 5'inci, OECD'de sondan 2. olan ülke üç ayda tarımsal desteklemeye 60 milyar lira ayırdı. Faize 2,7 milyar.. Arada 15 katlık fark var. Çiftçiye verdiğinin 15 katını faizciye veren bir iktidarla karşı karşıyayız.
Niye böyleyiz? Türkiye'de bitmeyen bir ekonomik kriz var. Siyasi davalarla hukuk güvenliğini bitirdiler, yabancı yatırımcıları kaçırdılar.
"YABANCI YATIRIMCI NASIL KAÇTI?"
19 Mart darbesinden sonra yargıya güven yüzde 18 ölçüldü. Diyelim yurtdışında bir yabancı yatırımcı var, ülke arıyor yatırım yapacak. Uzmanları çağırıyor, ülkeleri soruyor. Türkiye nasıl deyince 'Uzak durun şaka gibi memleket' yanıtını alıyor. Adam anlatıyor:
Türkiye şaka gibi memleket, İstanbul'da seçim oldu, sosyal demokratlar kazandı yapılmayan kalmadı. Seçimi iptal edip yenilediler, sosyal demokratlar daha büyük farkla kazandı, bunu yine hazmedemediler, bu seçimi kazananın 31 yıl önceki diplomasını iptal ettiler, insanların dededen-babadan kalma şirketlerine çöktüler, muhalif bir kanal vardı, kanalı kuranı içeri attılar, oğlunun olan kanala el koydular, haraç mezat satışa çıkardılar...
Yeni bir adalet bakanı var, "Yatırımcının Türkiye'ye gelmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz" demiş, iktidar değişmiş olabilir mi, ya da hukuka inanan bir bakan atamış olabilirler mi? Danışmanları uyarıyor. O bakan her türlü hukuksuzluğu yapan kişi, o bakan o bakan diyor...
Batmış, bitmiş bir ekonomiyle, faizin kara deliğe dönüştüğü israf düzeniyle karşı karşıyayız. Her şeyi bilen ekonomist Erdoğan yine çözümü bulmuş, varlık barışı yapacakmış.
Bu ülke iki barıştan çok çekti, biri imar barışı. 8 kere çıkardılar, dirençsiz yapılar yasallaştı, depremde çürük yapılarda on binlerce insanımızı kaybettik.
İkincisi varlık barışı, onun da 8'incisini getiriyorlar.
Tamamı Erdoğan'ın icadı. Kim getirdi nasıl getirdi bilinmez, bilinen şu: nasıl kazandıysan kazandın önemi yok yeter ki getir.
Uyuşturucu baronu Çetin Gören demiş ki "Cumhurbaşkanımız deyince Hollanda'daki paramı getirdim" demiş, uyuşturucu baronu Petrak varlık barışından yararlanmış. İkisi de tutuklu şimdi.
Bu tip kara paralar ne oluyor? Uyuşturucu paraları yasallaştırıp içeri getiriyorsun, o da Türkiye'deki bütün operasyonunu artık yasal hale getirdiği paralar üzerinden yürütüyor.
Mehmet şimşek 2 yıl önce "Başardık" diye duyurmuştu, gri listeden çıkmıştık. Aylarca yıllarca uğraştık, biz de uğraştık. Şimdi çıkmış, yeni Adalet Bakanı diyor ki "Kara para ile mücadelemiz sürecek"...
Kara paranın tanımına bakmak lazım. Suçla elde edilmiş, nasıl elde edildiği açıklanamayan para.. 190 yıl maaş alsa alamayacağı 18 tapuyu almış birinin parası nasıl oluyor ak para?
"SİZ KARA DELİKSİNİZ"
Şirkete çöküp İBB borsası kurup 'Ya satarız ya yapımızı alırız' diyenlerin parası, soğuk cüzdanlarla taşınan para nasıl oluyor ak para da sen nasıl mücadele ediyorsun kara parayla?
Operasyon yapacaksın, dosya gizli olacak ama bazı avukatlar -birini yurtdışına çıkarken yakalattık- dosyaya hakim olacak, alacak dosyayı aileleri bulacak, cezaevine gidip "Senin suçun bu, bunu söylersen çıkaracaklar" diyecek, ben bunu ifşa edeceğim, o da atlayıp yurt dışına kaçarken yakalanacak, gizli belgeyi nereden bulduğu sorulmadan ev hapsine konulacak, sonra serbest bırakılacak...
Bir başkası elinde kağıtla Murat Kapki'ye gidecek, "Bunu imzalarsan savcı seni salacak, tarife de bu" diyecek, sonra siz bu ülkeyi kara paradan kurtaracaksınız öyle mi? Bu AEK Parti'nin kara düzeninin en kara noktası bu adalet sisteminin geldiği noktadır. Kara deliksiniz siz, vicdanı yutan, insafı yutan kara deliksiniz...
"İBB DAVASI TEL TEL DÖKÜLÜYOR"
Fevkalade siyasi olan bu dava tel tel dökülüyor. Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı mahcup ediyor, her gün bir doğru bir yalanı çürütüyor.
Şimdi yandaş kanallar nerede? Yapsana haberini. Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlar şöyle ispatlandı desene... Tek bir ispat yok, "Duydum, görmüştüm, ifademi geri çekiyorum..."
Aziz İhsan Aktaş davasında iki gizli tanık dinlendi. Adı yaprak. Soruya şunu söylüyor "Anlattıklarım duyduklarımdan ibaret, bir şey görmedim, savcılık yazıya döktü, başka bilgim yok" Bunun ifadesiyle insanlar tutuklu..
Gizli tanık XYZ49QP.. Şunu söylüyor: "Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok, duyduklarımı anlatmıştım"...
Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları, dün itibarıyla 14 itirafçı ifadesini geri çekti.
Biri "Siyasette yalan olur" diyor, öbürü "Beni de kandırdılar" diyor... Artık bu meseleler bambaşka bir boyuta, büyük bir kararlılıkla 1 yıldır anlattığımız şekilde arkadaşlarımızın haklılığının kanıtına dönüşmüştür.
Ateşle oynayan elini, yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar.
Bu yargı çetesi ve talimat aldıkları siyasetçiler unutmasın, biz bize yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmayacağız...
Şerefli yargı ve emniyet mensupları da bu milletin hafızasına güvenmelidir. Bazen haksız görevden alma, tayin etme olabilir ama bu devletin hafızası bu devlete ihanet etmeyenlere vefasını gösterecektir.
İktidar olunca devri sabık yaratmayacağız ama bu aşamada hala haysiyet cellatlığı yapanları, kanunsuz emir verenleri, ona uyanları, verdikleri makamlarla makam kapanları asla unutmayacağız.
Bu ülkeye kardeşlik getireceğiz, yargı çetesini unutmazken suça bulaşmamış, bu partiyle ilişkisi olan herkese temiz sayfa açacağız.




