İran'ın 120 milyar dolarına kilit!
İran'ın 120 milyar dolarına kilit!
İçeriği Görüntüle

Gayrimenkul alım satımında tarafların güvenliğini artırmayı hedefleyen yeni düzenleme, 1 Temmuz 2026 itibarıyla zorunlu hale geliyor. Alıcı ve satıcıyı korumaya yönelik hazırlanan sistemle birlikte, ikinci el araç satışlarında uygulanan güvenli ödeme modeline benzer bir yapı devreye alınacak.

ELDEN ÖDEME DÖNEMİ KAPANIYOR

Yeni uygulamayla birlikte taşınmaz alım satımında elden nakit ödeme ve doğrudan kişisel hesaplara para transferi sona erecek. Böylece hem kayıt dışı işlemlerin azaltılması hem de dolandırıcılık risklerinin önlenmesi amaçlanıyor.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Tarafların satış bedelinde anlaşmasının ardından süreç, anlaşmalı banka ya da ödeme kuruluşları üzerinden başlatılacak. Alıcı, satış bedelini doğrudan satıcıya göndermek yerine sistemin ortak güvenli hesabına yatıracak.

Tapu devri resmi olarak tamamlandığında, bloke edilen tutar otomatik şekilde satıcının hesabına aktarılacak. Eğer işlem herhangi bir nedenle gerçekleşmezse, yatırılan para kesintisiz biçimde alıcıya iade edilecek.

BAKANLIKTAN ERTELEME VE EK SÜRE MESAJI

Ticaret Bakanlığı, daha önce 1 Mayıs olarak planlanan uygulama tarihinin teknik hazırlıklar nedeniyle 1 Temmuz 2026’ya ertelendiğini açıkladı. Yetkililer, sistemin eksiksiz şekilde devreye alınabilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtirken, gerekli görülmesi halinde bu sürenin üç aya kadar uzatılabileceğini ifade etti.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile yürütülen altyapı çalışmalarında ise sona yaklaşıldığı bildirildi.

İŞLEMLERE HİZMET BEDELİ GELECEK

Yeni sistem, taraflar arasındaki “önce para mı, önce tapu mu” tartışmasını ortadan kaldırmayı hedeflese de, kullanım ücretsiz olmayacak. Güvenli ödeme sistemi kapsamında alıcı ve satıcılardan her işlem için belirli bir hizmet bedeli tahsil edilecek. Bu ücretin detaylarının uygulamanın yürürlüğe girdiği tarihte netleşmesi bekleniyor.

KAYIT DIŞILIKLA MÜCADELE AMAÇLANIYOR

Düzenleme, yüksek tutarlı nakit taşınmasından kaynaklanan riskleri azaltmanın yanı sıra, gayrimenkul satışlarında bedelin düşük gösterilmesi yoluyla yapılan vergi kayıplarının önüne geçmeyi de hedefliyor.

Yetkililer, sistemin hem güvenliği artıracağını hem de piyasada daha şeffaf bir yapı oluşturacağını vurguluyor.