Yaz aylarında sivrisineklerin çoğalmasıyla birlikte Batı Nil Virüsü enfeksiyonları yeniden gündeme geldi. Medicana Ataköy Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslı Özer, virüsün temel olarak enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla bulaştığını belirterek, günlük temasın hastalığın yayılmasına neden olmadığını söyledi.

Zayıflama ilacı sonrası hayatını kaybetti: Soruşturma başlatıldı
Zayıflama ilacı sonrası hayatını kaybetti: Soruşturma başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Milliyet'ten Didem Seymen'in haberine göre, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslı Özer, Batı Nil Virüsü'nün doğal yaşam döngüsünde kuşların önemli rol oynadığını, sivrisineklerin enfekte kuşlardan aldıkları virüsü insanlara taşıyabildiğini aktardı. Virüsün aynı ortamda bulunma, tokalaşma, sarılma veya ortak eşya kullanımıyla insandan insana bulaşmasının beklenmediğini belirten Özer, nadiren kan transfüzyonu, organ nakli ve anneden bebeğe bulaş görülebildiğini ifade etti. Yunanistan gibi virüsün görüldüğü bir ülkeden Türkiye'ye dönen kişinin günlük temas yoluyla çevresine virüs bulaştırmasının beklenmediğini vurgulayan Özer, asıl riskin Türkiye'deki enfekte sivrisinekler olduğunu söyledi.

Enfekte kişilerin yaklaşık yüzde 80'inde belirti görülmeyebileceğini belirten Özer, belirtilerin ortaya çıktığı durumlarda ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrısı, bulantı ve cilt döküntüsü görülebileceğini aktardı. Hastalığın az sayıda kişide sinir sistemini etkileyerek ensefalit, menenjit veya meningoensefalite yol açabileceğini belirten Özer, yüksek ateşle birlikte şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği, ense sertliği, kas güçsüzlüğü veya hareket bozukluğu gibi nörolojik belirtiler görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.