Adana’nın Kozan ilçesinde başlayıp Aladağ ve İmamoğlu ilçelerine de yayılan orman yangını, geride büyük bir yıkım bıraktı. 7 Eylül’de başlayan ve 3 gün süren çalışmaların ardından kontrol altına alınan yangında yaklaşık 2 bin hektar alan zarar gördü, 285 haneden 835 kişi tahliye edildi.
Yangından en çok etkilenenlerden biri de Meryem Bozkurt (61) ile eşi Halil Bozkurt (65) oldu. Çiftin, alevlerin yükselmesinden yalnızca dakikalar önce astım krizi nedeniyle hastaneye gittiği öğrenildi. Bu sırada yangın ahşap evlerine ulaştı ve yıllardır yaşadıkları yuva tamamen kullanılamaz hale geldi.
Çiftin hayvanları da yangında telef oldu.
“EVİMDE HER ŞEYİM VARDI”
Evsiz kalan Meryem Bozkurt, küle dönen evinin bulunduğu alana dönerek yaşadığı büyük yıkımı gözyaşları içinde anlattı.
Bozkurt, eşinin kendisini astım krizi nedeniyle hastaneye götürdüğünü ve daha yoldayken evlerinin yandığı haberini aldıklarını söyledi.
“Bizim sınavımızmış bu. Eşim beni hastaneye kaldırdı. Hastaneye ulaşmadan telefon geldi, ‘Eviniz yanıyor’ dediler. Ne yapacağımızı bilemedik. Benim evimde her şeyim vardı. Geri geldiğimizde külle karşılaştık. Şu yaştan sonra ben ne yapabilirim ki? Allah’ım herkese yardım etsin.”
“20 YILDIR BU EVDEYDİK”
Halil Bozkurt ise yangının yalnızca evlerini değil, yıllar boyunca biriktirdikleri anılarını da yok ettiğini söyledi.
20 yıldır aynı evde yaşadıklarını belirten Bozkurt, yılın yalnızca birkaç ayını çocuklarının yanında geçirdiklerini, geri kalan zamanda ise evlerinde yaşadıklarını anlattı.
Bahçesinin de tamamen yandığını söyleyen Bozkurt, evinin kendisi için taşıdığı anlamı “Yalan dünyanın cennetiydi” sözleriyle anlattı.
“Bana yangını haber veren arkadaşım evimin alevler içinde kaldığını söyledi. ‘Sen canını kurtar, ev yerine gelir’ dedim. Hastaneden döndüğümüzde her şey kül olmuştu, yapacak bir şey yoktu.”
Yıllarca yaşadıkları evin, bahçelerinin ve anılarının geride yalnızca küllerinin kaldığını söyleyen çift, şimdi yeniden hayata tutunmanın yollarını arıyor.