Ticarette satışlar geriledi, perakendede artış sürdü: TÜİK temmuz verilerini açıkladı
Ticarette satışlar geriledi, perakendede artış sürdü: TÜİK temmuz verilerini açıkladı
İçeriği Görüntüle

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Muğla’da düzenlenen üniversiteler arası bir yarışma sırasında Hacettepe Üniversitesi öğrencisine yönelik cinsel saldırı iddiasıyla açılan davada verilen beraat kararını TBMM gündemine taşıdı.

Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Y.E.Ö. hakkında “mağdurun rızası olduğu” gerekçesiyle beraat kararı verdiğini belirtti.

Karaca, soruşturma ve yargılama sürecinde elde edilen somut deliller, bilimsel raporlar ve tanık anlatımlarının cinsel saldırıyı destekler nitelikte olduğunu savunarak, mahkemenin bazı delilleri dikkate almadığını ve failin çelişkili beyanları ile olay yerinde bulunmayan tanıkların anlatımlarını esas aldığını ileri sürdü.

“ADLİYE KORİDORLARI FAİLLERİ KORUYAN MEKANİZMAYA DÖNÜŞTÜ”

Karaca, kadınların sokakta, iş yerinde ve üniversitelerde şiddete maruz kaldığını belirterek yargılama süreçlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu.

İlk derece ve istinaf aşamalarında kanuni zorunluluk bulunmasına rağmen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bildirim yapılmadığını ve yargılamanın iki celsede tamamlandığını söyleyen Karaca, adliye koridorlarının kadınları korumak yerine failleri cesaretlendiren mekanizmalara dönüştüğünü savundu.

MAHKEME HEYETİ HAKKINDA İNCELEME VAR MI?

Karaca, Bakan Gürlek’e verdiği soru önergesinde, dosyada somut raporlar, bilimsel deliller ve tanık beyanları bulunduğu halde “rıza” gerekçesiyle beraat kararı veren mahkeme heyeti hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

Ayrıca olay yerinde bulunmadığı halde fail lehine tanıklık yaptığı belirtilen kişiler hakkında “yalan tanıklık” ve “adli makamları yanıltma” suçlarından işlem yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi.

HSK’YA SORUŞTURMA ÇAĞRISI

Kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı davalarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bildirim yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Karaca, bu dosyada gerekli bildirimin yapılmadığı iddiasına ilişkin de Bakan Gürlek’e soru yöneltti.

Karaca, usul hükümlerinin ihlal edilmesi halinde sorumlular hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından soruşturma yürütülüp yürütülmeyeceğini sordu.

İSTİNAF KARARI DA GÜNDEMDE

Karaca, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunu gerekçesiz biçimde reddettiğini ileri sürerek bu kararın da Bakanlık tarafından denetlenip denetlenmeyeceğini gündeme getirdi.

İstinaf başvurularının hukuki gerekçe sunulmadan reddedilmesinin cezasızlığı besleyen bir uygulamaya dönüşebileceğini savunan Karaca, bu konuda herhangi bir inceleme yapılıp yapılmayacağını sordu.

“BAKANLIĞIN ALDIĞI SOMUT TEDBİR VAR MI?”

Karaca’nın Bakan Gürlek’e yönelttiği son soru ise cinsel saldırı dosyalarında adli ve idari süreçlerin hızla kapatılmasını önlemeye ilişkin oldu.

Karaca, delillerin karartılmasının ve “rıza” gerekçesinin cezasızlık sonucuna yol açmasının önüne geçmek amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından alınan somut bir tedbir bulunup bulunmadığını sordu.

Soru önergesinde yer alan iddialar ve eleştiriler, ilgili mahkeme kararının hukuki süreci ile Bakanlığın vereceği yanıtla birlikte değerlendirilmesi beklenen başlıklar arasında yer aldı.