Türkiye’nin önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezlerinden Muğla’da yeni hasat sezonu yaklaşırken üreticinin endişesi büyüyor. Bölgede özellikle yağ oranı ve kalitesi yüksek memecik türü zeytinler yetiştirilirken, zeytinyağının tüccardaki fiyatının 100 liraya kadar düşmesi çiftçinin hesaplarını altüst etti.
Asit oranına göre bazı üreticilere 100 liranın da altında fiyat verildiği belirtilirken, marketlerde aynı ürünün litre fiyatı 500 liranın üzerine çıkıyor.
Üreticinin en büyük yüklerinden biri ise hasat işçiliği. Günlük yevmiyelerin 4 bin lirayı aşması, zeytinin toplanması ve işletilmesi için yapılan harcamaları artırıyor. Buna zeytinliklerin bakım masrafları da eklendiğinde üreticinin eline kalan miktar daha da azalıyor.
Geçen yıl bazı bölgelerde işçilik maliyetlerini karşılamadığı gerekçesiyle zeytinlerin dalında bırakıldığı belirtilirken, bu yıl üreticinin benzer bir tabloyla karşılaşmasından endişe ediliyor.
“ÇİFTÇİ TÜCCARIN İNİSİYATİFİNE BIRAKILDI”
YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, üreticilerden bu yönde yoğun şikayetler geldiğini belirterek, tarım politikalarının çiftçiyi ürününü değerinde satabileceği bir sistemden uzaklaştırdığını savundu.
Üreticinin desteklenmediğini ve ürününü satarken tüccarın belirlediği fiyatlara mahkum edildiğini öne süren Uzun, kavun ve narenciyede de benzer sorunların yaşandığını söyledi.
Uzun, bazı ürünlerin maliyetini karşılamadığı için dalında kaldığını, üreticilerin ise zaman zaman ağaçlarını kesmek zorunda kaldığını ifade etti.
Zeytinde de hasat döneminin yaklaşmasıyla aynı tehlikenin ortaya çıktığını belirten Uzun, şöyle konuştu:
“Zeytinyağının litre fiyatı marketlerde 500 lirayı bulurken, çiftçi tüccara 100 liraya, maksimum 150 liraya zeytinyağı satıyor. Çiftçi tüccarın inisiyatifine bırakılmış durumda. Oysa biz zeytinyağı ihracatı yapabilen ülkeler arasındayız. Ürünümüz bol. Ancak zaman zaman zeytinyağı ihracatına kısıtlamalar veya yasaklar getirilebiliyor. Çiftçi tüccarın eline kalıyor.”
4 BİN LİRALIK YEVMİYE, 100 LİRALIK YAĞ
Üreticilerin zeytin hasadında ya yarıcı ve ortaklarla çalıştığını ya da günlük ücretle işçi tuttuğunu belirten Uzun, bu yıl yarıcı ve ortak bulmanın dahi zorlaştığını söyledi.
Uzun, zeytinin toplanmasının ardından elde edilen yağın düşük fiyattan satılması nedeniyle yapılan emeğin karşılığının alınamadığını belirterek, “İnsanlar artık ‘yarıcılık-ortakçılığı’ bile bıraktılar. Çünkü topladıkları zeytini yağ yapıp 100-150 liraya satabiliyorlar. Bu, günlük emeklerini bile karşılamıyor” dedi.
Hasat işçilerinin günlük ücretlerinin 4 bin lirayı geçtiğini belirten Uzun, zeytinlerin sırık veya makinelerle silkilmesinde görev alan işçilerin ücretlerinin ise 7-8 bin liraya kadar çıktığını söyledi.
Uzun, mevcut maliyetlerle zeytin üretiminden geçinmenin giderek zorlaştığını savundu.
“ZEYTİNİ DALINDA BIRAKMAYI DÜŞÜNENLER VAR”
Artan işçilik giderleri nedeniyle bazı üreticilerin zeytinleri dalında bırakmayı düşündüğünü ifade eden Uzun, ailelerin kendi imkanlarıyla hasat yapmaya çalıştığını ancak bunun da üreticiyi tatmin etmediğini söyledi.
Uzun, “Çünkü emeklerinin karşılığını alamıyorlar. İktidarın mevcut tarım politikası ne yazık ki üreticiyi üretmemek mecburiyetinde bırakıyor” ifadelerini kullandı.
“ÜRETMEYEN TÜRKİYE GELİŞEMEZ”
Muğla’da geçmişte önemli ölçüde tütün ve pamuk üretimi yapıldığını hatırlatan Uzun, uygulanan politikaların bu ürünlerde üretimin gerilemesine neden olduğunu savundu.
Tütünün geçmişte ihraç edilen ürünlerden biri olduğunu belirten Uzun, benzer bir sürecin zeytinde de yaşanmasından endişe ettiğini söyledi.
Uzun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Korkarım zeytinde de benzer bir gidişat var. Üreticinin kıymetinin bilinmesi lazım. Üretmeyen bir Türkiye gelişemez.”





