Şirketlerin peş peşe fiyat düşürmesine tepki gösteren Akhisarlı zeytin üreticileri hasadı durdurdu. Cuma gününe kadar fiyatlarda değişiklik olmama durumunda köy köy birleşerek sokağa çıkacaklarını duyurdu. Dane zeytin geçen yıla göre %37,5, yağlık zeytin fiyatı %81,1 değer kaybetti.
Birgün'den Ebru Çelik'in haberine göre; Manisa’nın Akhisar ilçesinde zeytin üreticileri, artan maliyetler ve düşen alım fiyatları nedeniyle hasadı durdurdu.
Rekoltenin yüksek olduğu sezonda Domat tipi zeytinin alım fiyatı, hasat başında 70-80 TL seviyelerinde konuşulurken kademeli olarak 50 TL’ye kadar geriledi. Üreticiler, alım fiyatının yeniden düşürülerek 50 liraya çekilmesine karşı önceki gün ülkenin en önemli zeytin üretim merkezlerinden olan Akhisar Zeytinliovası beldesinde bir araya geldi.
Akhisar'ın neredeyse zeytin üreten tüm üreticilerinin bir araya geldiği toplantıda komisyoncular alımı, üreticiler ise hasadı Cuma gününe kadar durdurma kararı verdi. Geçen yılın da altında kalan fiyatların maliyetlerini karşılamadığını belirterek durumu protesto eden üreticiler, alım fiyatlarının hafta başına kadar yükseltilmemesi durumunda köy köy örgütlenerek sokağa çıkacaklarını, 50 liralık alım fiyatıyla bu hasadı yapmayacaklarına kararlı olduklarını bildirdi.
EŞ ZAMANLI FİYAT DÜŞÜRÜLDÜ
Marmarabirlik’in 2025-2026 sezonu için açıkladığı alım fiyatlarında iri dane zeytinde tavan fiyat 160 TL, küçük dane zeytinde 55 TL, yağlık zeytinde ise 53 TL olarak belirlenmişti. 2026 hasat sezonunun başlamasıyla 80 TL’den açılan dane zeytin alım fiyatı 50 TL’ye gerileyerek yüzde 37,5 düşerken, yağlık zeytin fiyatı 53 TL’den 10 TL’ye kadar inerek yaklaşık yüzde 81,1 değer kaybetti.
Üreticiler ve komisyoncular, şirketlerin fiyatları eş zamanlı ve peş peşe düşürmesine karşı birlikte hareket ettiklerini belirtti. İlk kez bu kadar geniş bir birliktelik sağladıklarını anlatan üreticiler, fiyatların yükseltilmemesi durumunda hasadı daha uzun süre durdurabileceklerini söyledi. Üreticiler, şirketlerin fiyat belirleme gücüne karşı köylerde kalıcı örgütlenmeler kurmayı da hedefliyor.
MALİYETİ BİLE KARŞILAMIYOR
Üretici Hilmi Bayrak, Domat zeytinde toplama maliyetinin kilogram başına yaklaşık 15 TL olduğunu, gübre, budama, ilaçlama ve sulama giderleri eklendiğinde kendi emekleri hariç maliyetin 25 TL’ye ulaştığını anlattı. Kendi emeklerinin de hesaba katılması durumunda maliyetin 30 TL’yi bulduğunu belirten Bayrak, ürünlerini bu seviyelere yakın fiyatlarla satmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Üretici ve komisyoncu N.O.K. ise hasat döneminde yaklaşık 28 işçi çalıştırdıklarını, günlük 27-30 bin TL’lik zeytin satışına karşılık yalnızca işçi ücretlerinin 15-20 bin TL’yi bulduğunu aktardı. Gübreleme, sürüm, budama ve ilaçlama giderleriyle birlikte kilogram başına toplam maliyetin 30-40 TL’ye ulaştığını belirten N.O.K., zeytini 20-25 TL’ye satmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
Üreticiler, günlük satış gelirinden işçi ücretleri çıkarıldığında kalan paranın kazanç gibi göründüğünü, ancak sezon boyunca yapılan diğer harcamalar hesaplandığında zararın ortaya çıktığını vurgulayarak “30 bin lira kazanıyorsak bunun 20 bini işçiliğe gidiyor. Biz işçiler için çalışmış oluyoruz. Bizim emeğimiz nerede? İlaç maliyetimiz, gübre maliyetimiz nerede?” diye sordu.
GÜÇLÜ BİR BİRLİK SAĞLADIK
Akhisarlı üretici Sabri Okka, hasadı durdurma kararının arkasında maliyetlerin karşılanmaması ve fiyatların yeniden düşürüleceğine ilişkin haberler olduğunu belirtti. Yaklaşık 2-3 saat içinde bir araya gelerek ortak karar aldıklarını söyleyen Okka, “İlk defa bu kadar güçlü bir birlik sağlayabildik. Hepimizin sorunu ortak” dedi.
Şirketlerin fiyatları kısa aralıklarla düşürmesine tepki gösteren Okka, “Bir gecede bütün şirketler fiyatları nasıl aynı anda aşağı çekebiliyor? Üç gün sonra yeniden, iki gün sonra bir kez daha fiyat düşürüyorlar” diye konuştu. Okka, alıcıların fiyatları peş peşe aşağı çektiği bir ortamda çiftçinin ürününü satmak için seçeneklerinin daraldığını belirtti.
KÖY KÖY ÖRGÜTLENİLECEK
Üreticiler, hasadı durdurma kararını geçici bir fiyat tepkisinin ötesine taşıyarak kalıcı bir dayanışma ağı kurmayı hedeflediklerini aktardı. Okka, köyleri tek tek gezerek beş ya da on kişilik üretici konseyleri oluşturmak istediklerini söyledi. Üreticilerin ortak karar alabileceği ve gerektiğinde birlikte hareket edebileceği bir yapıya ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Okka, ziraat odaları ve kendilerini temsil etmesi gereken kurumların da sürece destek vermesini beklediklerini ifade etti.
Üretici Hilmi Bayrak da hasadı durdurma kararının çevre köylerdeki üreticilerin ortak tepkisine dönüştüğünü, komisyoncuların da karara destek verdiğini anlattı. Talepleri karşılanmazsa boykotun uzatılabileceğini belirten Bayrak, zeytinleri daha geç toplayarak yağlık olarak değerlendirme seçeneğini de gündemlerine aldıklarını söyledi.
Bayrak, taleplerinin geçen yılın alım fiyatlarına ulaşılması ve emeğin karşılığını verecek bir fiyat belirlenmesi olduğunu vurguladı. Mevcut koşulların sürmesi halinde yalnızca bu sezonun değil, gelecek sezonun üretiminin de tehlikeye gireceğine dikkat çeken Bayram, “Bizim amacımız üretimi bırakmak değil, emeğimizin karşılığını alabilmek” dedi.
‘‘KARNIMI BİLE DOYURAMIYORUM’’
Manisa Soma'da zeytin hasadı, düşen alım fiyatları ve artan maliyetlerin gölgesinde sürüyor. 66 yaşında zeytin toplayan emekli işçi "Karnımı doyuramıyorum" diyerek fiyatlara tepki gösterdi. “Devletten emekliyim. Görüyorsunuz, yediğimiz salçada yağ yok. Artık isyan ediyorum, karnımı doyuramıyorum. Bu kadar şey yaşadım ama bu hale geldik”
Yağlık zeytinin kilogram fiyatının 10 liraya kadar düştüğünü belirten işçiler, üreticinin ürününü satamadığı için yevmiyelerini ödeyemediğini söyledi. Çoğu emekli işçiler, geçinebilmek ve torunlarına harçlık verebilmek için çalıştıklarını anlattı.




