TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Türkiye'nin bugün çok ağır bir ekonomik ve sosyal kriz yaşadığını ancak iktidarın bu krizin konuşulmasını istemediğini vurgulayarak "Türkiye'nin gerçek gündemi yoksulluktur. Türkiye'nin gerçek gündemi geçim sıkıntısıdır. Türkiye'nin gerçek gündemi hayat pahalılığıdır. Vatandaş sabah kalktığında belediye operasyonlarını değil evine ekmek götürüp götüremeyeceğini düşünüyor, markete gittiğinde siyasi manşetlere değil fiyat etiketlerine bakıyor; ay sonunda kirayı nasıl ödeyeceğini düşünüyor, çocuğunun okul masrafları nasıl karşılayacağını düşünüyor; gerçek gündem budur" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da 26 maddelik Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülüyor.
AYDIN: GÜÇLÜ TÜRKİYE TRUMP'IN GELİŞİNE BU KADAR ANLAM YÜKLER Mİ?
Birinci bölüm üzerinde gruplar adına ilk sözü Yeni Yol Grubu adına İstanbul Milletvekili Birol Aydın, TBMM'nin NATO zirvesi sebebiyle çalışmalarına ara vermesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak "Türkiye Büyük Millet Meclisi belli zamanlarda çalışmalarına ara verebilir ancak sırf NATO toplantısı nedeniyle Türkiye'nin sigortası olan bu çatı kapalı tutulamaz. Kaç Grup Başkanvekili, kaç milletvekilini ilgilendiriyor NATO toplantısı? Hangi gerekçeyle Meclis çalışmalarına ara veriliyor? Bilakis, böyle bir ortamda, hatta NATO'nun içindeki bir kısım emperyal anlayışın varlığı dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu zamanda açık tutulması gerekiyor, bunu yüksek bir inançla ifade ediyorum" dedi.
Önemli bir uluslararası toplantının Türkiye'de yapılıyor olmasının başka bir şey olduğunu fakat bu toplantı gerekçesiyle başkentte hayatı durdurmanın ise başka bir şey olduğunu söyleyen Aydın, şöyle konuştu:
"Türkiye'ye yaraşır bir ev sahipliği yapmak başka, aylardır sürekli alınan güvenlik tedbirlerini, yapılan özel havalimanını, memurlara verilen idari izinleri, kapatılacak yolları, mahalleleri ilan etmek ve bunlar üzerinden algı oluşturmak başka bir durumdur. Bu söylediklerimi iktidar sırasındaki arkadaşların anlayabileceklerini zannetmiyorum ama ifade ediyorum, anlayacak olsaydınız bunları konuşuyor olmazdık fakat ben tarihe şerh düşüyorum. Bu toplantı vesilesiyle TBMM'nin kapalı tutulması kabul edilebilir bir şey değildir. Türkiye'nin tarihi karizmasına yakışmayan bir psikoloji içerisinde iktidar. Bu zirve son on yılda Amerika Birleşik Devletleri'nde, Belçika, İtalya, Hollanda, Polonya, Litvanya'da da yapılmadı mı? Nedir bu telaş, nedir bu coşku ve nedir bu ergen tavırlar arkadaşlar? Güçlü bir ülke olmak demek, neye, ne kadar önem atfedileceğini bilmekten geçer. Güçlü Türkiye Trump'ın gelişine bu kadar anlam yükler mi? Bizim nezdimizde Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO toplantısı sebebiyle ABD'ye ya da başka bir ülkeye gitmesi ne derece önemli ise ne anlam taşıyorsa Trump'ın veya bir başka devlet başkanının ülkemize gelişi de aynı şekilde öyledir, daha fazlası değildir."
KAVUNCU: YOKLAMA İSTEYİNCE NE HİKMETSE KIZIYORSUNUZ, TAHAMMÜL EDEMİYORSUNUZ
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, bu dönem yaptığı konuşmaların neredeyse tamamında neye, nasıl konuşacağına torba kanunlar yüzünden şaşırdığını ifade ederek "Bugün, bir Emniyet personeline ilişkin, bir diğeri Orman Kanunu, bir diğeri Basın İlan Kurumuna ait düzenlemeleri konuşuyoruz. İhtisas komisyonlarında hiçbir şeyi doğru dürüst konuşmadan, tartışmadan, doğrudan Plan ve Bütçe Komisyonunu sürece dahil etmek Meclisi adeta baypas etmek demektir. Tali komisyonları işlevsiz bırakıyorsunuz, sonra da geliyor acele bir şekilde 'Bunu tamamlamamız lazım' diyorsunuz. Bütün bir yasama kültürünü nasıl yıktığınızı, rezil ettiğinizi de her seferinde, her yasama döneminde tekrar gösteriyorsunuz. Dün, buraya bir AK Parti milletvekili geldi, bu olan bitenin son derece normal olduğundan bahsetti" diye tepki gösterdi.
TBMM Genel Kurulu görüşmelerinde muhalefet milletvekillerinin yoklama isteyince iktidar partisinin bozulduğunu söyleyen Kavuncu, "Süre vermiyorsunuz. Yoklama isteyip, biraz süre alıp hiç olmazsa kanun maddesiyle ilgili paydaşlarla görüşebilecek imkan yaratmaya, hiç olmazsa getirdiğiniz kanun teklifini dinleyecek imkanı size vermeye, biraz olsun sizi bu konuda eğitmeye kalkıyoruz. Yoklama isteyince de ne hikmetse kızıyorsunuz, tahammül edemiyorsunuz. Yasama kültürünü nasıl yıktığınızı aslında tekrar etmeye de çok gerek yok" dedi.
BOZDAĞ: HALKIN CAN ALICI SORUNLARINA ÇÖZÜM GÖREMİYORUZ
DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, yeni torba kanunda gerçek bir karşılık bulamadıklarını belirterek "Her defasında işin esasına halkın can alıcı sorunlarına çözüm göremiyoruz. Açıkçası karmaşık bir düzen kurulmuş ve sürekli bir tıkanma yaşanıyor. İş artık idare edilemez hale geliyor, ancak o zaman işte bir tedbir düşünülüyor; o da palyatif ve meseleler iyice karmaşıklaşıp sarpa sarıyor. Bazen de 'Yandaşlar için, rant için şöyle bir düzenleme olsa iyi olur' denilerek kollar sıvanıyor ve önümüze bu torba kanun teklifleri getiriliyor. Bu ülke halklarına reva gördüğünüz maalesef ki bu. Bu karmaşıklığın arkasında halkın faydasını gözeten ne bir ilke var ne bir prensip var ne de bir yöntem var" ifadelerini kullandı.
ERDEM: TORBA SİZE SORARSANIZ DOLU, BİZE SORARSANIZ BOMBOŞ
CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem de söz konusu torba kanununun bir tarafında Emniyet Teşkilatı Kanunu, bir tarafında Merkez Bankası Kanunu, bir tarafında Vergi Usul Kanunu, bir tarafında Belediye Gelirleri Kanunu, bir tarafında Petrol Piyasası Kanunu, bir tarafında ise Basın İlan Kurumu düzenlemelerinin olduğuna dikkati çekti. Birbiriyle ilişkisi olmayan onlarca konunun aynı teklif içerisine doldurulduğunu söyleyen Erdem, "Torba size sorarsanız dolu, bize sorarsanız boş, hem de bomboş. Peki, bu torbalar geçici çözümler dışında ne işe yarıyor? Ve asıl sorulması gereken şu: Bu torba yasa milletin hangi derdine çare oluyor? Emeklinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın sorunlarını çözüyor mu? Hayır. Atama bekleyen ya da ücretli öğretmenlerin sorunlarını çözüyor mu, barınma krizini çözüyor mu, gençlerin geleceğine ilişkin bir umut veriyor mu? Hayır. Peki, milletin Meclisi bunlara çözüm üretemeyecekse biz burada neyi görüşüyoruz?" dedi.
Erdem, Türkiye'nin bugün çok ağır bir ekonomik ve sosyal kriz yaşadığını ancak iktidarın bu krizin konuşulmasını istemediğini kaydederek "İşte, bu nedenle son dönemde Cumhuriyet Halk Partisine yönelik operasyonları, belediyelere yönelik baskıları, her gün yaratılan yeni siyasi gündemleri ekonomik gerçeklerden bağımsız düşünemeyiz. Türkiye'nin gerçek gündemi açlıktır. Türkiye'nin gerçek gündemi yoksulluktur. Türkiye'nin gerçek gündemi geçim sıkıntısıdır. Türkiye'nin gerçek gündemi hayat pahalılığıdır. Vatandaş sabah kalktığında belediye operasyonlarını değil evine ekmek götürüp götüremeyeceğini düşünüyor, markete gittiğinde siyasi manşetlere değil fiyat etiketlerine bakıyor; ay sonunda kirayı nasıl ödeyeceğini düşünüyor, çocuğunun okul masrafları nasıl karşılayacağını düşünüyor; gerçek gündem budur" diye konuştu.
Kanun teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmasının ardından birinci bölümde yer alan maddeleri, o maddeler üzerindeki önergelerin oylamasına geçildi.