Vatan Partisi Bilecik İl Örgütü, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen 13’üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’na Atatürk Parkı’nda yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. “Küresel Krizlere Kur’ani Çözümler” temasıyla gerçekleştirilen etkinliğe devlet kurumlarının destek vermesini eleştiren Vatan Partisi Bilecik İl Başkan Yardımcısı Feyzi Köse, Said-i Nursi’nin düşünceleri ve geçmişteki faaliyetleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Köse, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kimdir bu Said-i Nursi? Kendisine, ‘Zamanın harikası, çağın eşsiz kişisi’ diyen, kaleme aldığı Risale-i Nur kitapları için açık açık Allah tarafından kendisine yazdırıldığı imasında bulunan, kitaplarını Kur’an-ı Kerim’in anahtarı mertebesine koyan, hatta iman hakikatlerini yeniden ortaya koymak için ilahi olarak görevlendirildiğini iddia edecek kadar ölçüyü kaçıran bir din istismarcısıdır. Hayatı boyunca Cumhuriyetimize, Atatürk’ümüze dil uzatmış, deccal, süfyan demiş ve defalarca devlete karşı faaliyetleri sebebiyle mahkûm olmuş. Fethullah Gülen’e ideolojik temel oluşturmuş, Hristiyan din adamlarıyla diyaloğun ilk başlatıcısı olmuş, emperyalizmin kullandığı bir zattır.”

“MİLYARLARCA DOLAR TUTARINDA PARA BİR AVUÇ KİŞİYE PEŞKEŞ ÇEKİLDİ”

Dinler arası diyaloğun Büyük Orta Doğu Projesi ve ılımlı İslam modelinin ideolojik aracı olduğunu savunan Köse, Türkiye’nin 15-16 Temmuz darbe girişiminde bu projenin bedelini ağır biçimde ödediğini öne sürdü.

Türkiye’nin ekonomik sorunlarına ve fon krizine de değinen Köse, asgari ücretin temel yaşam koşullarını karşılamadığını, enflasyonun yükseldiğini ve zamların vatandaşları zorladığını belirtti. Fon krizinde milyarlarca dolar tutarındaki paranın bir grup kişiye aktarıldığını iddia eden Köse, uluslararası gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği açısından da risk oluşturduğunu savundu.

Köse, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye bu projenin bedelini 15-16 Temmuz darbe girişiminde ağır bir biçimde ödemişti. Şimdi dünün FETÖ’sü yerine yeni bir Nursi açılımı mı yapılandırılıyor? Hiç mi ders almıyoruz? Ülkemiz içeride bin bir ekonomik sorunla uğraşırken, insanlarımız iş ve aş için çileler çekerken, asgari ücretin asgari yaşam şartlarını karşılamadığı, enflasyonun her gün arttığı, zamların zulüm derecesine vardığı koşullarda bir de karşımıza fon krizi çıktı. Milyarlarca dolar tutarında para bir avuç kişiye peşkeş çekildi. Amerikan emperyalizmi ve İsrail siyonizmi insanlık dışı zulümleri, soykırımları tüm mazlumlara pervasızca uygularken, dünya sağır, kör ve dilsiz davranırken, ülkemiz kuzeyden Ukrayna’nın, batıdan Yunanistan’ın, güneyden Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ABD-İsrail-Avrupa Birliği ittifakı ile kuşatılırken, ülkemiz ve Mavi Vatan’ımız tehlike altındayken bizler ne yapıyoruz?”

“SAİD-İ NURSİ ÇİZGİSİYLE TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİ SAĞLANAMAZ”

Krizlerin küresel ölçekte yaşandığı bir dönemde çözüm önerilerinin bütün insanlığı kapsaması gerektiğini belirten Köse, farklı ülkelerde yaşayan insanların haklarının ve yaşamlarının eşit değerde görülmesi gerektiğini ifade etti.

Filistinlilerin yanı sıra İranlıların, Ukraynalıların, Rusların, Venezuelalıların, Yemenlilerin ve Afrikalıların da yaşam hakkının aynı ölçüde korunması gerektiğini söyleyen Köse, uluslararası çözüm önerilerinin herhangi bir inanç grubunun sınırlarında kalmaması gerektiğini savundu.

İşçilerin haklarını koruyan, kadınların ve çocukların güvenliğini sağlayan, aileyi ve insan onurunu savunan mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu belirten Köse; savaş, sömürü ve emperyalizme karşı ortak bir tutum geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Köse, devlet desteğiyle Said-i Nursi çizgisinin güçlendirilmesinin Türkiye’nin birliğini ve bağımsızlığını sağlayamayacağını savunarak AKP hükümetine şu sözlerle seslendi:

Karacadağ’da maden projelerine karşı imza seferberliği başlatıldı!
Karacadağ’da maden projelerine karşı imza seferberliği başlatıldı!
İçeriği Görüntüle

“Kriz küreselse çözümün ortak zemini tüm insanlığı kapsamalıdır. Filistinli çocuğun hakkını hukukunu ararken, İranlının, Ukraynalının, Rus’un, Venezuelalının, Yemenlinin, Afrikalı insanın da yaşamı aynı değerdedir. Öyleyse dünya ölçeğinde kurulacak çözümlerin ortak dili herhangi bir inanç grubunun sınırlarında kalmamalıdır. İşçinin hakkını koruyacak, kadının, çocuğun güvenliğini sağlayacak, aileyi koruyacak, insan onurunu savunacak, savaşın ve sömürünün, yani Batı ve Amerikan emperyalizmine, İsrail siyonizmine dur diyecek, kimsenin diline, dinine, milletine bakmadan aynı hukuk ölçüsünde uygulamalar yapacak uluslararası çözüm önerilerine ve mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Said-i Nursi çizgisine devlet desteği sağlanarak Türkiye’nin birliği ve bağımsızlığı sağlanamaz. Buradan AKP hükümetine sesleniyoruz; eğer Said-i Nursi’den medet umuyorsanız çok yanlış bir yoldasınız. Cumhuriyetimizin birikimini cemaatlerin siyasi itibarına feda ederek çıkış bulamazsınız. Said-i Nursi ile mi birleştireceksiniz iç cepheyi? Tam tersine ancak iç cepheyi parçalarsını