19 Mart operasyonunda tutuklananların yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 48’inci buluşmasını Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi. Buluşmaya İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, milletvekilleri Gökan Zeybek, Suat Özçağdaş ve Turan Taşkın Özer, Yeni Parti Kurucu İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Yeni Parti İstanbul Kurucu Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, Yeni Parti İstanbul Gençlik Kolları üyeleri, tutuklu yakınları, sanatçılar, gazeteciler ve yurttaşlar katıldı.

Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, buluşmada yaptığı konuşmada Türkiye’deki adalet ve eşitsizlik sorunlarına, okullarda yaşanan saldırılara, belediyelere yönelik operasyonlara ve seçmen iradesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“OKULLARIMIZDA TARİHİMİZDE ÖRNEĞİNİ GÖRMEDİĞİMİZ SALDIRILAR YAŞANIYOR”

Aile Dayanışma Ağı olarak aylardır bir araya geldiklerini ve hemen her hafta buluşmalar gerçekleştirdiklerini belirten Dilek Kaya İmamoğlu, adaletsizlik ve eşitsizliğin yalnızca kendilerini değil, toplumun tamamını etkilediğini daha önce de dile getirdiklerini söyledi.

Toplumda giderek derinleşen eşitsizlik, ayrımcılık, umutsuzluk ve geleceğe duyulan güvensizlikten en çok etkilenenlerin başında çocukların geldiğini ifade eden İmamoğlu, okullarda yaşanan saldırılara dikkat çekti.

İmamoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Aylardır bir aradayız. Aile Dayanışma Ağı olarak hemen her hafta buluşmalarımızı gerçekleştiriyoruz. İçinde bulunduğumuz adaletsizliğin ve eşitsizliğin yalnızca bizleri değil, tüm toplumu derinden etkileyeceğini sürekli dile getirdik, getiriyoruz. Bugün ne yazık ki söylediklerimizde ne kadar haklı olduğumuzu çok acı örneklerle karşımıza çıkıyor. Toplumda giderek derinleşen eşitsizlikten, ayrımcılıktan, umutsuzluktan ve geleceğe duyulan güvensizlikten en çok etkilenenlerin başında çocuklarımız var. Okullarımızda birbiri ardına tarihimizde daha önce örneğini görmediğimiz saldırılar yaşanıyor. Gencecik yaşta evlatlarımız en güvende olmaları gereken yerde, okullarında saldırıya uğruyor, yaralanıyor, hayatlarını kaybediyor.”

Hayatını kaybeden çocukların acısının tarif edilemeyeceğini belirten İmamoğlu, çocuklarını kaybeden ailelerin üzüntüsünü paylaştığını ifade etti. Yaşamını yitiren çocuklara Allah’tan rahmet, ailelerine sabır dileyen İmamoğlu, yaralanan çocukların da bir an önce sağlıklarına kavuşmasını temenni etti.

Hiçbir anne ve babanın bu tür acılar yaşamaması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, adaletsizlik ve eşitsizlik giderilmeden çocukların kendilerini güvende hissedebilecekleri ve geleceğe umutla bakabilecekleri bir toplumun inşa edilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

“ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNE VE İNSAN HAKLARINA SAYGI GÖSTERİLMİYOR”

Belediyelere yönelik operasyonlar, yargı ve siyaset arasındaki ilişki ile okullarda yaşanan saldırıların toplumda güvensizliği artırdığını savunan İmamoğlu, seçmen iradesine yönelik müdahalelerin artık gizlenmeye çalışılmadığını öne sürdü.

İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hemen hemen her gün belediyelere yapılan operasyonlar, yargı-siyaset iş birliğiyle milletin iradesini yok sayan anlayışla ve okullara yapılan saldırılarla karşı karşıyayız. Diken üstünde yaşayan; güvensiz, ümitsiz, mutsuz bir topluma dönüştük. Seçmenin iradesine yönelik saldırılar artık gizlenmeye bile çalışılmıyor. Her şey apaçık gözümüzün önünde oluyor. Artık kılıfına uydurma, en azından görüntüde adil olma gayretinden bile tamamıyla vazgeçilmiş durumda.”

Türkiye’de üniversite hayali kuran uluslararası adaylar pazar günü sınava girecek!
Türkiye’de üniversite hayali kuran uluslararası adaylar pazar günü sınava girecek!
İçeriği Görüntüle

Toplumun temel değerlerinin, geleneklerinin ve ahlak anlayışının da zarar gördüğünü savunan İmamoğlu, sabaha karşı evine polis baskını düzenlenen bir kadının pijamalarıyla kapıyı açtığı sırada çekilen görüntülerin, kameraların kapatılmasını istemesine rağmen kaydedilmeye devam edildiğini ve daha sonra basına sızdırılarak yayımlandığını belirtti.

İmamoğlu, söz konusu görüntüler üzerinden özel hayatın gizliliği, kadın hakları, insan hakları ve yasalara saygı konularında eleştiriler yöneltti.

“Bu asla kabul edilemez” diyen İmamoğlu, devlet kurumları eliyle insanların haklarının çiğnenmesine ve toplumun vicdanını yaralayan uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu. İmamoğlu, yaşananların sorumluluğunu kimin üstleneceğini sordu.

“TOPLUMDA GİDEREK BÜYÜYEN BİR KAYGI VE GÜVENSİZLİK VAR”

İnsanların birikimlerinin kaybolması, öğrencilerin güvenliklerinin tehdit altında olması, emekçilerin çalışma koşulları, iş cinayetleri ve emeklilerin yaşadığı çaresizlik gibi sorunların toplumda giderek büyüyen bir kaygı ve güvensizliğe yol açtığını belirten İmamoğlu, vatandaşların yaşadıkları sorunların görülmesini, seslerinin duyulmasını ve sorumluluk alınmasını beklediğini söyledi.

Seçmenlerin de iradelerine saygı gösterilmesini ve seçtikleri yöneticilerin görevlerini özgürce sürdürebilmesini istediğini ifade eden İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’ten bu yana tutuklu olduğunu, yol arkadaşlarının da aylardır ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı bulunduğunu belirtti.

Yaklaşık iki yıldır dile getirdikleri adalet taleplerinin temelinde herkes için eşit işleyen bir hukuk düzeninin bulunduğunu kaydeden İmamoğlu, hiç kimsenin ailesinden, sevdiklerinden ve hayatından koparılmadığı bir düzen istediklerini söyledi.

“BİRBİRİMİZİN ELİNİ BIRAKMADIĞIMIZ SÜRECE UMUT VARDIR”

Konuşmasının devamında Aile Dayanışma Ağı üyelerine seslenen Dilek Kaya İmamoğlu, yaşadıkları zorluklara rağmen dayanışmanın sürdürülmesinin önemini vurguladı.

İmamoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili Aile Dayanışma Ağı üyeleri, benim koca yürekli dostlarım; hep birlikte hayatın en ağır yüklerinden birini taşıyoruz. İster içeride ister dışarıda hiç fark etmiyor. Nerede, hangi şartlar altında olursak olalım sevdiklerimizin maruz kaldığı haksızlıklar kendi yaşadıklarımızdan daha çok canımızı yakıyor. Birbirimizi düşünüp gözetmekten, ülkenin halini dert etmekten kendimize sıra gelmiyor. Ama bundan şikayetçi olacak değiliz. Sevmek ve sevilmek böyle bir şey.”

Aile Dayanışma Ağı ile ilgili haberleri aldıkça umutlandığını belirten İmamoğlu, ağ üyelerini büyük bir adaletsizliğin yükünü metanetle taşıyan güçlü insanlar olarak nitelendirdi.

Mücadelelerinin yalnızca kendi yakınları için olmadığını, hiç kimsenin sevdiklerinden haksız yere ayrı kalmaması ve adaletin herkese eşit uygulanması için sürdürüldüğünü ifade eden İmamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Siz başınızı eğmediğiniz, birbirinizin elini bırakmadığınız sürece bu ülkede yaşayan herkes için umut vardır. Umut, her şeyden önce insanın kendi içindeki iyiliğe güvenmektir.”