Muhalefetin sert çıkışlarına neden olan "varlık barışı" düzenlemesi 18 yılda 8’inci kez çıkarılmak üzere bu hafta TBMM Genel Kurulu'na gelecek. Yasa yürürlüğe girdikten sonra yararlanmak isteyenler 31 Temmuz 2027'ye kadar beyanda bulunacak.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerilimi tırmandıran teklif, kaynağı belirsiz paranın kabul edilmesi, suç gelirleri, sonrasında şirketlerin doğru şekilde vergi ödemeye nasıl ikna edileceği tartışmalarına neden oldu. Defalarca çıkarılınca 'AKP ekonomisinin yapı taşı' olarak görülmeye başlanan teklifin en çok tarihi dikkat çekerken "seçim ayarlı" yorumlarına neden oldu.

VARLIK BARIŞI PLANI SEÇİME GÖRE Mİ AYARLANDI?

Japon giyim devi Türkiye'ye yatırım için enflasyonun düşmesini bekliyor
Japon giyim devi Türkiye'ye yatırım için enflasyonun düşmesini bekliyor
İçeriği Görüntüle

24 Saat'ten Nergis Demirkaya'nın haberine göre; tartışmalı düzenleme bu hafta Meclis Genel Kurulu gündemine taşınıyor. AKP kanadı, amacın kayıt dışı kalmış varlıkları milli ekonomiye kazandırmak olduğunu savunurken, muhalefet cephesi başvuru süresinin bitiş tarihi olan 31 Temmuz 2027’ye dikkat çekiyor.

Ankara kulislerinde, 2027 yılının son çeyreğinde veya 2028 yılının Mart ayında bir erken seçim yapılmasının kuvvetle muhtemel olduğu konuşuluyor.

Bu bağlamda, varlık barışının seçimlerden hemen önceye denk getirilmesi "seçim hazırlığı" olarak nitelendiriliyor. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, tarihlerin seçime dönük bir hamleyi net şekilde ortaya koyduğunu belirterek, düzenlemenin "işi tepetaklak etmeden seçime kadar götürme" anlayışıyla hazırlandığını savundu.

TARİHİ ÇOK DİKKAT ÇEKTİ

Düzenlemenin zamanlamasına ilişkin en sert eleştiriler, olası bir iktidar değişimi öncesi "denetimden kaçma" tezi üzerinden yapıldı. CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, 2027 ortasına konulan bu tarihin, seçimlerden hemen önce kayıt dışı varlık getirenleri yeni bir yönetimin incelemesinden uzaklaştırmayı amaçladığını ileri sürdü.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise "Seçimlerden önce parayı getir, paranı akla diyorsunuz. Kimin parasını aklayacaksınız? Siyasilerin veya devleti yönetenlerin parası mı amaç?" sorusunu yönelterek tartışmayı siyasi etik boyutuna taşıdı.

Muhalefet vekilleri ayrıca, iki yılda bir çıkan bu afların vergisini zamanında ödeyen dürüst mükellefi cezalandırdığını, Türkiye'yi bir "vergi cenneti" haline getirdiğini ve uyuşturucu, bahis, kumar gibi suçlardan elde edilen "kara paranın" sisteme girişine kapı araladığını vurguladı.

Kısa vadeli döviz ihtiyacı için atılan bu adımın Türkiye’yi yeniden "gri liste" riskiyle karşı karşıya bırakabileceği ve adalet duygusunu zedeleyeceği uyarısında bulunuldu. Ankara'da, sadece ekonomik değil, aynı zamanda PKK'nın silah bırakma süreci gibi kritik yasal adımların da bu seçim takvimine göre planlandığı iddia ediliyor.