Güncel

Uşak’ta GES projesine bilirkişi freni: ÇED Olumlu kararı uygun değil!

Uşak’ta 24 bin 960 panelin kurulması planlanan Karacahisar GES ve Elektrik Depolama Tesisi için verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı açılan davada bilirkişi raporu hazırlandı. Heyet; su kaynakları, biyoçeşitlilik ve tarım alanları açısından ciddi eksiklikler tespit ederek projenin mevcut haliyle uygun olmadığı sonucuna vardı.

Uşak’ın Merkez ilçesine bağlı Bağbaşı Köyü’nde yapılması planlanan Karacahisar Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik Depolama Tesisi, bilirkişi raporuyla yeniden gündeme geldi.

Bağbaşı Köyü Muhtarlığı avukatlarının, Potens Enerji Limited Şirketi tarafından kurulması planlanan proje için Uşak Valiliği tarafından verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle açtığı davada Uşak İdare Mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti raporunu mahkemeye sundu.

Yaklaşık 15,32 hektarlık alanda kurulması planlanan tesiste 24 bin 960 fotovoltaik panel ile elektrik üretiminin yanı sıra elektrik depolama tesisi yapılması öngörülüyor.

PROJE SAHASINDAN DERE KOLU GEÇİYOR

Bilirkişi heyeti, proje tanıtım dosyasında alanda dere yatağı bulunmadığı ve taşkın yaşanmadığının belirtilmesine rağmen, 1/25.000 ölçekli haritalarda Kazım Deresi’nin bir kolunun doğrudan proje alanından geçtiğini tespit etti.

Ana Kazım Deresi’nin de proje sahasının yaklaşık 200 metre doğusundan geçtiği belirtilen raporda, taşkın analizi yapılması ve derenin iki tarafında şev üstlerinden itibaren 20’şer metrelik koruma bandı bırakılması gerektiği ifade edildi.

Heyet ayrıca inşaat aşamasında kullanılacağı belirtilen günlük 5 metreküplük sulama suyunun ve işletme döneminde panellerin temizliğinde kullanılacak deiyonize suyun hangi kaynaktan karşılanacağının proje dosyasında açıklanmadığını belirtti.

İnşaat sırasında görev yapacak yaklaşık 20 kişinin oluşturacağı günlük 2,5 metreküplük evsel atıksuyun nasıl bertaraf edileceğine ilişkin de yeterli bilgi bulunmadığı kaydedildi.

“CİDDİ EKSİKLİKLER VE ÇELİŞKİLER VAR”

Jeoloji ve hidrojeoloji incelemesinde, proje tanıtım dosyasının su kaynaklarının korunması ve taşkın riskinin değerlendirilmesi açısından yetersiz olduğu belirtildi.

Sıyrılacak bitkisel toprağın ve hafriyatın nerede depolanacağının net olarak ortaya konulmadığı, yeraltı suyunun akış yönü ve seviyesine ilişkin verilerin sunulmadığı aktarıldı.

Raporda, olası kirleticilerin izlenmesi için gerekli izleme kuyuları ve bilimsel hidrojeolojik modellemelerin de bulunmadığı ifade edildi. Şalt ve trafo alanlarında kullanılacak trafo yağları ile tehlikeli atıkların yüzey ve yeraltı sularına ulaşmasını önleyecek tedbirlerin de yetersiz olduğu değerlendirildi.

BİYOÇEŞİTLİLİK İÇİN DE UYARI

Biyoloji uzmanının değerlendirmesinde, proje alanında farklı habitat ve ekosistemlerin bulunduğu, alanın doğal yapısını koruduğu ve biyolojik çeşitlilik açısından önem taşıdığı belirtildi.

Flora ve fauna çalışmalarının dört mevsimi kapsayan arazi araştırmaları yerine literatür verileri üzerinden yapılmasının da yetersiz olduğu kaydedildi. Bu yöntemin farklı mevsimlerde aktif olan türlerin tam olarak belirlenmesini engelleyebileceği ifade edildi.

Bilirkişi heyeti, proje alanı ve çevresinde mevsimsel ya da sürekli akış gösteren dere yatakları ile sulak alanların bulunduğunu, bu alanların özellikle iki yaşamlılar ve kuşlar açısından önemli habitatlar oluşturduğunu bildirdi.

Projenin hayata geçirilmesi halinde habitat bütünlüğünün bozulabileceği, biyolojik çeşitliliğin azalabileceği ve projenin kümülatif etkilerinin de yeterince değerlendirilmediği belirtildi.

TARIM ALANLARI İÇİN DE UYGUN BULUNMADI

Ziraat mühendisliği açısından yapılan incelemede de tarım ve mera alanlarına yönelik etkilerin proje dosyasında yeterli bilimsel verilerle ortaya konulmadığı değerlendirildi.

Kazı, dolgu ve tesviye çalışmalarının toprağı sıkıştırarak yağış sularının yeraltına sızmasını ve yeraltı suyunun beslenmesini azaltabileceği, bunun da daha düşük kotlarda bulunan tarım alanlarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.

Raporda ayrıca güneş panellerinin oluşturabileceği ışık yansıması ve atmosferik ısıl değişimlerin tarımsal üretimde önemli rol oynayan arı ve diğer böcek popülasyonları üzerindeki etkisinin incelenmediğine dikkat çekildi.

Bilirkişi heyeti, bölgedeki doğal bitki örtüsünün ve mera niteliği taşıyan alanların panel kurulumu sırasında zarar görebileceğini belirterek projenin tarımsal açıdan uygun olmadığı kanaatine vardı.

HEYETTEN “ÇED OLUMLU” KARARINA OLUMSUZ RAPOR

Raporda harita mühendisliği açısından proje alanının koordinat, parsel sınırları ve konum bilgilerinin genel olarak uyumlu olduğu belirtildi. Çevre mühendisliği açısından ise toz ve gürültü hesaplamalarının mevzuata uygun olduğu ve gerekli tedbirlerin alınması halinde projenin teknik açıdan uygun görülebileceği değerlendirmesi yapıldı.

Buna karşın biyoloji, jeoloji-hidrojeoloji ve ziraat mühendisliği değerlendirmelerinde projeye ilişkin önemli eksiklik ve risklere dikkat çekildi.

Genel değerlendirmede, projenin çevre üzerinde olumsuz ve kalıcı etkiler oluşturabileceği, Proje Tanıtım Dosyası’nın eksik ve yetersiz hazırlandığı ve alınacağı belirtilen önlemlerin bu etkileri yeterince ortaya koymadığı sonucuna varıldı.

Bilirkişi heyeti, projenin çevre mühendisliği açısından teknik olarak uygun görünmesine rağmen, özellikle su kaynakları, havza hassasiyeti ve çevresel etkiler bakımından mevcut haliyle “ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı yönünde görüş bildirdi.