Güncel

Ümraniye Meclisi’nden belediye başkanına cami ve Kuran kursu yetkisi

Ümraniye Belediye Meclisi, hazine arazisi üzerinde yapılacak cami ve Kuran kursu projeleri için Başkan İsmet Yıldırım’a protokol imzalama yetkisi verdi. Muhalefet, yetkinin sınırlarının belirsiz olduğunu ve denetimin devre dışı bırakıldığını savundu. Projelerde kullanılacak vakıf ve derneklerin isimlerinin gizli kalması şeffaflık tartışmalarını gündeme taşıdı.

Ümraniye Belediye Meclisi, hazine arazisi üzerinde faaliyet gösterecek cami ve Kuran kursu projeleri için Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’a imza yetkisi verdi. Muhalefet, “Denetim devre dışı bırakılıyor, tarikatlara alan açılıyor” itirazlarını dile getirdi.

Ümraniye Belediye Meclisi’nin Kasım 2025 oturumunda, Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’a, kullanım hakkı belediyede olan hazine arazilerini de içeren çeşitli taşınmazlar üzerinde yapılacak cami, kız ve erkek çocuklarına yönelik Kuran kursu projeleri için vakıflarla protokol imzalama yetkisi tanındı. Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre bu kararla birlikte, belediyenin bağışçı vakıflar ve müftülükle kuracağı ilişkilerde meclisin doğrudan denetim mekanizması fiilen sınırlanmış oldu.

Alınan karara şerh düşen muhalefet üyeleri, söz konusu yetkinin sınırlarının çizilmediğini ve "ucu açık" bir süreç başlatıldığını savundu. Muhalefet temsilcileri yaptıkları eleştirilerde, protokol yapılacak vakıf ve derneklerin isimlerinin gizlendiğini, bu yapıların hangi kriterlere göre seçildiğinin meclis bilgisinden kaçırıldığını vurguladı. Muhalefet ayrıca, kursiyer seçiminden eğitmen kadrolarına kadar hiçbir denetim kriterinin tanımlanmamasının, ileride telafisi güç hukuki ve idari sorunlara yol açacağı uyarısında bulundu.

Habere göre mecliste kabul edilen bu kararın temelini oluşturan Hukuk Komisyonu raporları, yetki devrinin kapsamını somut belgelerle ortaya koydu. İlgili metinlerde, Namık Kemal Mahallesi’nde yer alan ve mülkiyeti İslam ve Milli Kültür Hizmet Vakfı’na ait olan bin 350 metrekarelik taşınmaz üzerine cami ve kız Kuran Kursu inşası planlandığı iddia edildi.

Raporda "bağışçı" olarak geçen kurumların kimlikleri ve bu protokollerin süresine dair hiçbir somut ayrıntının yer almaması ise şeffaflık tartışmalarının yaşanmasına ve eleştirlere neden oldu.