Bilim Teknoloji

Uçan otomobil için izin çıktı

Hollanda'da bir şirket, "dünyanın ilk ticari uçan otomobilini" üretmek için Avrupa Birliği'nden (AB) gerekli yasal izinleri aldığını açıkladı.

Hollanda merkezli PAL-V, karada ve havada kullanılabilen uçan otomobili için Avrupa Birliği’nden önemli bir onay aldı. Şirket, Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) üretim sürecinin başlatılmasına yönelik verdiği izinle birlikte aracın ticari üretiminde kritik bir aşamayı geride bıraktığını duyurdu.

PAL-V, ilk uçan otomobillerini 2028 yılında piyasaya çıkarmayı planlıyor. Şirket, daha üretim başlamadan önce ilk 250 aracın satıldığını açıklarken yoğun talep nedeniyle yeni satışları geçici olarak durdurdu.

Ancak araçların üretime geçmesi, tek başına gökyüzüne çıkabilecekleri anlamına gelmiyor. Uçan otomobillerin havada kullanılabilmesi için üretimin ardından EASA tarafından ayrıca uçuş sertifikası verilmesi gerekiyor.

20 YILLIK ÇALIŞMANIN ARDINDAN KRİTİK AŞAMA

PAL-V Genel Müdürü Robert Dingemanse, yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalıştıkları proje kapsamında önemli bir eşiğe ulaştıklarını belirtti.

Dingemanse, bölgesel yayıncı Omroep Brabant’a yaptığı açıklamada, dünyanın ilk ticari uçan otomobilinin üretimine bir adım daha yaklaştıklarını söyledi.

Şirket daha önce Hollanda Araç Otoritesi’nden (RDW) otomobil üretimi için gerekli izni almıştı. EASA’dan alınan üretim onayı ise aracın havacılık kuralları çerçevesinde üretilebilmesi açısından ikinci önemli aşama olarak değerlendiriliyor.

HEM OTOMOBİL HEM HAVA ARACI

PAL-V tarafından geliştirilen araç, üç tekerlekli yapısıyla klasik otomobillerden ayrılıyor. Tavana katlanabilen rotorlara sahip araç, karada kullanılmadığı zamanlarda uçuş için gerekli ekipmanlarını açarak hava aracına dönüşebiliyor.

Aracın uçuş sırasında kullanılabilmesi için yalnızca otomobil ehliyeti yeterli olmayacak. Sürücülerin aynı zamanda gerekli uçuş eğitimini alması ve uçuş sertifikasına sahip olması gerekecek.

Yaklaşık 300 bin euro fiyatla satışa sunulması planlanan araçların özellikle itfaiye ve acil servisler tarafından kullanılması hedefleniyor. Şirket, uçan otomobillerin uzak bölgelere hızlı şekilde ulaşım ve acil durumlarda müdahale gibi alanlarda kullanılabileceğini belirtiyor.

DİKEY KALKIŞ YAPAMAYACAK

PAL-V’nin geliştirdiği araç, son dönemde üzerinde çalışılan hava taksilerinden önemli bir noktada ayrılıyor. Uçan otomobil dikey olarak havalanamayacak ve kalkış için özel bir piste ihtiyaç duyacak.

Robert Dingemanse, aracın yaklaşık iki dakika içerisinde karayolunda kullanılan bir otomobilden hava aracına dönüştürülebileceğini belirtti. Ancak sürücülerin trafik sıkışıklığından kurtulmak amacıyla doğrudan yoldan havalanmasının mümkün olmayacağını vurguladı.

Aracın önce karayoluyla uygun bir piste ulaşması, ardından kalkış yapması gerekecek.

KARADA 160, HAVADA 180 KİLOMETRE HIZ

PAL-V’nin verilerine göre uçan otomobil, karada saatte 160 kilometre hıza ulaşabilecek. Araç, 0’dan 100 kilometre hıza yaklaşık 9 saniyede çıkabilecek ve karayolunda 1.300 kilometreye kadar menzil sunacak.

Hava modunda ise maksimum hızın saatte 180 kilometre olması planlanıyor. Yaklaşık 500 kilometrelik uçuş menziline sahip olması beklenen araç, dört saatten fazla havada kalabilecek.

UÇAN OTOMOBİL PAZARINDA REKABET KIZIŞIYOR

Uçan otomobil teknolojisinde PAL-V’nin yanı sıra Slovakya merkezli Klein Vision, ABD merkezli Alef ve Çin merkezli Xpeng AeroHT çalışmalarını sürdürüyor.

Klein Vision tarafından geliştirilen AirCar daha önce Slovakya’da hava aracı olarak sertifika almıştı. Ancak bu sertifika, aracın Avrupa yollarında otomobil olarak kullanılabilmesi için tek başına yeterli değil. Karayolu kullanımı için ayrıca gerekli izinlerin alınması gerekiyor.

ABD merkezli Alef ise pist gerektirmeyen ve dikey kalkış yapabilen elektrikli bir araç üzerinde çalışıyor. Şirketin Model A isimli aracı ABD’de özel uçuşlara yönelik sınırlı bir sertifika almış durumda. Söz konusu izin ise geliştirme ve araştırma kapsamında gerçekleştirilen gösterim uçuşlarıyla sınırlı.

HAVA TAKSİLERİNDEN FARKLI BİR MODEL

Uçan otomobiller ile hava taksilerinin çalışma prensipleri birbirinden ayrılıyor. Hava taksiler çoğunlukla dikey kalkış ve iniş yapabilecek şekilde tasarlanıyor ve pist ihtiyacını ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Bu araçların kişisel otomobillerden farklı olarak yolcu taşımacılığı amacıyla kullanılması ve belirli güzergahlarda hizmet vermesi planlanıyor. Uçan otomobiller ise hem karada otomobil olarak kullanılabiliyor hem de uygun koşullarda hava aracı olarak görev yapabiliyor.

HAVA TAKSİLERİNDE HEDEF 2028

Hava taksi teknolojisinde de dünyanın farklı bölgelerinde yoğun bir yarış yaşanıyor. ABD, Çin ve Avrupa'nın yanı sıra Japonya, Güney Kore ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde çok sayıda şirket ve kamu kuruluşu bu alanda çalışmalar yürütüyor.

İngiltere merkezli Vertical Aerospace, dikey kalkış yapabilen Valo isimli hava taksisini Londra’da kullanıma sunmayı hedefliyor. Gerekli havacılık izinlerinin alınmasının ardından aracın Canary Wharf bölgesinde deneme seferlerine başlaması planlanıyor.

Altı yolcuya kadar taşıması beklenen Valo'nun yaklaşık 160 kilometrelik menzil sunması öngörülüyor.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde ise özellikle Dubai, hava taksileri geleceğin toplu ulaşım sistemlerinden biri haline getirmek için çalışmalarını hızlandırmış durumda. 2028 yılı, hem uçan otomobiller hem de hava taksilerinin ticari kullanıma yaklaşması açısından kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.