Bursa Teknik Üniversitesi’nden akademisyenler, hızlı büyüyen ağaç türlerinden elde edilen ahşabın kullanım ömrünü ciddi ölçüde artıracak yeni bir yöntem geliştirdi.

TÜBİTAK tarafından desteklenen projede kavak, ladin ve çam gibi Türkiye’de yetişen ve fiyat açısından daha ulaşılabilir ağaçların dış koşullara karşı dayanıklılığının 10 kata kadar artırılması hedefleniyor.

Projeyle birlikte ahşabın yapı sektöründeki kullanımının yaygınlaştırılması ve tropikal bölgelerde yetişen değerli ağaçların kesiminin azaltılması amaçlanıyor.

1 YILDA YIPRANAN AHŞAP 10 YILA KADAR DAYANABİLECEK

Projenin yürütücüsü Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Ali Ermeydan, ahşaba uyguladıkları modifikasyon işlemiyle malzemenin dış ortam koşullarındaki dayanımını artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Türkiye’de yetişen bazı ağaç türlerinin uygun fiyatlı olmasına karşın dış ortamda yeterince dayanıklı olmadığını belirten Ermeydan, geliştirilen yöntem sayesinde kullanım ömrünün önemli ölçüde uzatılacağını ifade etti.

Ermeydan, “Birkaç yıl içerisinde deformasyona uğrayan dayanıksız türleri, projemizle 10 kata kadar uzun ömürlü bir malzeme haline getiriyoruz” dedi.

KULLANILAN YÖNTEM ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞINI GÖZETİYOR

Ahşabın dayanıklılığını artırmak için dünyada farklı yöntemlerin kullanıldığını belirten Ermeydan, bazı tekniklerde çevre ve insan sağlığı açısından sorun oluşturabilecek maddelerin yer alabildiğini söyledi.

Geliştirdikleri yöntemde ise çevreye ve insan sağlığına zararsız bir kimyasal kullanıldığını belirten Ermeydan, bu özelliğin projeyi mevcut bazı uygulamalardan ayırdığını ifade etti.

BETON VE ÇELİĞE ALTERNATİF OLABİLİR

Modifiye edilen ahşabın özellikle dış mekanlarda geniş kullanım alanı bulabileceği belirtiliyor.

İnsanlar sürekli yapay zekâ saldırılarıyla karşılaşacak!
İnsanlar sürekli yapay zekâ saldırılarıyla karşılaşacak!
İçeriği Görüntüle

Peyzaj alanları, çocuk oyun alanları, otel ve villa bahçeleri gibi yerlerde kullanılabilecek malzemenin, daha büyük yapılarda da değerlendirilmesi hedefleniyor.

Ermeydan, Avrupa ve Amerika’da örnekleri bulunan 10-12 katlı ahşap yapıların benzer şekilde daha dayanıklı yerli ağaçlarla yapılabileceğini belirtti.

Böylece hem Türkiye’de yetişen ağaçların ekonomiye kazandırılması hem de tropikal ormanlarda yetişen teak, sapelli ve iroko gibi türlere olan ihtiyacın azaltılması hedefleniyor.

MISIR NİŞASTASINDAN ELDE EDİLEN MALZEME KULLANILIYOR

Projede kullanılan başlangıç maddesinin mısır nişastasından elde edilen laktik asit olduğu belirtildi.

Laktik asidin polimerleştirilmesiyle elde edilen biyobozunur polilaktik asit polimerinin ahşaba aşılanmasıyla yeni malzemenin oluşturulduğunu anlatan Ermeydan, yöntemin ahşabın su emmesini azaltmayı ve boyutsal kararlılığını artırmayı amaçladığını söyledi.

Proje kapsamında elde edilen ahşabın boyutsal kararlılığını yüzde 50’nin üzerinde koruması, daha az su emmesi ve eğilme-bükülmeye karşı daha dayanıklı olması hedefleniyor.

DIŞ ORTAMDA VE MANTARA KARŞI TEST EDİLİYOR

Geliştirilen ahşap ürünlerin dayanıklılığı çeşitli testlerle ölçülüyor.

Numuneler dış ortam koşullarını simüle eden testlere tabi tutulurken, toprak kazık ve doğal yaşlandırma çalışmaları da yapılıyor. Ayrıca ahşabın en önemli düşmanlarından biri olarak gösterilen mantara karşı laboratuvar testleri gerçekleştiriliyor.

Ermeydan, çalışmanın temel hedefinin su alma davranışını azaltmak ve ahşabın dış ortam dayanıklılığını yükseltmek olduğunu belirtti.

Testlerin tamamlanmasının ardından ürünün ticari hale getirilebilmesi için yatırımcı desteğine ihtiyaç duyulacağı, bu yöndeki çalışmaların da sürdürüleceği ifade edildi.