Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ve gözlemci ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlenmeye devam ettiğini bildirdi.

Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye’nin TDT üyesi ülkelerle dış ticaret hacmi, 2002 yılında 871 milyon dolar seviyesindeyken 2025 sonunda yaklaşık 20 kat artarak 16,9 milyar dolara çıktı.

Balıkçıların yeni sezon heyecanı: Su ürünleri üretimi 1 milyon tonu aştı
Balıkçıların yeni sezon heyecanı: Su ürünleri üretimi 1 milyon tonu aştı
İçeriği Görüntüle

KAZAKİSTAN İLK SIRADA

2025 yılında Türkiye’nin TDT ülkeleri arasında en fazla ticaret yaptığı ülke 7,8 milyar dolarla Kazakistan oldu.

Kazakistan’ı 4,3 milyar dolarla Azerbaycan, 3,1 milyar dolarla Özbekistan ve 1,6 milyar dolarla Kırgızistan takip etti.

İLK 7 AYDA TİCARET YÜZDE 6,6 ARTTI

Türkiye’nin TDT üyesi ülkelerle dış ticaret hacmi, 2026 yılının ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,6 artarak 10,1 milyar dolara yükseldi.

Gözlemci ülkeler Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yapılan ticarette de artış yaşandı.

Bu ülkelerle toplam ticaret hacmi 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 10 milyar dolara ulaşırken, 2026’nın ilk 7 ayında yüzde 5,1 artışla 6,1 milyar dolara çıktı.

YILLIK TİCARET HACMİ 27,8 MİLYAR DOLAR

Ticaret Bakanlığı, 2026 Temmuz itibarıyla TDT üyesi ve gözlemci ülkelerle yıllıklandırılmış toplam ticaret hacminin 27,8 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

Bakanlık, ticaretteki artışın Türk dünyasıyla ekonomik bütünleşmenin güçlendiğine işaret ettiğini belirtti.

HEDEF ORTA KORİDOR’DA TÜRK DÜNYASI ENTEGRASYONUNU GÜÇLENDİRMEK

Açıklamada, küresel üretim ve ticaretin ağırlık merkezinin doğuya kaymasının Türk coğrafyasının uluslararası ticaret ve lojistik açısından önemini artırdığı belirtildi.

Ticaret Bakanlığı, Orta Koridor’un sunduğu fırsatlardan daha etkin yararlanılması ve TDT çatısı altında ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Bakanlık, ortak tarih, kültürel bağlar ve karşılıklı güven temelinde yürütülecek çalışmalarla Türk dünyasının küresel ticaretteki konumunun daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.