1924 yılında verem hastalarının tedavisi için açılan Heybeliada Sanatoryumu 2005 yılında kapatılmış, binası atıl durumda bırakılmıştı. Sanatoryum binasının da içinde bulunduğu arazi 2018 yılında Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilmişti.

İstanbul Tabip Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB Mimarlar Odası, İstanbul Barosu ve Türk Toraks Derneği de bu tahsise karşı ortak dava açtı. İdare mahkemesi 2022 yılında verdiği kararla kurum görüşlerinin eksik olduğu gerekçesiyle tahsisi iptal etti.

DEVİR İÇİN ONAY GEÇEN HAFTA ÇIKTI

Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz tarafından verilen bilgiye göre, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 6 Mayıs tarihli toplantısında arazinin Diyanet'e tahsisi konusunda olumlu görüş bildirdi.

İBB’ye yeni operasyon: 20 kişiye tutuklama talebi!
İBB’ye yeni operasyon: 20 kişiye tutuklama talebi!
İçeriği Görüntüle

Toplantıda Adalar Belediyesi temsilcisi karşı oy kullandı. Ancak daimi üyelerin Kültür Bakanlığı tarafından atandığı kurulda oy çokluğuyla olumlu yönde görüş çıktı.

Başkan Yardımcısı Yılmaz, "Devir süreci başlamış durumda. Yakında devredilir" ifadelerini kullandı. Çamlimanı mevkisinde, çam ormanları içindeki Heybeliada Sanatoryumu ve arazisi 1'inci derece doğal sit alanı. Aynı zamanda 2'nci derece korunması gereken kültür varlığı. Bu nedenle tahsis için kurul kararı gerekiyor.

KURAN EĞİTİMİ İÇİN KULLANILACAK

Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Heybeliada Sanatoryumu 2005 yılında kapatılarak personel ve hastaları Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi'ne nakledildi.

Türkiye sağlık tarihi içinde önemli bir yeri olan sanatoryum binasının da içinde bulunduğu arazi, 2018 yılında Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edildi. Tahsisin amacı "din görevlilerine mesleki bilginin verilmesi, geliştirilmesi, Kuran eğitimi ve gençlik faaliyetlerinin karşılanması" olarak belirtildi.

Diyanet pandeminin de yaşandığı dönemde, kamuoyu tepkilerinin ardından "Heybeliada'ya yeniden bir Pandemi Hastanesi inşası planlanması halinde, araziyi Başkanlığımız iade etmeye hazırdır." şeklinde bir açıklama yapmıştı. Ancak pandemi hastanesi gündeme gelmedi ve devir süreci yeniden başlatıldı.

"İMAR PLANLARI NETLEŞMEDEN DEVREDİLMESİNE KARŞI DAVA AÇACAĞIZ"

Hüseyin Yılmaz, Adalar İlçesi'nde da imar planlarının henüz onaylanmadığına dikkat çekerek "İmar planlarında lejant (hangi arazinin ne fonksiyonla kullanılacağı) daha belli olmadan bu tür devri teknik açıdan uygun görmüyoruz. Bir kamu arazisinin planlar olmadan devredilmesine karşı dava açacağız." dedi.

Adalar Belediyesi Heybeliada Sanatoryumu'nun pandemi gibi durumlarda ya da sağlık turizmi gibi amaçlarla kullanılması için Sağlık Bakanlığına tahsis edilmesini istiyor.

"BİZİM ARZUMUZ EMEKLİ HEKİMLER İÇİN BİR HUZUREVİ OLMASI İDİ"

Tahsise karşı dava açan kurumlardan İstanbul Tabip Odası'nın başkanı Talat Kırış da yeni tahsis kararına karşı çıktı.

Kırış, "Diyanet özelinde değil, Diyanet'e veya Turizm Bakanlığına veya Maliye Bakanlığına, neresi olursa olsun devredilmesine karşı çıkıyoruz. Bu bir sanatoryum, yıllarca sağlık kuruluşu olarak hizmet vermiş, yine sağlıkla ilgili bir alanda değerlendirilmesi daha doğru olur. Bizim arzumuz emekli hekimler için bir huzurevi yapılması idi" dedi.

Kırış konuyu kurullarında değerlendirip hukuki olarak karşı çıkacaklarını söyledi.

"SADECE TÜRKİYE İÇİN DEĞİL, DÜNYA İÇİN DE KIYMETLİ"

Dünya Mirası Adalar Derneğinden Derya Tolgay da sanatoryum arazisinin çok özel bir mikroklima olduğuna, temiz havası, nem dengesi, oksijen yoğunluğunun bilimsel olarak kayıtlara geçtiğine dikkat çekti.

Tolgay, "Heybeliada Sanatoryumu'nu yalnızca Türkiye için değil, dünya ölçeğinde de önemli bir kıymet, sağlık ve hafıza mirası olarak görüyoruz. Böylesi bir kamusal mirasın yalnızca belli bir kullanım alanına tahsis edilmesini doğru bulmuyoruz" dedi.

Tolgay, kendilerinin de dernek olarak konuyu yargıya taşıyacaklarına işaret etti.