Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, NATO Zirvesi öncesinde T24 dış haberler editörü Buse Söğütlü ile Oda TV editörü Ceren Erdoğdu’nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi. TGC Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmasının basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının engellenmesi olduğuna dikkat çekildi.

Ankara’da 7-8 Temmuz günlerinde düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde başlayan gözaltı dalgası devam ediyor. Sabah saatlerinde aralarında T24 dış haberler editörü Buse Söğütlü, Oda TV editörü Ceren Erdoğdu, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube Başkanı avukat Ezgi Önalan, akademisyenler ve STK üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişi polis baskınlarıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınanların avukatlarıyla görüşme hakları 24 saat süreyle kısıtlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 36 adrese şafak baskını düzenlendiği, 39 kişinin gözaltına alındığı bilgisini paylaştı.

TGC, basın mensuplarına yönelik gözaltılara tepki gösterdi. Cemiyetten yapılan açıklamada, "Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak, T24 Dış Politika Editörü Buse Söğütlü ile Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu’nun avukatlarıyla görüştürülmesini, tüm haklarının eksiksiz biçimde güvence altına alınmasını, haklarındaki gözaltı işlemlerine son verilmesini ve bir an önce serbest bırakılmalarını talep ediyoruz." denildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ABD bayrağı renkleriyle aydınlatıldı
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ABD bayrağı renkleriyle aydınlatıldı
İçeriği Görüntüle

“Ülke gündemini basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerin belirlediği bir günü daha yaşıyoruz. NATO Zirvesi öncesinde meslektaşlarımız T24 Dış Politika Editörü Buse Söğütlü ile Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu’nun gözaltına alınmasını kaygıyla karşılıyoruz. Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmaları yalnızca iki gazetecinin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale değildir. Bu uygulama aynı zamanda toplumun haber alma hakkını, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü de hedef almaktadır. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi, gazeteciliğin temel amacını halkın gerçekleri öğrenme hakkına hizmet etmek olarak tanımlamaktadır. Bildirgeye göre gazeteci; gerçeği araştırmak, doğrulamak, kamu yararını gözetmek, halkın bilgi edinme hakkını savunmak ve görevini hiçbir baskı altında kalmadan yerine getirmekle yükümlüdür.

Anayasanın 26. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü, 28. maddesi basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi de ifade ve basın özgürlüğünü korumaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında basının demokratik toplumdaki kamusal denetim işlevi açık biçimde ortaya konulmuştur. Gazetecilerin mesleki faaliyetleriyle bağlantılı biçimde özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları hukuk devleti ilkesini zedeleyen ağır bir uygulamadır.

Ayrıca gözaltındaki meslektaşlarımızın avukatlarıyla görüştürülmemesi yönündeki bilgiler doğruysa, bu durum savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Gözaltı altındaki herkesin avukata erişim hakkı temel bir güvencedir.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak, T24 Dış Politika Editörü Buse Söğütlü ile Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu’nun avukatlarıyla görüştürülmesini, tüm haklarının eksiksiz biçimde güvence altına alınmasını, haklarındaki gözaltı işlemlerine son verilmesini ve bir an önce serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.

Gazetecilerin kamu yararı için yürüttükleri haber ve yorum faaliyetleri nedeniyle baskı altına alınmaları, gözaltı tehdidiyle susturulmaya çalışılmaları kabul edilemez. #Gazeteciliksuçdeğildir. Yetkilileri, Anayasa’nın ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin ortaya koyduğu ilkelere uygun davranmaya; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü engellemekten vazgeçmeye çağırıyoruz.”

"HALKIN HABER ALMA HAKKI ENGELLENEMEZ"

İstanbul Gazeteciler Derneği (İGD) de, NATO Zirvesi öncesinde T24 Editörü Buse Söğütlü ile Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu’nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

İGD Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmasının basını, düşünceyi ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına doğrudan bir müdahale olduğu vurgulandı.

"HEDEF YURTTAŞIN BİLGİLENME HAKKI"

Gözaltı kararlarını kaygıyla takip ettiklerini belirten İGD Yönetim Kurulu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Gazetecilerin meslek faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmaları yalnızca iki meslektaşımızın özgürlüğü ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale değildir. Bu yaptırım aynı zamanda toplumun haber alma hakkını, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü de hedef alarak yurttaşı bilgilenmekten uzak tutmaktadır."

Açıklamada, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne atıfta bulunularak, gazeteciliğin temel amacının halkın gerçekleri öğrenme hakkına hizmet etmek olduğu hatırlatıldı. Gazetecinin gerçeği araştırmak, doğrulamak ve görevini hiçbir baskı altında kalmadan yerine getirmekle yükümlü olduğu belirtildi.

Gözaltı işlemlerinin hukuk devleti ilkesini zedelediğinin altını çizen İGD, ulusal ve uluslararası mevzuata dikkat çekti:

Anayasa’nın ilgili maddeleri, düşünceyi açıklama, yayma ve basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ifade ve basın özgürlüğünü korur. AİHM kararları, basının demokratik toplumdaki "kamusal denetim" işlevini açıkça ortaya koymaktadır.

"SAVUNMA HAKKI İHLAL EDİLİYOR"

Açıklamada, gözaltındaki gazetecilerin avukatlarıyla görüştürülmediği yönündeki iddialara da değinilerek şu uyarı yapıldı:

“Gözaltındaki meslektaşlarımızın avukatlarıyla görüştürülmemesi yönündeki bilgiler doğruysa, bu durum savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Gözaltındaki herkesin avukata erişim hakkı temel bir güvencedir."

"DERHAL SERBEST BIRAKILSINLAR"

İstanbul Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu, açıklamasını şu çağrıyla sonlandırdı:
"T24 Editörü Buse Söğütlü ile Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu’nun gözaltı işlemlerine son verilmesini ve bir an önce serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Gazetecilerin kamu yararı için yürüttükleri haber ve yorum faaliyetleri nedeniyle baskı altına alınmaları, gözaltı tehdidiyle susturulmaya çalışılmaları kabul edilemez."