Türkiye'de eylül ayı ortasında ortaya çıkan yatırım fonu krizi, tasfiye sürecinin başlaması ve soruşturmanın genişlemesiyle uluslararası basının da gündemine girdi. ABD merkezli Al-Monitor'de yayımlanan analizde, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 131 fonun tasfiyesine ilişkin kararının ardından 455 binden fazla yatırımcının ne kadar parasını ve hangi takvimde geri alabileceğinin henüz netleşmediğine dikkat çekildi.
Krizin yalnızca yatırımcıların uğrayabileceği zararlarla sınırlı olmadığı, aynı zamanda piyasa denetiminin etkinliği, daha önce yapılan manipülasyon uyarıları ve soruşturmanın siyasi boyutuna ilişkin çeşitli tartışmaları beraberinde getirdiği aktarıldı.
20 MİLYAR DOLARLIK FON BÜYÜKLÜĞÜ
Al-Monitor analizine göre kriz, eylül ortasında Tera Portföy ve Pusula Portföy'ün de aralarında bulunduğu bazı şirketler tarafından yönetilen fonların yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla belirginleşti.
SPK, 17 Eylül'de 455 binden fazla yatırımcının bulunduğu 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Söz konusu fonların raporlanan toplam varlık büyüklüğünün yaklaşık 20 milyar dolar olduğu belirtildi.
Ancak haberde bu rakamın yatırımcıların başlangıçta yatırdığı toplam parayı ya da tasfiye sürecinin sonunda yatırımcılara ne kadar ödeme yapılabileceğini göstermediği vurgulandı.
DÜŞÜK LİKİDİTELİ HİSSELER TASFİYE SÜRECİNDE RİSK OLUŞTURUYOR
Analizde öne çıkan başlıklardan biri de bazı fonların işlem hacmi ve halka açıklık oranı düşük şirketlerde taşıdığı yüksek pozisyonlar oldu.
East Capital portföy danışmanı Emre Akçakmak, Al-Monitor'e yaptığı değerlendirmede, bu tür hisselerin hızlı biçimde değer kaybettiğine dikkat çekti. Akçakmak, fon portföylerinde nakit ve tahvil gibi daha kolay nakde çevrilebilen varlıkların yanı sıra satışının daha güç olduğu küçük şirket hisselerinin de bulunduğunu belirtti.
Akçakmak ayrıca daha önce açıklanan fon değerlerinin yüksek gösterilmiş olabileceği ihtimaline işaret ederek, raporlanan varlık değerlerindeki düşüşün tamamının gerçekleşmiş nakit kaybı olarak yorumlanmaması gerektiğini ifade etti.
GERİ ÖDEME ORANLARINA İLİŞKİN FARKLI TAHMİNLER
GlobalSource Partners Türkiye analisti Atilla Yeşilada ise Al-Monitor'e yaptığı değerlendirmede daha olumsuz bir senaryoya işaret etti. Yeşilada, görüştüğü iki uzmanın değerlendirmesine dayanarak bazı sorunlu varlıklarda yatırımcıların yatırdıkları her 1 dolar karşılığında 20 sent geri almasının dahi iyimser bir tahmin olabileceğini öne sürdü.
Haberde ise bu tahminin tamamlanmış bir varlık değerlemesine dayanmadığı, Yeşilada'nın görüştüğü uzmanların değerlendirmelerinden hareketle ortaya konduğu özellikle belirtildi.
SORUŞTURMADA SİYASİ BAĞLANTI İDDİALARI
Al-Monitor, soruşturma kapsamında AK Parti ile bağlantılı bazı isimlerin de gündeme geldiğini aktardı.
Habere göre AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fonlardaki çöküş öncesinde bazı hisselerden içeriden bilgi kullanılarak kazanç sağlandığı yönündeki iddiaların ardından 27 Eylül'de görevinden istifa etti.
Al-Monitor ayrıca Türk basınında savcılık belgelerine dayandırılan haberlerde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın mal varlığına 30 Eylül'de kısıtlama getirildiğinin, kararın aynı gün kaldırıldığının aktarıldığını belirtti. Hayati Yazıcı ise oğlunun ticari faaliyetlerinin hukuka uygun olduğunu savunarak iddiaların araştırılmasını istedi.
Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de Sözcü'ye yaptığı açıklamada, ortağı olduğu dört şirketin parasının Tera'nın TP2 fonunda kaldığını söyledi. Zeybekci, yatırımların kendi bilgisi dışında gerçekleştirildiğini belirtirken kamu kurumlarının süreçte ihmali bulunduğunu ileri sürdü.
Al-Monitor'e konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Türk finans yöneticisi de başka siyasi isimlerin sürece dahil olmuş olabileceğini ve bazı fonların başka yerlere aktarılmış olabileceğini iddia etti.
Ancak haberde bu değerlendirmeyi destekleyen bağımsız bir kanıt bulunmadığına dikkat çekildi. Aynı kaynak, iddiasını fonlara hisseleri kimlerin sattığı ve işlemlerden kimlerin kazanç sağladığı konusunda halen sınırlı bilgi bulunmasıyla gerekçelendirdi.
KRİZ ÖNCESİNDE MANİPÜLASYON UYARILARI YAPILDI
Al-Monitor analizinde dikkat çekilen bir diğer başlık ise krizden önce yapılan manipülasyon uyarıları oldu.
Habere göre Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kasım 2025'te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığına ilişkin kamuoyuna açıklamalarda bulunarak daha güçlü düzenleme ve denetim sözü verdi.
MSCI da Haziran 2026'da gerçekleştirdiği piyasa sınıflandırma incelemesinde, bazı küçük Türk şirketleriyle yakın bağlantılı fonların varlıklarında koordineli işlemler yapılabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdi.
SPK'nın kendi kronolojisine göre kurum, 2025'in sonlarında şirketlerin temel göstergeleriyle açıklanamayan ve fon kaynaklı olduğu değerlendirilen fiyat hareketleri tespit etti. Konu Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi'nde ele alınırken, SPK bünyesinde de bir çalışma grubu oluşturuldu.
2026 yılı boyunca çeşitli düzenlemeler hayata geçirilmesine rağmen alınan önlemlerin eylül ayında yaşanan krizi engelleyemediği aktarıldı.
YABANCI YATIRIMCININ TUTUMU MERAK EDİLİYOR
Al-Monitor'e değerlendirme yapan uzmanlar, yaşanan sorunların Türkiye'deki fon piyasasının tamamına yayılmadığına da dikkat çekti.
Ekonomist Murat Sağman, yaklaşık 200 milyar dolarlık Türkiye fon piyasasının yüzde 10'undan daha azının sorunlu olduğunu ve 2 bin 600'ü aşkın fonun yalnızca 131'inin tasfiye sürecinden etkilendiğini belirtti.
Emre Akçakmak ise tasfiye sürecinde piyasalardaki oynaklığın devam edebileceğini ve hem yerli hem de yabancı yatırımcıların bir süre bekle-gör yaklaşımı benimseyebileceğini ifade etti.
Atilla Yeşilada ise siyasi bağlantılara ilişkin iddiaların küresel finans basınında daha geniş yer bulması halinde yabancı hisse senedi yatırımcılarının bir süre Türkiye piyasalarından uzak durabileceğini öne sürdü.
Akçakmak'a göre kısa vadede piyasa likiditesinin korunması, krizin kontrol altına alınması ve yatırımcılara tasfiye sürecinin nasıl ilerleyeceğine ilişkin açık ve anlaşılır bir yol haritası sunulması önem taşıyor.





