YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Strazburg’da gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda Türkiye’deki “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin konuştu. Gökçen, operasyon kapsamında tutuklanan kişilerin “Benim ailem aile değil mi?” sorusunu yönelttiğini belirtti.
Operasyonların yalnızca LGBTİ bireyleri değil, onların haklarını savunan aileleri de hedef aldığını öne süren Gökçen; akademisyenler, gazeteciler, aktivistler ve feministlerin de hedef alındığını söyledi.
“T24 TAMAMEN KAPATILDI”
Gökçen, Türkiye’de her gün çok sayıda sosyal medya hesabının engellendiğini öne sürerek bağımsız haber platformu T24’ün de “LGBTİ propagandası” yaptığı gerekçesiyle tamamen kapatıldığını söyledi.
LGBTİ derneklerine yönelik suçlamaların bazı yabancı ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan fonlarla ilişkilendirildiğini belirten Gökçen, Fransız, Alman ve Hollanda büyükelçiliklerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Avrupa Konseyi tarafından sağlanan fonların soruşturma kapsamında gündeme geldiğini ifade etti.
“519 DOLARLIK BİR FON VAR”
Gökçen, bir dernekle ilgili soruşturma dosyasında Avrupa Konseyi tarafından bir kez gönderilen 519 dolarlık bir fon bulunduğunu söyledi.
Söz konusu derneklerin kapatılma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Gökçen, soruşturma dosyasında kamu düzenini bozma ve toplumsal değerlere zarar verme iddialarının yer aldığını aktardı.
Gökçen, bu iddiaların Türkiye’nin toplumsal değerleri ve aile yapısının LGBTİ dernekleri aracılığıyla bozulması amacıyla yabancı devletler tarafından finansman sağlandığı anlamına geldiğinin öne sürüldüğünü söyledi.
“BÖYLE BİR UYARI GELDİ Mİ?”
Gökçen, özellikle Fransa, Almanya ve Hollanda’dan AKPM Genel Kurulu’nda bulunan temsilcilere seslenerek, “Size herhangi bir hükümet temsilcisi ‘Benim ülkemde kamu düzenini bozmak için neden para harcıyorsun?’ diye sordu mu?” diye sordu.
Bu hafta boyunca yapılan tartışmalarda böyle bir uyarı duymadığını belirten Gökçen, söz konusu ülkelerin temsilcilerine yönelik sorusunu, “Size böyle bir uyarı gelmediyse, o zaman size sormalıyım: burada garip bir çelişki yok mu?” ifadeleriyle sürdürdü.




