CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın gündeme getirdiği Türk Telekom’daki büyük vurgun iddiasında yeni bir gelişme yaşandı.
X hesabından paylaşım yapan CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, 6 milyon 300 bin aboneye verilecek abonelik hizmetleri, abone tesisi ve arıza ıslahı işlerinin devrinin, iki gün kala ertelendiğini açıkladı.
Yavuzyılmaz, iktidara yakın şirketlere verilecek bu hizmetlerin vatandaşa büyük bir zam olarak döneceğini söylemişti. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin iddiasına yönelik açıklamasına Yavuzyılmaz jet bir yanıt vermişti.
Yavuzyılmaz’ın son açıklamasına göre, “fiili devir” 1 Şubat 2026’dan 1 Mart 2026’ya alındı.
Yavuzyılmaz, X hesabından şunları ifade etti:
"Türk Telekom’da bir gelişme var!
Değerli dostlar,
Bugün itibariyle yaşanan gelişmeye göre;
Türk Telekom’un İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’daki 6 milyon 300 bin aboneye verilen abone hizmetleri, abone tesisi ve arıza ıslahıyla ilgili işlerin;
Yandaş şirketlere fiili olarak devri, devre 2 gün kala apar topar ertelendi. Fiili devir tarihi 1 Şubat 2026’dan 1 Mart 2026’ya alındı.
Bu erteleme kararında etkili olan kamuoyunun güçlü desteği için teşekkür ediyorum.
Devasa bir kamu zararı doğuracak ve binlerce Türk Telekom teknikerini işten koparacak olan;
Bu devirler iptal edilinceye kadar mücadeleye devam"
NELER OLMUŞTU?
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Türk Telekom’un özelleştirmesine atıfla “ikinci vurgun” yaşandığını öne sürerek, AKP’li üst düzey bürokratların yönetimde olduğu Türk Telekom’da, iki şirket lehine kurgulanan bir modelle büyük bir kâr yaratılmak istendiğini, bunun da abonelere zam olarak yansıyacağını söyledi.
Yavuzyılmaz’a göre, Türk Telekom’un aslî işi olan abone ve teknik hizmetler, şirket bünyesindeki yaklaşık 10 bin tekniker devre dışı bırakılarak bu iki şirkete devredilmek isteniyor. Mevcut durumda abone başına 75 TL olan hizmet maliyetinin, dışarıdan hizmet alımıyla 160 TL’ye çıkarılmasının planlandığını belirten Yavuzyılmaz, bu farkın yıllık 6 milyar 426 milyon TL’lik kamu zararına yol açacağını ileri sürdü. Bu maliyet artışının ya internet faturalarına yüzde 100 zam olarak yansıyacağını ya da Türk Telekom kasasından bu şirketlere milyarlarca lira aktarılması anlamına geleceğini iddia etti.
Türk Telekom ise iddialara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Şirket, hizmetlerin özel şirketlere devredileceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu:
"Şirketimizle ilgili bugün bazı yayın organlarında gündeme getirilen “Türk Telekom’da hizmetlerin özel şirketlere devredileceği” yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu nedenle kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla bir açıklama yapma gereği doğmuştur.
Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki; dünyada kamu ya da özel tüm sektörlerde belirli operasyonel süreçlerin üçüncü parti iş ortaklarıyla yürütülmesi yaygın ve yerleşik bir iş yapış biçimidir.
Bu uygulamalar hizmetlerin daha hızlı ve etkin şekilde yönetilmesini sağlamak ve müşteri deneyimini en seviyede tutmak amacıyla hayata geçirilmektedir. Sektör genelinde uygulanan bu iş modeli herhangi bir hizmet devri anlamına gelmemektedir.
Türk Telekom, 185 yılı aşkın köklü geçmişi boyunca bazı operasyonel süreçlerini herhangi bir kişi ya da kuruma ayrıcalık tanınması söz konusu olmaksızın alanında yetkin iş ortaklarıyla yürütmüş; bugün de uzman iş ortaklarıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
Bu kapsamda; üçüncü parti iş ortaklarıyla yürütülen rutin operasyonel faaliyetler şirketimiz açısından ilave bir maliyet oluşturmamaktadır. Dolayısıyla, Türk Telekom’un zarar edeceği ya da bu nedenle müşterilerine yüzde 100 oranında zam yapacağı yönündeki iddialar da asılsızdır.
Tüm faaliyet alanlarında mevzuata uygun şekilde kamu yararını esas alan şirketimiz, ülkenin her yerinde yaygın altyapısı ile 56 milyonu aşan abonesine insan odaklı yaklaşımı merkezine alarak en iyi hizmeti sunmaya devam etmektedir.
Kamuoyunun bilgisine sunarız."
Konuya ilişkin bir açıklama da Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden (DMM) geldi. DMM, Türk Telekom’da herhangi bir hizmet devrinin söz konusu olmadığını, iddiaların dezenformasyon içerdiğini ve abonelere yüzde 100 zam yapılacağına dair söylemlerin asılsız olduğunu bildirdi. Açıklamada, kamuoyunun spekülatif iddialara itibar etmemesi istendi:
"Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında yer alan; “Türk Telekom’un hizmetlerinin özel şirketlere devredileceği ve bu durumun kamu zararına yol açacağı” yönündeki iddialar dezenformasyon içermektedir. Türk Telekom’da söz konusu olan uygulama, sektörde yaygın şekilde kullanılan ve herhangi bir hizmet devri anlamına gelmeyen rutin operasyonel süreçlerdir. Bu iş modelinde iddiaya konu bir kamu zararı olmadığı gibi abonelere yüzde 100 zam yapılacağı yönündeki söylemler de asılsızdır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik spekülatif iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur"
DMM’nin açıklamasının ardından Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yeni bir paylaşım yaparak iddiasını sürdürdü. 10 bin teknikerin işten ayrılmaya zorlanmasının nasıl “rutin operasyonel süreç” olarak nitelendirilebileceğini sordu. Yavuzyılmaz, DMM’nin açıklamasına istinaden X hesabından şunu paylaşmıştı:
"DMM, Türk Telekom’un asli işi olan abone hizmetleri işlerinin iki yandaş şirkete devredilmek istenmesiyle ilgili yaptığı açıklamada;
Bu uygulama, ‘rutin operasyonel süreçtir’ diyor.
Bu nasıl bir ‘rutin operasyonel süreçtir ki’;
Türk Telekom’un bu asli işlerini yapan kendi bünyesindeki 10 bin teknikere işten ayrılmaları için yazı gönderiliyor?
10 bin teknikerine kapıyı göstermek, nasıl bir rutin operasyonel süreç oluyor?
Bu teknikerlerin yaptığı işleri artık yandaş şirketlere yaptıracak olmak demek, hizmet devri olmuyor da ne oluyor?
Türk Telekom’a maliyeti abone başına 75 TL olan hizmetlerin, bu yandaş şirketlere abone başına 160 TL’ye yaptırılmak istenmesiyle oluşacak yıllık 6 milyar 426 Milyon TL‘lik zarar, kamu zararı değil de nedir?
İş-Kaya ve Akçadağ şirketlerinin elde etmesi tezgahlanan devasa kar, bu işlerin Türk Telekom’a olan maliyetini iki katına çıkarıyor.
Bu da, ya internet faturalarına %100 zam demek, ya da Türk Telekom’un kasasından bu şirketlere doğrudan milyarlarca lira aktarılacak demek.
Bu kadar açık, bu kadar net!
Uyarıyorum!
Türk Telekom yönetim kurulunda yer alan ve idari sorumluluğu bulunan
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcılarını, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısını, Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarını, Karayolları Genel Müdürünü, TÜİK Başkanını ve BDDK Başkanını uyarıyorum!
Bu tezgahın ortağı değilseniz, bu devri durdurursunuz!
Zira bu peşkeşin peşini bırakmayacağız!"




